78liler Federasyonu    BASINA VE KAMUOYUNA       DENİZLERİN BAŞ UCUNDA       BASINA VE KAMUOYUNA       BASINA VE KAMUOYUNA       ON’LARI BİR KEZ DAHA SEVGİ VE ÖZLEMLE ANIYORUZ.!       BASINA VE KAMUOYUNA       BASINA VE KAMUOYUNA       38. YILINDA ERDAL´A GİDİYORUZ       BASINA VE KAMUOYUNA       SERDAR SOYERGİN ONURUMUZDUR...   

 HABERLER
 SON MEKTUPLAR
 VEYSEL GÜNEY DOSYASI
 16 MART DOSYASI
 İNCİRALTI DOSYASI
 1 MAYIS DOSYASI
 78'LİLER ARŞİVİNDEN
 SERBEST KÜRSÜ
 TANIKLIKLAR
 ÜRÜNLER
 BASINDA 78'LİLER
 AKADEMİ 78
 GENÇ KALANLAR

 VİDEOLAR

 LİNKLER

İzmir   78'liler Derneği

İZMİR 78’LİLER DERNEĞİ´NDEN TEŞEKKÜR

Devrimci 78'liler Federasyonu  Genel Kurul

DAVAYA KATILMAK İSTEYEN LER İÇİN MÜDAHİL DİLEKÇE ÖRNEĞİ

12 Eylül Utanç Müzesi  .

30. SUÇ YILINDA 12 EYLÜL UTANÇ MÜZESİ’Nİ KURUYORUZ!
Üye Girişi
78liler Federasyonu





Emek Haberleri

Hava Durumu

78liler Federasyonu

HIDIR ASLAN ONURUMUZDUR.

25/10/2011

Şubat 1980´de yakalanınca, tutuklanarak Buca Cezaevi´ne gönderildi. 4 yıl süren cezaevi günlerinden sonra 25 Ekim 1984´de Burdur Kapalı Cezaevi avlusunda idam edildi.



 

1958'de Tunceli Hozat'ta doğdu. Ortaokuldaki başarısı üzerine öğretmenlerinin de ısrarıyla ailesi Ankara'daki ağabeyinin yanına lise için gönderdi.

Hıdır Aslan politikayla Kurtuluş ve Etlik Liseleri'nde okurken tanıştı. Kısa bir süre sonra LİSE-DER'e gitmeye başladı. Bir olaya karıştığı gerekçesiyle tutuklanarak 7 ay cezaevinde kaldı.

1978 sonrası İzmir'e gitti. Şubat 1980'de yakalanınca, tutuklanarak Buca Cezaevi'ne gönderildi. 4 yıl süren cezaevi günlerinden sonra 25 Ekim 1984'de Burdur Kapalı Cezaevi avlusunda idam edildi.

Arkadaşı Ali Haydar anlatıyor:

"Hıdır arkadaş mütevaziliğin simgesiydi. Karakaya mahallesinde çalışsıyordu ve ben onu 'Dıırak' adıyla tanıyordum. Yenimahalle'de olduğum dönemde Şentepe'ye gecekondu yapımına ya da herhangi bir şekilde yardıma gidiyorduk. O zamanlar hızlı ve keskin biri olduğum için halkımızı örgütlemek büyük olaydı ve bu çalışmalarda insan kazanmak, birini Devrimci Yolcu yapmak en büyük arzumdu. Hıdır Aslan'ın bizim militanlardan ve oranın sorumlularından olduğunu bilmiyordum. Kılığı, kıyafeti, davranışlarıyla benim için tam bir Çorumluydu (O bölgede hep Çorumlu Aleviler vardı). Onu örgütlemeyi kafaya koydum; dinliyor, eve götürüyor, çay ikram ediyor, sıcak davranıyor, ideal bir sempatizan diye düşünüyordum.

O dönemdeki sorumlu vatandaşa (Mahmut Uyan) anlattım, gülümseyerek "onu örgütle" dedi. Şentepe'ye gittiğim süre boyunca onu Devrimci Yolcu yapmaya çalıştım. Ta ki Mamak'ta gazeteyi okuduğumda Tariş olaylarıyla ilgili Ali Akgün ve Hıdır Aslan'ın fotoğrafını görünce bende jeton düştü.
O mütevaziliğin timsali insan, zaten bizim adammış ve ben altı yedi ay işletilmişim. Hıdır ile birlikte Şentepe davasında idamımız istendiğinde duruşma salonunda onu görür anlatırım ve birlikte güleriz diye düşünüyordum. Olmadı. Cürümümle aynı salonda oturup yargılanamadım ve o benim onu örgütlemeye çalıştığımı bilemeden katledildi."

Ankara'dan arkadaşları anlatıyor:

"Bizim Ulubey-Ulaştepe'de faşist saldırı çok oluyordu. Hiç yılmazdı. Çok kısa sürede herkesin sevdiği biri haline gelmişti. Yorulmak nedir bilmez, sanki enerjisi hiç tükenmezdi. Gözükaralığıyla mahallenin saygısını da kazanmıştı. Kolay ilişki kurar, içinden çıkılamayan günlük sorunların içinden çıkmayı iyi bilirdi. Tabii ikna yeteneği de eklenmeli. Mahallede birkaç kez gözaltına alındı. Bir faşistin ölümüyle sonuçlanan bir çatışma nedeniyle aranır duruma gelince, buradan ayrıldı.

Ulubey'in Ulaştepe'si ve Şentepe'nin Karakaya'sında Hıdır ve arkadaşlarının halka dağıttıkları arazilerde yapılan gecekonduların sıcaklığı da kalmıştır bugüne. Hıdır adı ise bu gecekondularda doğan çocuklara ad olmuştur..."

Hücre arkadaşı Veli Biçer anlatıyor:

"(...) Gültepe operasyonundan önce TARİŞ ve Çimentepe'ye operasyon düzenlenmişti. Ve oradaki operasyonlar tamamlanmıştı. Sıra Gültepe'deydi. İskender Gül'ün cenazesinin kaçırıldığı gün (26 şubat 1950, saat 06.30) polis Gültepeyi sarmıştı. Hıdır'lar semtte kurdukları barikatların arkasında mevzilenmişler. Polisler panzerlerle barikatın yanına gelince çatışma başlamış. Orada iki polis ölmüş. Daha sonra yirmi yirmibeş kişilik bir grup çamlığa doğru çekiliyor. İçlerinde Hıdır da var. Orada kendi aralarında konuşuyorlar ve dağılma kararı alıyorlar. Bu arada topluluğu yönlendiren Hıdır'mış. Dağılma kararından sonra beş kişi birarada kalıyor. Bu beş kişi ara sokaklardan aşağıya doğru iniyorlar. Ve orada bir otoyu durduruyorlar. Sürücüyü aşağıya indirip arabasına el koyuyorlar. Arabayla Boğaziçi'ne doğru gidiyorlar. Boğaziçi'nden geçerken oradaki karakolu tarıyorlar. Orada da polisin öldüğü söyleniyor. Oradan Gürçeşme yoluna çıkıyorlar. Gürçeşme Hilal mahallesinde bir askeri cemse ile karşılaşıyorlar. Ve cemseyi tarıyorlar. Arkasından bir polis minübüsüyle karşılaşıyorlar. Onu da tarıyorlar. Minübüs arkalarına takılıyor. Kovalamaca başlıyor. Bu arada çatışma devam ediyor.

Gültepe-Gürçeşme ve Yeşildere arasında Hıdır'ların sürekli kullandıkları kestirme bir yol varmış. Polis bu yolu bilmiyormuş. Hıdır'lar da bu yola çıkmaya çalışıyorlarmış. Fakat o sırada yanlış bir yola giriyorlar. Girdikleri yol çıkmaz sokakmış. Polis arkalarında olduğu için geri dönemiyorlar. Ve orada arabadan inip yaya uzaklaşmaya çalışıyorlar. Hıdır, R. ve M. aynı yöne A. ile C. de başka bir yöne gidiyorlar Hıdır'lar Yeşildere tarafına koşuyor. Ve deri fabrikasına varıyorlar. Bu arada polis onların izini kaybediyor. Hıdır'lar fabrikaya vardıkları zaman polis de Gürçeşme-Yeşildere arasındaki ana yolu tutmaya çalışıyor.

Bu arada bizimkiler bir deri fabrikasına giriyorlar. M. üstünü değiştikten sonra karamboldan yararlanıp Yeşildere'nin karşı sırtlarına ulaşıyor ve kurtuluyor. Hıdır'lar da elbiselerini değiştirip işçi elbisesi giyiyorlar. O sırada polisler fabrikaya geliyor ve "Buraya gelen oldu mu?" diye soruyorlar. Adamın biri Hıdır'ları gösteriyor. Ve böylece yakalanıyorlar.

Şubeye götürülmeden başlıyor dayak. Şubeye götürüldüklerinde orada bulunan bütün polisler merdivenlere diziliyor ve altıncı kata çıkıncaya kadar tekme ve yumruk yağmuru altında eziliyorlar. Şubedeki işkenceleri anlatmaya gerek bile görnıüyorum. Hıdır oradan çıktığında bir kemik yığını gibiymiş. Tutuklandılar.

Şirinyer Askeri Cezaevi'ne konuldular. Orada üç ay tecritte kaldılar. Üç ayın 45 gününü elleri ayakları ranzaya zincirli olarak geçirdiler. O dönemde cezaevinde İstiklal Marşı söylettiriliyor, yemek duası yaptırılıyordu. Ama onlar bu yaptırımların hiç birine uymadılar. Tecritteki yaşamının geri kalan bölümünde ellerini ayaklarını çözüyorlar ama, sürekli olarak gözaltında tutuyorlar. Tepelerinde hep bir asker bekliyor. Subaylar sürekli dövüyorlar. Bu süre içindeki hamamın arkasındaki ufak bahçeye çıkarılıyorlar. Bahçeye tek tek çıkarılıyorlar ve orada sadece bir iki dakika tutulduktan sonra içeri alınıyorlarmış. (...) Her an kahkahalar içindeydik. Hatta gardiyanlar bizim, hepimizin 'çatlak' olduğunu söylüyorlardı. Onlara göre bizler birer deliydik. Deli olmasak idamı beklerken böyle gülüp eğlenemezdik.
Hücrelerde eğlence geceleri düzenliyorduk. Birgün İlyas 'Maraş Mahallesi Gecesi' düzenleyince ardından ben, Hıdır ve Aziz 'Dersimliler Gecesi' düzenledik.

Bu arada bir kaç dergi çıkardık hücrelerde. Bu dergiler bizim neşe kaynağımızdı. Onları koğuşlara da gönderiyorduk.

Hıdır genellikle uyumlu, sorun yaratmayan bir insandı. Onunla iki yıl aynı hücreyi paylaştım. Ve bu iki yıl içinde çok güzel bir ilişkimiz oldu. Bu ilişkinin güzel olmasında Hıdır'ın payı oldukça büyüktür. O olaylara ve insanlara yaklaşımında genellikle soğukkanlı, kolay kızmayan ve her hareketini düşünerek yapan biriydi. (...) Bütün bu iyilikleri o asıldığı işin sıralamıyorum. O gerçekten iyi bir insandı. Hiçbir zaman yaşama küsmedi. Oldukça neşeli, yaşama bağlı, yaşamı dolu dolu sürdüren biriydi. Kendisini belli kurallarla sınırlamaz, kalıpların işine sokmazdı. Her zaman doğal, sakin, çocuksu, neşeli, rahat ve içten davranışlar içindeydi. En azından bana karşı böyleydi. (...) Sadece bulaşık ve şamaşır yıkamayı sevmiyordu. Bu işleri hep ben yapardım ve bundan yakınmazdım. (...) Bir de atları çok severdi. Hıdır'dan öyle çok at öyküsü dinledim ki, şimdi hiçbirini doğru dürüst hatırlamıyorum. Kafamın içinde bir yığın at koşturuyor şimdi. Atı sadece karşıdan sevmiyordu Hıdır. Ata binmeyi ne kadar çok sevdiğini ballandıra ballandıra anlatıyordu.

Hangi renklerden hoşlandığını bilmiyorum. Üzerine giydiği renkler genellikle gri ve gri tonları taşıyan ya da karışık renkli olurdu. Ayrıca elbisenin rengini kendisinin seçtiğini hiç sanmıyorum. Dışarıdan ne gelirse giyerdi.

En çok 'Hele Ulaş'a Ulaş'a' türküsünü, 'Ertuğrul'a ağıt'ı, 'Dün gece seyrimde coştuydu dağlar'ı, 'Allı turnam'ı, 'Hızırpaşa' türkülerini severdi. Ruhi Su'nun kendisine ve türkülerine hayrandı. Arif Sağ'ın bağlamasını dinlemeyi, Zülfü Livaneli'nin türkülerine eşlik etmeyi severdi. Pir Sultan'ın ise ayrıcalıklı bir yeri vardı. Davul, zurna, saz sesi duyunca hemen oynamaya başlardı hücrede. Çoğu zaman ben de katılırdım ona. İki kişilik halaylar çekerdik o daracık hücrede. (...) Tatlı deyince aklına sadece baklava geliyordu. Bonfile ve köfteyi seviyordu ama nerde... Hücrede iştahla yediği iki yemek vardı. Bunlar karavanayla gelen yemeklerden yaptığım 'terbiye' edilmiş şeylerdi. Etli yemekler geldiği zaman etleri ayırıyor salça ve soğanla terbiye edip ekmek arası yapıyordum. Bir de o taşlı ıspanağı yıkayıp yeniden terbiye ederek pişiriyordum. Ne zaman bunları yesek, 'Yeğenim çok güzel olmuş ellerine sağlık' derdi. Bir de ekmek kızartıp yağ sürerek yemesini severdi. Günün her saatinde yapabilirdi bunu."

Hıdır Aslan anlatıyor:

"12.6.1981 Mesut kardeşim, Buca'da olduğunu öğrenince şu hayırsıza iki satır mektup yazalım dedim. (...) En son Ankara Kapalı'dan tahliye olduğum gün görüşmüştük. Hayli zaman oldu; özledik sizleri desek yeridir. Burada bir koğuşta 7 kişiyiz. Azalıp çoğalmıyoruz ve hiç değişmiyoruz. Hep aynı adamlar... Günleri kitap, gazete okuyarak, TV seyrederek, sohbet ederek geçiriyoruz. Sohbet dedim de, herkes anlatacağı şeyi en az iki defa birbirine anlattı. Şimdi üçüncü anlatıma hazırlanıyoruz."

"23.8.1981 Kardeşim Mesut, mektubum gecikti. On günü aşkın bir süre önce aldım mektubunu. Karar sonrası o kadar çok mektup aldım ki... Akraba ve dostlar... Teselli işin öncelik tanıdım onlara. Seninki de malum, sona kaldı. (...) Beş kişiyiz. Erhan ve Şirin isminde iki arkadaş var bizim dışımızda. Tecritte yanyana odalarda yalnız kalıyoruz. Şirin ve Erhan aynı odada kalıyor. Şirin, 'Yahu baba, siz bu kahkaha atmasını nerde öğrendiniz? Sabah gül, akşam gül, gül ha babam gül. Ne bu be! Düğün evi mi burası arkadaş?' diyor. Şirin siyasi değil. Yargıtay'da bozuldu cezası. (...) Birçok arkadaşa yazamadım. Mektup yazmasını burada öğrendim. Burayı çıkarsam, tüm yaşantım boyunca yazdığım mektup sayısı 10'u geçmez. Burada zorunlu yazıyoruz..."

"15.9.1981 Sana biraz da yeğenlerimden sözedeyim. Herkese nasip olmayacak kadar çok yeğenim var; 29 tane. Bu yıl 30'un üstüne çıkacak. Çoğunun resmi burada. Mesut, hele iki tanesi; sevimli mi sevimli. Her sabah uyandığımda onların yüzüne bakıyorum. İçim açılıyor..."

"24. 7.84 Gelelim açık görüşlere... Bayramda herkesinki gelir diyorduk. Bozbay hariç herkesinki geldi. Dediğim gibi özellikle böyle yılda bir yakalanan bir görüşü kaçırması buruklaştırıyor insanı. Hatta tadını çıkara çıkara, ekleyip çıkararak anlatmayı bile etkiliyor. Öteki, Kasabalı Taşkın'ın da buraya geldiğinden beri ilk kez geldi görüşçüsü. Çocuk mektup, telgraf yazıyor cevap alamıyordu. 'Evde birşeyler var, biri öldü; anam ya da babam' diye fikir yürütüyordu. O ara bir mektup geldi amca kızından. 'Hüseyin abi, sizin beygir öldüğü için gelemediler sizinkiler' diyor. Başka bir konuyla bağlantılı olsa sakız edilirdi adam..."

"... Sevgili Dost. Bir hafta önce bugün Babalar günüydü. Açık görüş -18 yaşından küçüklere ama var dendi. Yeğenlerle görüşebilir miyiz, oğullarımız olmadı daha dedik. Olur dendi. Biz yazıp çocukları istedik. Açık görüş var dedik İstanbul'dakilere. İlk defa başlarına geliyor; korkmuşlar. Yoksa... Abim, yeğenler, yengeler, amcaoğlu atlayıp gelmişler. Babalar günü olduğunu diğer ziyaretçilerden öğrendiklerinde oh çekmişler. Garipler ne bilsin Babalar Gününü. Yarım saat görüştük... Çocukları yeterince sevemedik. Zaman nasıl doldu anlayamadık. Birlikte resimler çektirdik..."

"... Kıymetli kardeşim, Bugün gene pencereyi açık bırakmışım, gece hafiften bir nezle ve kırgınlık vardı üstümde. Ama öğle yemeğinde kavrulmuş kıyma, içinde de kızarmış biber ve domates gelince hiçbir şeyim kalmadı. Mide güzel bir bayram etti. Bana ait olanın dışında Ali ve Erhan'in yemeklerini de bölüştüm... (..) Çay ve sigara konusu... Biraz prensip sahibiyim denebilir bu konularda. Çayı demli içmeyi, sigarayı 10'un üzerine çıkarmayı kesinlikle kabul edemem. Kürdün inadı tuttu diye bir laf var ya, tam benim için. Dışarda da aynı prensibe sahiptim. Kahveye oturdum mu çift şekerli açık şay masaya söylemeden gelir. Kahvecilerin hepsi öğrenmişti bunu. İşin güzel yanı, şimdi Ali de açık çay içmeye başladı., şekerli hem de..."

Arkadaşı Mesut Güngör'e mektuplar

Hücre arkadaşı Veli Biçer anlatıyor:
"Son geceyi ben de arkadaşların anlattığı kadar biliyorum. O gün (...) yeraltı hücrelerindeydik... Bu nedenle onların anlatımlarından aklımda kaldığı kadarını yazıyorum.

O gece TV kapandıktan sonra saat 4-4.30'a kadar gırgır şamata işinde kelime türetme oyunu oynuyorlar. Geceleri bu oyunu çok oynadığımızı biliyorsun. Onlar oyunla sabahı karşılarken gardiyanlar sık sık mazgaldan onlara bakıyorlarmış. Oyun bittikten on beş yirmi dakika sonra iki başgardiyan ve bir gardiyan içeri giriyorlar ve doğru Hıdır'ın hücresine gidiyorlar. Hıdır üst katta İbo'nun yanındaki hücrede kalıyormuş. Gardiyanlar Hıdır'ı alıpgötürüyorlar. Hiç kimse anında farkedemiyor. Sadece Mehmet Bozbay 'Sağdış ne oluyor?' diye soruyor. 'Galiba öteki tarafa gidiyorum' diye yanıtlıyor Hıdır.

İbo uyuduğu işin onu götürdüklerini görmemiş. Arkadaşlar bir süre tartışmışlar. Ne olup bittiğini anlamaya çalışıyorlarmış. Belki gelir diye beklemişler. Hastane işi olabilir diye düşünmüşler. Çünkü o sıralarda Hıdır'ın avukatı onun Adli T'ıp'a gönderilmesi için de başvurmuş ve infaz da bu nedenle ertelenmiş.
Ama aradan biraz zaman geçip de hiçbir haber alamayınca endişelenmişler. Ve gardiyanın biri mazgala vurunca durumu anlamışlar ve slogana başlamışlar." (...)

Muzaffer Öztürk ve Sedat Yılmazsoy anlatıyor:

"(...) Sevgili Hıdır; Muzo henüz bu kadarını (İlyas Has bölümünde verilen dizeler) bestelemişti ki, sen bitirnıesine fırsat bırakmadan dinlemek istedin. Kısa bir süre sonra bu türküye ortak olacağını ne Muzo ne de sen düşünemezdiniz belki. Fakat öyle oldu. İkinci kıtasını yazarken seni de ekledi.

Yıldıramaz bizi hücreleriniz
Vız gelir celladınız sehpalarınız
Bak nasıl çoşkulu gidenlerimiz
Eksilmeyiz tükenmeyiz darağacında.
İlyas kardeşimiz canımız bizim
Hıdır kardeşimiz canımız bizim
Yaşam dolu sevgi dolu
Coşku dolu canımız bizim

Şimdi senin ilk bölümünü dinlediğin bu türkü, türkülü marşlı hemen her söyleşimizde bitiş türkümüz oldu, beğenildi. Belki de bizim duygularımızı, birlikteliğimizi öz olarak vurguladığı için etkiliyordu dinleyenleri. Adını 'gidenlerimiz' koydu Muzo. Sevinç Eratalay sernin Diyarbakır Cezaevi'nde kendilerini yakarak faşizmi protesto edenler için yazdığın 'Sağdıcım' adlı şiirini besteledi... Beğendik. Sevgili Hıdır; şimdi, kimimiz 'O gece gözetleme mazgalının delikleri karanlıktı', kimimiz 'Işık vardı' diyor. Önemli değil ama, karanlıktı. O koridorun ışıklarını söndürmüş, pıısuya yatmışlardı. Biliyorsun, ta başından itibaren sabaha karşı yatıyorduk. Sohbetlerimiz, türkülerimiz, oyunlarımız sabaha dek sürerdi.

(...) Neyse.. Onlar karanlıkta ve pusuda idi, bizler ise artık kabak tadı vermeye başlamış olan, ancak daha eğlencelisini bulamadığımız için o sıralar sık sık oynadığımız 'kelime bulmaca' oyununu oynuyorduk.

O gece oyun bitmeye yakınken seninle Çemişgezek' mi, Çemişkezek' mi diye tartışmış ve haklı olduğun halde seni haksız çıkarıp puanlarını silmiştik. Sonra yattık. Sahaha karşı 5.30 filandı. Çoğumuz hemen uykuya dalıvermişti. Derken sinsice gelip seni usulca hücrenden alıp götürnıelerinden sonra İbo bizleri uyandırdı.
İki başgardiyan, Müdür seni çağırıyor diyerek ve sessiz olmaya özen göstererek seni götürmüşler. Yarı uykulu haldeki İbo fısıldamaları duyuyor ve sen uzaklaştırılırken soruyor. Sen de 'Müdüre diye çağırıyorlar ama galiba öteki tarafa gidiyorum' diyorsun. İmdat beni götürüyorlar, beni asacaklar paniği yok. Ne bir korku, ne bir telaş, dupduru, sanki 'Bakkala sigara almaya gidiyorum' gibi olağan. Biz ise, önce kısa bir şaşkınlık yaşayıp ardından yorumlar yapıyoruz. Bu saatte müdür çağırmaz bu kesin. Fakat ezanın okunmasına ve de günün ışımasına çok az kalmış. O güne dek infazlar bu kadar geç saatlere sarkmamıştı hiç...
En iyisi bir süre sessizce beklemek, gecenin derinliklerinden ses almak için. Tuhaf o gece baykuş susmuştu. Ve bir ses çok derinlerden yankılandı.· 'Kahrolsun faşizm!' O gür sesin ulaşabilmişti. Biz de sana ulaşabilme gayretleriyle hançerelerimizi yırtarcasına sloganlara başladık. Ulaşabildik mi? O andan başlayarak tüm hücreleri ve cezaevini saatlerce sloganlarımızla inlettik, ama acaba sana ulaşabildik mi son dakikalarında? Bunu öğrenemedik; galiba da hiç öğrenemeyeceğiz... (...) Bize de kısa bir not bırakmışsın. İdareye Muzo çıktı. Bir görevli söylemiş: 'İnfaz kararı birkaç gün önce çıktı. Avukatları ve babası durdurnıak işin uğraştığından bugüne dek bekledi. Bu sırada infazda bulunmamak için izin almaya çalıştım olmadı. Bu kabul edilecek bir olay değildi. Eğer yaşantımda bir daha böyle bir olayla karşılaşırsam anında istifa eder ve kesinlikle infazda bulunmam...'

Bunları dedirten senin soylu tavırlarındı. Yıkkındılar. Eğer doğruysa, sen sehpaya dimdik ve gülümseyerek yürürken, bir savcı dayanamayıp sırtını dönmüş ve 'Lanet olsun böyle göreve' demiş yanındakilere. Orada bulunan görevlilerden biri, o anda orada olan tüm görevlilerin gözlerinin kan çanağına döndüğünü, büyüyüp şiştiğini söyleyecekti daha sonra. Gecenin bile gözleri büyümüş olmalı.

Şimdi sen Dersim dağlarının eteğindesin. Mezarına bizim adımıza da birer karanfil bırakılmasını istemiştik. Belki ihmal etmişlerdir, bilemiyoruz. Ama söz olsun; bu can bu tenlerde kaldıkça, birgün mutlaka kendi ellerimizle bırakacağız karanfilleri mezarına...

Her zaman bizlerlesiniz. Her zaman sizlerleyiz."

Arkadaşı Saniye Yalçın anlatıyor:

"Hıdır'la ablam liseden arkadaştılar. Benim tanışıklığım oradan geliyor. Yaşamımda etkisi olan insanlardan birisidir. Ona ilişkin hatırladıklarım, içtenliği, yoksulluğu, özverisi ve sonsuz inancıdır. Ben liseyi bitirdikten sonra, Kayaş T.K. Kooperatifi'nde çalışmaya başladım. Bir öğlen ziyaretime geldi, birlikte yemek yedik. Hiç unutmam, kurufasülye yemişti. Daha sonra da 'üstüne bir dondurma gider be Saniye!' demişti. Dondurmayı yiyişi hala gözlerimin önündedir. Aradan bir kaç ay geçti. İşyerim değişmişti, ve ilk gündü; 'telefonun var' dediler. İlk gün kim nereden öğrendi diye şaşırdım, arayan Hıdır'dı. Görüşmemiz gerektiğini söyledi. İlk günden izin alamayacağımı söyleyerek reddettim. O günlerde Ankara'dan ayrılıyormuş, sonradan anladım. Daha sonra da gazetelerden yakalandığını öğrendim. Olayların böyle gideceğini bilsem herşeye rağmen görüşürdüm... Onun pırıl pırıl gülen gözlerini hiç unutmayacağım."

İDAMLAR MECLİS'T'EN NASIL GEÇT'İ?

Mustafa Uğur Emer (Adalet Komisyonu üyesi, ANAP Milletvekili) anlatıyor:

"Biz Adalet Komisyonu üyesi olarak iki idam cezasını onayladık. O da tesadüftür. Çünkü Doğu Anadolu bölgesinde o günlerde büyük olaylar patlak vermiş ve teröristler Türk askerlerini öldürnıüştür. Bunun üzerine bu iki idam cezası TBMM'nin ekseriyeti tarafından onaylandı."

Hasan Altay (Adalet Komisyonu üyesi, HP Milletvekili) anlatıyor:

"Bizim Komisyon'a seçildiğimiz zaman öyle hatırlıyorum ki, iki idam cezası onaylandı.

Bunlardan birisi Hıdır Aslan'dı. Bu kişinin suçu bir örgüte üye olmaktı. Akla mantığa sığmaz bir biçimde bu kişi idam edildi. İkincisini hatırlamıyorum. Üçüncüsü ise Nevşehir Belediye Başkanı'nı öldürmekten sanık bir ülkücü idi. Mehmet Onur Miman'dı galiba adı. Bu kişinin dosyası yapılan bir oylama ile geri gönderildi.

Her üye Komisyon'a gelen dosyaları inceliyordu. Sonucunda bu dosya ile ilgili raporunu hazırlıyordu. Ben bu karara katılmadım, yani incelemelere katılmadım. O Hıdır Aslan'la ilgili olaya çok üzüldüm, ikincisini hatırlamıyorum ama, ona da şok üzüldüm. Hani adam üç kişiyi beş kişiyi öldürür ve suçlanır. Şimdi bu iki dosyaya bazı SHP'li arkadaşlar da alet oldular. O zaman dosyalar gündeme geldi, görüştüler. Ve olay bitti.

Bu aslında Adalet Komisyonu'nun yaptığı en büyük adaletsizliktir. O zaman kim önce dosyayı inceleyip raporunu hazırladıysa o dosya gündeme geldi. Bir ara Komisyon'da idamların onaylanıp onaylanmayacağı tartışılırken bazı ANAP'lı üyeler "Bu siyasi bir karardır, istersek onaylarız, istemezsek onaylamayız" bile diyebilmişlerdir. Yani solcu gelirse asarız, sağcı gelirse asmayız gibi birşey.

Bunu savunanların başında Diyarbakır Milletvekili Özgür Barutçu ile Yozgat Milletvekili Mehmet Bağçeci geliyordu. Biz kendilerini böyle bir uygulamaya girmeleri halinde ülkeyi bölebileceklerini söyledik."

Özgür Barutçu (Adalet Komisyonu üyesi, ANAP Milletvekili) anlatıyor:

"Ben Komisyon'dayken bize dosyalar geldi. Bütün üye arkadaşlar birer ikişer dosyaları aldılar ve tetkik ettiler. Yani bir alt komisyon gibi birer ön rapor hazırladılar. Öyle hatırlıyorum ki üç dosya onaylandı. ve neticeye götürüldü. Diğerlerinin bir kısmını Başbakanlık geri istedi. Bunların geri isteme gerekçesi de tashihi karar yüzündendir.

Bunlar mahkemelere geri gönderildi. İnfazı yapılan dosyalarla ilgili tashihi karar istekleri daha önce olduğu için bu dosyaların geri çekilmesi mümkün olmadı.

Bizim çıkarmış olup da Genel Kurul'a gelmeyen bir iki dosyamız da oldu zannedersem. Yani aklımda kaldığı kadarıyla. Bunun gerekçesini bilmiyorum. Meclis Başkanlığı'nın bilgisi dahilindedir."

Basından ve Meclis Tutanakları'ndan

Avukat Fehmi Çam anlatıyor:

"Ege Ordu Komutanlığı 1 nolu Askeri Mahkemesi Hıdır Aslan'ın Devrimci Yol Karabağlar ve Gültepe sorumlusu olarak görev aldığını, Karabağlar'da örgüt elemanlarıyla yazılama, pankart, bildiri dağıtmak, korsan gösterilerde bulunma eylemlerini gerçekleştirdiğini, Gültepe olaylarına katıldığını kabul etti. Buna göre T'CK 146/l uyarınca Anayasa'yı ihlal suçunu işlediğini kabul ederek ölüm cezası verdi. İlgili karar Askeri Mahkeme'nin 29 Temmuz 1991 gün, 1980/204 esas, 81/231 sayıyla alındı. Aynı Askeri Mahkeme Hıdır Aslan'ın Özcan Karubulut ve Süleyman Karabulut adlı kişilerin öldürülmesi olayına karışmadığını da açıkladı.
Askeri Yargıtay ilgili Daire kararına karşı oy yazısında, sanığın öldürme olaylarına karışmadığını, bu nedenle ölüm cezası yerine mübbet hapis cezası verilmesinin adil olacağını belirtti.

Hıdır Aslan hakkında TBMM Adalet Komisyonu'nda kabul edilen ölüm cezası Genel Kurul'da 3 Ekim 1984 günü ele alındı. Birleşimde yapılan görüşmede Komisyon üyesi Hasan Atay, tutanak sayfa 187 ve devamında şunları söyledi:

"İdama mahkum edilen kişinin hiçbir şekilde adam öldürmediği ve öldürmeyle sonuçlanan bir olaya katılmadığı görülmektedir." Hasan Atay konuşmasında idamda bir yarar görmediğini de açıkladı.

TBMM'nde onama kararı verilirken, yargılanmanın yenilenmesi isteği de Askeri Yargıtay'ca reddedildi. Hıdır 25 Ekim 1984 günü Burdur Cezaevi avlusunda idam edildi

Hıdır infazda çok soğukkanlı davrandı, yanına cellat dahil kimseyi istemedi. Son satırlarında da "Kısa da olsa onurlu yaşamanın yolunu seçtiğim işin mutlu gidiyorum. İyi, güzel şeyler uğruna yaşanıyorsa katlanılamayacak bir şey yoktur" diyordu.

İnfazdan sonra, onu babasıyla birlikte memleketi Tunceli'ye götürerek toprağa verdik. Bu idam kararının onanması 1984 Ekim'indeki T'ürkiye koşullarının sonucudur. Bunda Güneydoğu olaylarının etkisi olmuştur. Komisyonlarda sıra bekleyen onca dosya arasından seçilmesi de kanımca tesadüf değildir. Zira o ana kadar, 35 dosya bulunuyordu.

Hıdır Aslan, Tunceli, Hozat, Taşıtlı Köyü doğumludur. Bu köy Dersim olaylarının başladığı köy olarak biliniyor. Bu nedenle seçim kanımca tesadüf değildir.
Tüm yargılama boyunca onun TCK'nın suç saydığı ya da sayabileceği bazı eylemlerini kabul ettik. Komisyon sözcüsü dahi hiçbir öldürme olayına katılmadığını açıkça ifade etmiştir.

Öte yandan Mahkeme gerekçesi, örgüt sorumluluğunun temeline dayandırılmıştır. Oysa sanıktan daha üst düzey sorumlusu olduğu kabul edilen kişiler hakkındaki kararlar Askeri Yargıtay'ın diğer dairelerince bozulmuş bulunmaktadır. Bu gerçek dimdik ortadadır. Yargılamaya kısmen katılanlar dahi bu gerçeği bugün kabullenmektedir. Burada karşımıza ölüm cezalarındaki adli hataların ömür boyu sürecek sıkıntı ve üzüntülerini karşımıza çıkarır. Hıdır'ın yakınlarının ızdırabını dindirmek mümkün değildir. Ölüm cezasının bir ceza olmadığını teorik olarak benimsemiş idim. Hıdır tümüyle idama karşı olma fikrimi kuvvetlendirnıiştir."

Babası anlatıyor:

"İnfazı duyunca İzmir'e gittim, avukatıyla beraber. Hıdır'ı astıklarını, ipten indirdiklerini öğrendik. Ordan hemen ayrıldık. Bir tabut aldık. Döndüğümüzde oradaki teşkilat, yani emniyet görevlileri "senin çocuğun çok masumdu" dediler. "Sehpaya giderken kendi kendine gitti. Sehpayı kendisi itti" dediler. "Bazılarının genelde ağzından burnundan kan gelir. Onun ağzından burnundan kan gelmedi. Dili içerde, ağzı kapalıydı. Bizi çok etkiledi" dediler."

Hıdır Aslan Anlatıyor:

"(...) Çağının ileri görüşlü, aydın bir insanı ol. Her şey apaçık, aşikar, gözler önünde. Onları görebilen, eğriye eğri, doğruya doğru hem de yüksek sesle diyebilen biri ol. Yaşamın onurlu yanlarına tutun, onları savun. Sizlerin böyle insanlar olduğunuzu, kendi safınızda yer almış, yaşam mücadelesine katılmış birer insan olduğunuzu bilmek kadar beni sevindirecek bir şey olamaz"

Yeğeni Sultan'a yazdığı mektuptan

"Canım Abim,
Uzun uzun yazacak değilim. Bu ana hep hazırdım. Son yolculuğum yaşamım kadar güzel olmalı. Üzütmek mi? Bunu hiç istemiyorum canlarım. Büyük sözler etmeyi
gereksiz buluyorum. Herşey yaşamımız kadar açık ve sade olmalı.

Yaşamak bir türküyse bunu, bu türküyü en güzel biçimiyle söylemeye çalıştım. Zafer şarkısınırı söylendiği günler de gelecek. Kısa da olsa onurlu yaşamanın yolunu
seçtiğim için mutlu gidiyorum. İyi, güzel şeyler uğruna yaşanıyorsa her şey, katlanılmayacak şey yoktur. Ölüm bile basitleşiyor. Anlamlıysa ölüm yaşamak kadar
güzeldir.

Şu mektubu yazarken bir yandan çay, sigara içiyorum. Ağır ağır. Tadına vara vara. Neşesiz değilim. Bir yandan yaşamımın film şeridini toplamaya çalışıyorum
kafamda. Kısacık zamanda bu anlık, hemen her şeyi baştan sona ayrıntılarıyla izlemek oldukça zor gibi.

Vasiyet yazmamı istemiştin. Acele etmemiştim ama buna zamanımız oldu işte. İyiden, güzelden yana olun. Budur isteğim, hepinizden. Tüm dostlarıma, dost yüreklilere
sevgimin sıcaklığını iletin. Utançsız, onurlu gidişimi. Üzülmek, acımak hiç kimseden beklemediğim bir şeydir. Bana yapılacak en büyük kötülük budur. İnsan acılarla
da yaşamasını bilir, bilmeli. Güç de olsa.

Benim üzerimde büyük emekleriniz var, ödenmeyecek kadar büyük. Senin ve ötekilerin. Siz, emeğin tüm temsilcilerine, dünyadaki tüm emekçi, onurlu güçlü insanlara
layık olabilmenin yolunu seçtim. Yapabileceğim her şeyi yapamamış olsam da, bu görevi yapacak yeni insanlar topraktan fışkırıyor.

Ailedeki bana düşen tüm hakları, sen ve Aydın'a bırakıyorum. En yararlı biçimde kullanacağınıza inanıyorum.

Çok şey söylemek istiyorum ama zaman öyle kısa ki. On dakikamız var. Üzülmeyin, acılara yenilmeyin, hayata karşı güçlü olun, yaşam budur. Seçilmesi gereken
yaşam. Sultan'a sevgilerimi yolluyorum. Herbirinize isim isim yazamayacağım. Dostlara da. Bu hepsini karşılasın.

Yüreğimin tüm sevgisiyle, tüm onurlu güçlerimle seni, sizi, hepinizi kucaklar, doyasıya öperim. Güçlü olun. Başı dik olun. O güzel günlerde tekrar yanınızda olacağım.

Amcanız, kardeşiniz, dostunuz."

                                                                                                                Hıdır Aslan

(...)
alnını
dağ ateşiyle ısıtan
yüzünü
kanla yıkayan dostum
senin uyurken dudağında gülümseyen bordo gül
benşm kalbimi harmanlayan isyan olsun
şimdi dingin gövdende
uğultuyla büyüyen sessizlik
bir gün benim elimde
patlamaya sabırsız mavzer olsun
başını omzuma yasla
gövdemde taşıyayım seni
gövdem gövdene can olsun
(...)

A.Z.ÖZGER


Bu haber 3528 defa okundu.
Yazan   :
Kaynak :




Bu Habere Yapılan Yorumlar (0)

Tüm Yorumlar



 

 

 





12 EYLÜL UTAN?MÜZES?KALICI HALE GETİRİLMELİDİR


12 EYLÜL UTAN?MÜZES?

Çankaya Belediyesine ait Çağdaş Sanatlar Merkezi’nde, 12 Eylül günü açılışı gerçekleşecek olan 12 Eylül Utanç Müzesinin programı Devrimci 78′liler Federasyonu tarafından düzenlenen basın toplantısıyla açıklandı. Ankara Emek ve Demokrasi Güçlerininde katıldığı basın toplantısında açıklanan programın tamamı şöyle; 

12 Eylül 2014 Cuma – În
ABD Büyük Elçiliğine Yürüyüş ve Siyah Çelenk Bırakma
Toplanma: Yüksel Caddesi Saat 17.30

Müze Açılış: 19.30 Çağdaş Sanatlar Merkezi (ÇSM)
Konuşmacılar:
Mehmet Özer
Devrimci 78’liler Federasyonu
Alper Taşdelen
Çankaya Belediye Başkanı

13 Eylül 2014 Cumartesi – Şemî
Saat: 13.00 -15.00
Filistin Sevgilim
Konuşmacılar:
Adil Okay Temel Demirer
Gösteri: Kalbimizin Doğusu Filistin
Örgütleyen: Devrimci 78’liler Federasyonu

16.00 –17.30
Çocuk Cezaevleri Kapatılsın –Tutuklu Çocuklara Özgürlük
Örgütleyen: Çocuk Cezaevleri Kapatılsın Girişimi
Film Gösterimi:
Çocuklar Naziktir
Yönetmen: Fatin Kanat

Saat:18.00
Kadın Cinayetleri Politiktir. Kadın Cinayetlerini Durdurmak İçin Forum

Örgütleyen: Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu

14 Eylül 2014 Pazar – Yekşem
Basın Ne Kadar Özgür?
Saat: 14.00
Konuşmacılar:
Ahmet Abakay
Doğan Tılıç
Esra Koçak (TGS Ankara Şb. Bşk.
Gökçer Tahincioğlu
Hüseyin Aykol (Özgür Gündem Gazetesi Ankara Temsilcisi)
Örgütleyen: TGS VE ÇGD

15 Eylül 2014 Pazartesi – Duşem
Rojava Kadın Devrimi
Figen Yüksekdağ ( HDP Eş Genel Başkanı)
Saat: 18.00
Örgütleyen: ESP

16 Eylül 2014 Salı – Şêşem
Göç ve Sağlık
Saat: 18.00
Oturum Başkanı;
Prof. Dr. Çetin ATASOY
Ankara Tabip Odası Başkanı

Konuşmacılar:
Prof. Dr. Şevkat Bahar ÖZVARIŞ
Halk Sağlığı Uzmanı Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi
Dr. Timur Fadıl OĞUZ
Psikiyatri Uzmanı Ankara Güven Hastanesi
Örgütleyen: Türk Tabipler Birliği ve Ankara Tabip Odası

17 Eylül 2014 Çarşamba – Çarşem
Hasta Tutsaklara Özgürlük
Saat: 18.00
Konuşmacılar:
Necla Şengül (İHD),
Mehmet Baytekin (TUHADFED),
Fahriye Belgün (Avukat)
Örgütleyen: İHD Ankara Şubesi Cezaevi Komisyonu

18 Eylül 2014 Perşembe – Pêncşem
12 Eylül ve Aleviler
Saat:18.30
Konuşmacılar:
Müslüm Doğan
PSAKD Genel Başkanı
Av. Kamil Ateşoğulları
ABF Yönetim Kurulu Üyesi
Kelime Ata Yazar
Moderatör: Emel Sungur
Örgütleyen: Pir Sultan Abdal 2 Temmuz Vakfı

20 Eylül 2014 Cumartesi – Şêmi
Saat: 12.00 – 14.00
Yas Tutan Tarih Ermeniler
Konuşmacılar:
Hırant Kasparyan
Sait Çetinoğlu
Mustafa Kahya
Moderatör:
Necla Kurul
Örgütleyen: SYKP

Saat 15.00
Savaşa Ve Katliamlara Karşı Hakların Dayanışmasını Büyütelim Konuşmacılar:
Nuray Sancar (EMEP GYK üyesi)
Fehim Işık gazeteci-yazar
Örgütleyen: EMEP

Konser Saat: 19.00 Yüksel Caddesi
Örgütleyen: Devrimci 78’liler Federasyonu

21 Eylül 2014 Pazar – Yekşem
Tek Yol Sokak Tek Yol Devrim
Saat: 15.00
Sergi Alanında Söyleşi
Örgütleyen: Halkevleri

22 Eylül 2014 Pazartesi – Duşem
Apoletleri Sökülen Generaller
Saat: 18.00
Konuşmacı:
Mehmet HORUŞ
(Devrimci 78’liler Federasyonu Avukatlar Grubu adına)

23 Eylül 2014 Salı – Şêşem
Geziden Geriye Kalan – Forum
Saat 18.30
Konuşmacılar:
Ulaş Bayraktaroğlu (SDP Gn. Bşk. Yrd.)
Barış Yıldırım (Yazar)
Moderatör: Cengiz Gültekin

Kapanış
23 Eylül 2014 Salı
Saat: 19.00

Film Gösterimleri
Dikmen – Tuzluçayır – Batıkent – Çayyolu
Açık Hava Sinema Gösterileri

24 Eylül 2014,
Saat:
20.00
Hoşçakal Yarın
Yönetmen Reis Çelik’in Katılımıyla
Yer: Mamak Dostlar Mahallesi Yazlık Sineması
Örgütleyen: Mamak Barınma Hakkı Bürosu

12 Eylül 2014 Cuma – În ABD Büyük Elçiliğine Yürüyüş ve Siyah Çelenk Bırakma Toplanma: Yüksel Caddesi Saat 17.30 Müze Açılış: 19.30 Çağdaş Sanatlar Merkezi (ÇSM) Konuşmacılar: Mehmet Özer Devrimci 78’liler Federasyonu Alper Taşdelen Çankaya Belediye Başkanı 13 Eylül 2014 Cumartesi - Şemî Saat: 13.00 -15.00 Filistin Sevgilim Konuşmacılar: Adil Okay Temel Demirer Gösteri: Kalbimizin Doğusu Filistin Örgütleyen: Devrimci 78’liler Federasyonu 16.00 –17.30 Çocuk Cezaevleri Kapatılsın –Tutuklu Çocuklara Özgürlük Örgütleyen: Çocuk Cezaevleri Kapatılsın Girişimi Film Gösterimi: Çocuklar Naziktir Yönetmen: Fatin Kanat Saat:18.00 Kadın Cinayetleri Politiktir. Kadın Cinayetlerini Durdurmak İçin Forum Örgütleyen: Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu 14 Eylül 2014 Pazar - Yekşem Basın Ne Kadar Özgür? Saat: 14.00 Konuşmacılar: Ahmet Abakay Doğan Tılıç Esra Koçak (TGS Ankara Şb. Bşk. Gökçer Tahincioğlu Hüseyin Aykol Örgütleyen: TGS VE ÇGD 15 Eylül 2014 Pazartesi - Duşem Rojava Kadın Devrimi Figen Yüksekdağ ( HDP Eş Genel Başkanı) Saat: 18.00 Örgütleyen: ESP 16 Eylül 2014 Salı - Şêşem Göç ve Sağlık Saat: 18.00 Oturum Başkanı; Prof. Dr. Çetin ATASOY Ankara Tabip Odası Başkanı Konuşmacılar: Prof. Dr. Şevkat Bahar ÖZVARIŞ Halk Sağlığı Uzmanı Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Dr. Timur Fadıl OĞUZ Psikiyatri Uzmanı Ankara Güven Hastanesi Örgütleyen: Türk Tabipler Birliği ve Ankara Tabip Odası 17 Eylül 2014 Çarşamba - Çarşem Hasta Tutsaklara Özgürlük Saat: 18.00 Konuşmacılar: Necla Şengül (İHD), Mehmet Baytekin (TUHADFED), Fahriye Belgün (Avukat) Örgütleyen: İHD Ankara Şubesi Cezaevi Komisyonu 18 Eylül 2014 Perşembe - Pêncşem 12 Eylül ve Aleviler Saat:18.30 Konuşmacılar: Müslüm Doğan PSAKD Genel Başkanı Av. Kamil Ateşoğulları ABF Yönetim Kurulu Üyesi Kelime Ata Yazar Moderatör: Emel Sungur Örgütleyen: Pir Sultan Abdal 2 Temmuz Vakfı 20 Eylül 2014 Cumartesi – Şêmi Saat: 12.00 – 14.00 Yas Tutan Tarih Ermeniler Konuşmacılar: Hırant Kasparyan- Sait Çetinoğlu - Mustafa Kahya Moderatör: Necla Kurul Örgütleyen: SYKP Saat 15.00 Savaşa Ve Katliamlara Karşı Hakların Dayanışmasını Büyütelim Konuşmacılar: Nuray Sancar (EMEP GYK üyesi) Fehim Işık gazeteci-yazar Örgütleyen: EMEP Konser Saat: 19.00 Yüksel Caddesi Örgütleyen: Devrimci 78’liler Federasyonu 21 Eylül 2014 Pazar – Yekşem Tek Yol Sokak Tek Yol Devrim Saat: 15.00 Sergi Alanında Söyleşi Örgütleyen: Halkevleri 22 Eylül 2014 Pazartesi – Duşem Apoletleri Sökülen Generaller Saat: 18.00 Konuşmacı: Mehmet HORUŞ (Devrimci 78’liler Federasyonu Avukatlar Grubu adına) 23 Eylül 2014 Salı – Şêşem Geziden Geriye Kalan - Forum Saat 18.30 Konuşmacılar: Ulaş Bayraktaroğlu (SDP Gn. Bşk. Yrd.) Barış Yıldırım (Yazar) Moderatör: Cengiz Gültekin Kapanış 23 Eylül 2014 Salı Saat: 19.00 Film Gösterimleri Dikmen – Tuzluçayır – Batıkent – Çayyolu Açık Hava Sinema Gösterileri 24 Eylül 2014, Saat: 20.00 Hoşçakal Yarın Yönetmen Reis Çelik’in Katılımıyla Yer: Mamak Dostlar Mahallesi Yazlık Sineması Örgütleyen: Mamak Barınma Hakkı Bürosu

3–28 Eylül 2012 Etkinlik Programı

3 EYLÜL PAZARTESİ

18.00: AÇILIŞ

Sunum :  “Adalet ve Özgürlük İçin Sesleniş!”  Yılmaz DEMİRAL

Konuşmalar:

Kamber ATEŞ Devrimci 78’liler Federasyonu Başkanı

Bülent TANIK Çankaya Belediye Başkanı

Konser: BANDİSTA

19.00: SERGİ AÇILIŞI, D Galerisi

“SURDİBİ DÜŞLERİ”

Düzenleyiciler:

Diyarbakır Sur Belediyesi,

Toplumcu Gerçekçi Belgesel Fotoğrafçılar Atölyesi

Devrimci 78’liler Federasyonu 

4 EYLÜL SALI

12.30: Barınma Hakkı Bürosu Yürüyüşü ve Sergi Açılışı

Yüksel Caddesi İnsan Hakları Anıtı önünden Müzeye Yürüyüş

“Orada Hayat Var” Fotoğraf Sergisinin Açılışı

Düzenleyenler:

Barınma Hakkı Bürosu

Toplumcu Gerçekçi Belgesel Fotoğrafçılar Atölyesi

Devrimci 78’liler Federasyonu

Film Gösterimi:

Bugün filmlerin tamamı, TMMOB / Jeoloji Mühendisleri Odası Toplantı Salonu, Meşrutiyet Cad. Hatay Sok. No: 21’de gösterilmektedir.

14.00:

Le Havre / Umut Limanı / Aki Kaurismaki / 2011 / 86'

16.00:

İz-Reç, Tayfur Aydın /2011 / 90’

18.30:

Saklı Yüzler, Handan İpekçi  / 2007 / 127’

5 EYLÜL ÇARŞAMBA

12.30: 1938 Dersim Katliamı’nı Protesto Yürüyüşü ve Sergi Açılışı

Yüksel Caddesi İnsan Hakları Anıtı önünden Müzeye Yürüyüş

“Dağlar ve İnsanlar” Fotoğraf Sergisinin Açılışı - Mehmet ÖZER

Düzenleyenler:

Ankara Dersimliler Derneği

Devrimci 78’liler Federasyonu

Film Gösterimi:

Bugün filmlerin tamamı, TMMOB / Jeoloji Mühendisleri Odası Toplantı Salonu, Meşrutiyet Cad. Hatay Sok. No: 21’de gösterilmektedir.

14.00:

Kara Vagon, Özgür Fındık / 2012 / 65’

16.00:

Una Vida Sin Palabras-Dilsiz Bir Hayat, Adam Isenberg  / 2012 / 71’*

18.30:

Derin Çığlık, Metin Kaya / 2011 / 60’*

6 EYLÜL PERŞEMBE                              

12.30: Tutsak Öğrenciler için Yüksel Caddesi İnsan Hakları Anıtı önünden Müzeye Yürüyüş ve

“Biz Bu Yeni Çağın çocukları” fotoğraf Sergisinin Açılışı - Mehmet ÖZER - Çınar Livane ÖZER

Düzenleyen kurumlar:

Genç – Sen

Tutuklu Öğrencilerle Dayanışma İnisiyatifi

Devrimci 78’liler Federasyonu

 Film Gösterimi:

Bugün filmlerin tamamı, TMMOB / Jeoloji Mühendisleri Odası Toplantı Salonu, Meşrutiyet Cad. Hatay Sok. No: 21’de gösterilmektedir.

14.00:

Welcome-Hoş Geldiniz, Philippe Lioret  / 2009 / 110’

16.00:

Güzel Günler Göreceğiz, Hasan Tolga Polat, / 2012 / 112’

18.30:

İncendies-İçimdeki Yangın, Denis Vileneuve / 2010 / 130’

7 EYLÜL CUMA

Film Gösterimi:

14.00:

Omar Kılled Me / Beni Ömer Öldürdü / Roschdy Zem / 2011 / 110'

16.00:

Red Dust, Kızıl Toz, Tom Hooper / 2004 / 110’

18.30 –21.30 PANEL:

 “12 Eylül Cezaevlerinde Sürüyor Hala”

Konuşmacılar:

Dr. Halis YERLİKAYA, Kolaylaştırıcı

Dr. Ata SOYER,

Dr. Metin BAKKALCI (TİHV Genel Sekreteri)

Dr. İdris BALUKEN (BDP Bingöl Milletvekili)

Düzenleyen: TTB / Ankara Tabip Odası

Yer: Çağdaş Sanatlar Merkezi Konferans Salonu

8 EYLÜL CUMARTESİ

12.30: Analar, Cumartesi Anneleri, Barış Anaları’nın katılımıyla

Yüksel Caddesi İnsan Hakları Anıtı Önünden Müze E Galerisi Sergi Salonuna Yürüyüş        

13.00 - 14.30: Kayıp Yakınları ve Barış Anneleri Etkinliği:

“KAYIPLARIMIZ BİZE SESLENİYOR”

Fotoğraf Sergisi: Mehmet ÖZER

Sinevizyon Gösterimi

Düzenleyenler:

İHD İstanbul Şube Kayıplar Komisyonu

Devrimci 78’liler Federasyonu

15.00 –19.00: Panel

“Darbeden bugüne Türkiye’nin sosyal ve ekonomik dönüşümü ve geleceğimiz”

KONUŞMACILAR:

Doç. Dr. Mustafa DURMUŞ (Kolaylaştırıcı / konuşmacı, Gazi Üniversitesi)

Prof. Dr. Nejla KURUL (Ankara Üniversitesi)

Prof. Dr. Hayriye ERBAŞ (Ankara Üniversitesi)

Prof. Dr. Metin ÖZUĞURLU (Ankara Üniversitesi)

Doç. Dr. H. Tarık ŞENGÜL (Orta Doğu Teknik Üniversitesi)

(18.00 – 19.00 arasında soru -cevap, katkı sunumu ve tartışma bölümü yer alacaktır)

Düzenleyen: Devrimci 78’liler Federasyonu

Yer: Çağdaş Sanatlar Merkezi Konferans Salonu

9 EYLÜL PAZAR

10.00 – 21.00, İmza ve söyleşi

“17’nin Ötesi

Erdal EREN Davası”

Memik HORUZ (Belgesel Film Yönetmeni, Yazar)

13.00 – 14.30: İHD Kayıplarını Anlatıyor: “26 Yılda 26 Kayıp”

Sunum: Sevim SALİHOĞLU (İHD Genel Başkan Yardımcısı)

Yer: Katliamlar Sergisi Salonu, E Galerisi

15.00 –16.30: “Çorum Katliamı Belgeseli Sunumu ve Gösterimi”

Sunum: Emel SUNGUR (Pir Sultan Abdal 2 Temmuz Kültür ve Eğitim Vakfı Genel Başkanı)

Konuşmacılar:

İlhan Can ERSEVEN (Yazar)

Sadık ERAL (Katliam Davası Avukatı)

Yer: Katliamlar Sergisi Salonu, E Galerisi

 17.00 –19.15: FORUM

Geçmişten Günümüze Antiemperyalist mücadele ve Gençlik 

Konuşmacı: Mustafa YALÇINER     

Düzenleyen: EMEK Gençliği

Yer: Çağdaş Sanatlar Merkezi Konferans Salonu

10 EYLÜL PAZARTESİ

12.30: Mamak Askeri Cezaevi Önünde Basın Açıklaması;

“Bütün İşkencecilerin Peşindeyiz”     

(Sıhhiye Köprüsü üzerindeki Beytepe Otobüs Durağı’ndan Saat: 11.30’da hareket edilecek)

Film Gösterimi:

14.00:

Le Havre / umut limanı / Aki Kaurismaki / 2011 / 86'

16.00:

Anavatanımım Kayıp Şarkıları, Nezih Ünen / 2010 / 94’

18.30 – 21.00: PANEL

Basında Meşru Şiddetin Sunumu

Moderatör:

Dr. Ayşe Nevin YILDIZ ( Araştırma Görevlisi/Selçuk Üniversitesi )

Konuşmacılar:

Gökçer TAHİNCİOĞLU ( Milliyet Gazetesi )

Kemal GÖKTAŞ ( Vatan Gazetesi )

Sultan ÖZER ( Evrensel Gazetesi )

11 EYLÜL SALI

Film Gösterimi:

14.00:

Tengri Blue Heaven / Mavi Cennet / Marie Jaoul Poncheville / 2008 / 106'

16.00:

Eden is West-Cennet Batı’da, Costa Gavras  / 2009 / 110’

18.00 - 20.00: PANEL

“12 Eylül Ve İnsan Haklarına Yönelik Çalışmalarımız”

Kolaylaştırıcı: Dr. Sezai BERBER (Psikiyatrist, TİHV Kurucular Kurulu Üyesi)

Konuşmacılar:

Yavuz ÖNEN (TİHV Kurucu Başkanı): Kuruluşundan bugüne TİHV

Dr. Levent KUTLU: TİHV Tedavi Ve Rehabilitasyon Çalışmaları

Evren ÖZER: TİHV Dökümantasyon Çalışmaları

Düzenleyen: Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV)

Yer: Çağdaş Sanatlar Merkezi Konferans Salonu

Film Gösterimi:

20.15:

İz-Reç, Tayfur Aydın / 2011 / 90’*

12 EYLÜL ÇARŞAMBA

04.00: Darbenin Duyurulduğu Ankara Radyo Evi Önünde

Demokrasi Nöbeti

11.00 –12.00: Mimarlar Odası Ankara Şubesi Haftalık Basın Toplantısı

"12 Eylül'ün Mekânsallığı"        

Yer: Çağdaş Sanatlar Merkezi Fuayesi - Dar Ağacı Önü

Film Gösterimi:

14.00:

İşte Böyle, Osman Şişman-Özlem Sarıyıldız / 2012 / 46’*

15.00:

Damında Şahan Güler Zere, Oya Aslan / 2011 / 52’*

16.15:

Sıkıyönetim-Etad de Siege,  Costa Gavras / 1972 / 115’

18.00: 12 Eylül Faşist Darbesinin 32. Yılında

Yüksel Caddesi İnsan Hakları Anıtı önünden ABD Büyükelçiliğine Yürüyüş       

19.30: Yüksel Caddesi İnsan Hakları Anıtı Önünde

“12 Eylül Faşist Darbesinin 32. Yılında Çekilecek Halayımız,

Söylenecek Şarkılarımız, Okunacak Şiirlerimiz Var” buluşması

Şiirler:

Ahmet TELLİ

Mehmet ÖZER

KONSER:

Grup ÖZGÜRLÜK

13 EYLÜL PERŞEMBE

Film Gösterimi:

13.00:

Vahşetin Çocukları, Jan van de Velde /  2008 / 90’

15.00 –17.00:  İmza ve söyleşi

Atilla KESKİN’in kaleminden 12 Eylül süreci

Atilla KESKİN (Araştırmacı, Yazar)

Yer: Çağdaş Sanatlar Merkezi Konferans Salonu

Film Gösterimi:

18.30:

Kara Vagon, Özgür Fındık  / 2012 / 65’*

20.15:

Yangın Var, Murat Saraçoğlu / 2011 / 86’*

14 EYLÜL CUMA

08.15: Ankara Adliye Sarayı Önünde Buluşma

(Darbecilerin yargılandığı mahkemeye katılmak ve protesto için)

14.00 - 16.00: Söyleşi

Avrupa’da Sürgünler, Haymatlos (vatansızlar)

Konuşmacılar:

Atilla KESKİN

Kemal YALÇIN

Erdal BOYOĞLU

Yer: Çağdaş Sanatlar Merkezi Konferans Salonu

Film Gösterimi: 

16.30:

Amador, Fernado Leon Aranoa  / 2010 / 112’

18.30 –21.00: PANEL

Cemil KIRBAYIR; Darbeye Karşı Direnişin Bayrağı

Konuşmacılar:

Sibel UZUN (EHP Genel Başkanı )

Mikail KIRBAYIR (Cemil KIRBAYIR’ın ağabeyi)

Muzaffer KOÇAK (Kars 78’liler Derneği Kurucu Üyesi)

Düzenleyen: EHP

Yer: Çağdaş Sanatlar Merkezi Konferans Salonu

15 EYLÜL CUMARTESİ

14.00- 19.30: KONFERANS:

“Devrimci 78’liler Darbe Yargılamalarını Ve Yeni Görevlerini Tartışıyor”

14.00 –16.30: I. Oturum

17.00 - 19.30: II. Oturum

Yer: Çağdaş Sanatlar Merkezi Konferans Salonu

19.30 - 21.30: İmza ve Söyleşi

Mehmet ÖZER

“Sesler Sözler Yüzler”

“Göz Görmez Bilinç Görür”

Yer: Çağdaş Sanatlar Merkezi Konferans Salonu

16 EYLÜL PAZAR

 12.00 –14.00: Söyleşi ve İmza

“Biz Duvar Yazılarıyız. Devlet Siler, Devrimciler Yeniden Yazar”

Sezai SARIOĞLU

Yer: Çağdaş Sanatlar Merkezi Konferans Salonu

Film Gösterimi:

14.00:

Selam’ın Annesi, Elif Ergezen /2012/ 15’*

14.30 –18.30 PANEL

“12 Eylül ve Bugünkü Siyasal Durum Üzerine”

Moderatör: Sibel ÖZBUDUN

Konuşmacılar:

Temel DEMİRER (yazar)

Aydın ÇUBUKÇU (yazar)

Mehmet BEKAROĞLU (yazar, siyasetçi)

Demir ÇELİK (BDP Muş Milletvekili)

Bilge Seçkin ÇETİNKAYA (ÖDP Eş Genel Başkanı)

Düzenleyen: Devrimci 78’liler Federasyonu

Yer: Çağdaş Sanatlar Merkezi Konferans Salonu

19.00 - 21.00: KONSER

Oğuz BORAN- Alevi Türküleri,

Duygu CİNEMRE

Yer: Çağdaş Sanatlar Merkezi Konferans Salonu

17 EYLÜL PAZARTESİ

Film Gösterimi:

14.00:

Keman, El Violin, Francisco Vargas  / 2005 / 104’

16.00:

Carandiru, Hector Babenko  / 2003 / 145’

18.30:

Grbavica:  Esma’nın Sırrı, Jasmila Zbanic  /2005/ 90’

18 EYLÜL SALI

Film Gösterimi:

14.00:

Yol, Yılmaz Güney-Şerif Gören  / 1981 / 110’

16.00:

Crossıng / Geçiş / Kim Tae-gyun / 2008 / 100' 

18.00 – 20.00:

“ÇOCUKLARI ANLATIYOR”

Açılış konuşması: Ankara / Çankaya Belediye Başkanı Bülent TANIK

Konuşmacılar:

Özge MUMCU (Uğur MUMCU’nun Kızı), Kolaylaştırıcı

Eren AYSAN ( Behçet AYSAN’nın Kızı)

Alaz ERDOST (İlhan ERDOST’un Kızı)

Düzenleyen: Toplumsal Bellek Platformu

Yer: Çağdaş Sanatlar Merkezi Konferans Salonu

Film Gösterimi:

20.15:

Tengrı Blue Heaven / Mavi Cennet / Marie Jaoul Poncheville / 2008 / 106'

19 EYLÜL ÇARŞAMBA

Film Gösterimi:

14.00:

İncendies-İçimdeki Yangın, Denis Vileneuve  / 2010 / 130’

16.00:

Unutma Beni İstanbul, Hüseyin Karabey, Hany Abu-Assad, Stefan Arsenijević, Aida Begić, Eric Nazarian, Stergios Niziris, Omar Shargawi, Josefina Markarian / 2011 / 118’

18.00 –19.15:

“Türkiye’de kayıplar”

Sunum: Av. Öztürk TÜRKDOĞAN (İHD Genel Başkanı)

Dia Gösterisi

Yer: Katliamlar Sergisi Salonu, E Galerisi

20 EYLÜL PERŞEMBE

Film Gösterimi:

14.00:

Yangın Var, Murat Saraçoğlu  / 2011 / 86’

16.00:

Keman, El Violin, Francisco Vargas  / 2005 / 104’

18.30 – 21.00: PANEL

Veysel’i Ararken…

Konuşmacılar:

Meral GÜNEY (Veysel GÜNEY’in kız kardeşi)

Ethem DİNÇER ( Mersin 78’liler Derneği Eski Başkanı)

Veli AĞBABA  ( CHP Malatya Milletvekili)

Düzenleyen: Devrimci 78’liler Federasyonu

Yer: Çağdaş Sanatlar Merkezi Konferans Salonu

21 EYLÜL CUMA

Film Gösterimi:

14.00:

Derin Çıglık, Metin Kaya / 2011 / 60’

15.30:

Late Automn-Geç Sonbahar, Yasujiro Ozu  / 1960 / 129’

18.00 –20.00: Anma etkinliği “Necdet ADALI”

Dün bugündür; ADALI aramızda…

Söyleşi, belgesel gösterimi, şiir, müzik   

Düzenleyen: DEV - LİS  

Yer: Çağdaş Sanatlar Merkezi Konferans Salonu

Film Gösterimi:

20.05:

Güzel Günler Göreceğiz, Hasan Tolga Polat, / 2012 / 112’

22 EYLÜL CUMARTESİ

09.00 –12.00: Nükleer Karşıtı Platform Ankara Bileşenleri Çalıştayı

12.00 - 15.00: Nükleer Karşıtı Platform Paneli

“12 Eylül Döneminde Nükleer Santraller ve Kazalara Bakış”

AÇILIŞ KONUŞMASI:

Osman ÖZYURT (Tarım Orkam - Sen Ankara Şube Başkanı, NKP Ankara Bileşenleri Sekretaryası)

Moderatör: Ramazan PEKTAŞ (NKP Ankara Bileşenleri Sekretaryası)

KONUŞMACILAR:

Prof. Dr. İnci GÖKMEN (ODTÜ Kimya Bölümü)

Şükran SONER (Cumhuriyet Gazetesi Yazarı)

Dr. Derman BOZTOK (NKP Ankara Bileşenleri Sekretaryası)

Düzenleyen: Nükleer Karşıtı Platform

Yer: Çağdaş Sanatlar Merkezi Konferans Salonu

15.30 - 17.30: PANEL 

“12 Eylül 82 Anayasası ve İnanç Özgürlüğü”

Moderatör: Murtaza DEMİR,

Katılımcılar: Av. Mehdi BEKTAŞ, Gazeteci Miyase İLKNUR

Yer: Çağdaş Sanatlar Merkezi Konferans Salonu

Düzenleyen: Pir Sultan Abdal 2 Temmuz Kültür ve Eğitim Vakfı

Yer: Çağdaş Sanatlar Merkezi Konferans Salonu

Film Gösterimi:

18.00:

Yol, Yılmaz Güney-Şerif Gören  / 1981 / 110’

20.00:

Welcome-Hoş Geldiniz, Philippe Lioret  /2009 / 110’

23 EYLÜL PAZAR

13.00 – 14.30

İmza ve Söyleşi:

“Auschwitz’den Diyarbakır’a; 5’nolu Cezaevi”

İrfan BABAOĞLU

Film Gösterimi

14.00:

The Great Dictator-Büyük Diktatör, Charlie Chaplin  / 1940 / 120’

16.00:

Dom, Halil Aygün  / 2012 / 22’*

16.45:

Mauthaussen Twice, Aynı Suya İki Kez Girilmez, Seth Feldman  / 2011 / 17’ *

17.15:

Dachau Line- Dachau Hattı, Seth Feldman  / 2011 / 18’*

18.30 - 20.30: Anma etkinliği “Veysel GÜNEY”

Söyleşi:

Düzenleyen: ÖDP Ankara İl Örgütü

Yer: Çağdaş Sanatlar Merkezi Konferans Salonu

24 EYLÜL PAZARTESİ

Film Gösterimi:

14.00:

Eden is West-Cennet Batı’da, Costa Gavras  / 2009 / 110’

16.00:

Amador, Fernado Leon Aranoa  / 2010 / 112’

18.30 - 21.30: PANEL:

“ADALET VE ÖZGÜRLÜK İSTİYORUZ, KCK Tutuklamaları”

Moderatör: Sırrı Süreyya ÖNDER (BDP İstanbul Milletvekili)

Katılımcılar:

Lami ÖZGEN (KESK Genel Başkanı),

Av. Sinan Coşkun (BDP PM Üyesi),

Hüseyin AYKOL (Gazeteci/yazar, Özgür Gündem Genel Yayın Yönetmeni),

Av. Halil İbrahim VARGÜN ( İHD Ankara Şube Başkanı)

Düzenleyen: Devrimci 78’liler Federasyonu

Yer: Çağdaş Sanatlar Merkezi Konferans Salonu

25 EYLÜL SALI

15.00 - 18.00: PANEL (I.Oturum)

“12 Eylül ve Mülkiye”

Konuşmacılar:

Prof. Dr. Korkut BORATAV,

Prof. Dr. Taner TİMUR,

Hasan Hüseyin ÖZKAN,

Handan KOÇ

18.00 - 20.00: PANEL (II. Oturum)

“12 Eylül ve Mülkiye”

Konuşmacılar:

Füsun ÇİÇEKOĞLU (Kolaylaştırıcı)

Prof. Dr. Cevat GERAY

Prof. Dr. Rona AYBAY

Düzenleyen: Mülkiyeliler Birliği

Yer: Çağdaş Sanatlar Merkezi Konferans Salonu

27 EYLÜL PERŞEMBE

Film Gösterimi:

14.00:

Unutma Beni İstanbul, Hüseyin Karabey, Hany Abu-Assad, Stefan Arsenijević, Aida Begić, Eric Nazarian, Stergios Niziris, Omar Shargawi, Josefina Markarian / 2011 / 118’

16.00:

Vicdan Filmleri 2012 seçkisi, Hrant Dink Vakfı*

Rakel Dink’in katılımıyla

18.00 –20.00: Ulucanlar Belgesel Gösterimi ve Söyleşi

"Büyük Yüzleşme; Ulucanlar Cezaevi"

 Konuşmacılar:

Ali HAKKAN (Mimarlar Odası Ankara Şube Başkanı)

Tezcan Karakuş CANDAN (Mimarlar Odası Ankara Şube Sekreteri)

Yusuf Kenan BEYSÜLEN (Belgesel Film Yönetmeni)

Düzenleyen: TMMOB Mimarlar Odası Ankara Şubesi

Yer: Çağdaş Sanatlar Merkezi Konferans Salonu

Film Gösterimi:

20.15:

Crossıng / Geçiş / Kim Tae-gyun / 2008 / 100' 

28 EYLÜL CUMA

18.00 –21.00: KAPANIŞ PROGRAMI

SON SÖZ: Kapanış konuşması, Şiirler, Sinevizyon…Kısa Oyun: “Ulrike Sesleniyor! “Müzik: Grup KİBELE  

SERGİLER

ONLARDAN BİZE…

Deniz’in Parkası,  Mahir’in Hırkası, İbrahim’in Teksir Makinesi

Ve…

3 Eylül - Pazartesi

4 Eylül - Salı

5 Eylül - Çarşamba

6 Eylül - Perşembe

7 Eylül - Cuma

8 Eylül - Cumartesi

9 Eylül - Pazar

18.00 AÇILIŞ

Sunum : “Adalet ve Özgürlük İçin Sesleniş!” Yılmaz DEMİRAL

Konuşmalar:

Kamber ATEŞ - Devrimci 78’liler Federasyonu Başkanı

Bülent TANIK - Çankaya Belediye Başkanı

 

Konser: BANDİSTA

 

İmza ve söyleşi

“17’nin Ötesi Erdal EREN Davası”

Memik HORUZ (Belgesel Film Yönetmeni, Yazar)

 

12.30: Yürüyüş - Yüksel Caddesinden Müzeye  Barınma Hakkı Bürosu Yürüyüşü ve “Orada Hayat Var” Fotoğraf Sergisinin Açılışı

Düzenleyiciler: Barınma Hakkı Bürosu, Toplumcu Gerçekçi Belgesel Fotoğrafçılar Atölyesi, Devrimci 78’liler Federasyonu

 

Film Gösterimi:

14.00

16.00

18.30

 

12.30:Yürüyüş - Yüksel Caddesinden Müzeye Dersimlilerin 1938 Katliamı Yürüyüşü ve "Dağlar ve İnsanlar" Fotoğraf Sergisinin Açılışı

Düzenleyiciler: Ankara Dersimliler Derneği,  Devrimci 78’liler Federasyonu

 

Film Gösterimi:

14.00

16.00

18.30

 

12.30:Yürüyüş - Tutsak Öğrenciler için Yüksel Caddesinden Müzeye Yürüyüş ve “Biz Bu Yeni Çağın çocukları” fotoğraf Sergisinin Açılışı

Düzenleyen kurumlar: Genç – Sen, Tutuklu Öğrencilerle Dayanışma İnisiyatifi, Devrimci 78’liler Federasyonu

 

Film Gösterimi:

14.00

16.00

18.30

 

Film Gösterimi:

14.00

16.00

 

18.30 – 21.30 PANEL: “12 Eylül Cezaevlerinde Sürüyor Hala”

Konuşmacılar:

Dr. Halis YERLİKAYA, (Kolaylaştırıcı)

Dr. Ata SOYER,

Dr. Metin BAKKALCI (TİHV Genel Sekreteri)

Dr. İdris BALUKEN (BDP Bingöl Milletvekili)

Düzenleyen: TTB / Ankara Tabip Odası

 

 

12.30:Yürüyüş - Analar, Cumartesi Anneleri, Barış Anaları’nın katılımıyla Yüksel Caddesinden Müzeye Yürüyüş

 

13.00- 14.30: Kayıp Yakınları ve Barış Anneleri Etkinliği: “KAYIPLARIMIZ BİZE SESLENİYOR”

Fotoğraf Sergisi: Mehmet ÖZER

Sinevizyon Gösterimi

Düzenleyen:

İHD İstanbul Şube Kayıplar Komisyonu

Devrimci 78’liler Federasyonu

15.00–19.00: Panel

“Darbeden bugüne Türkiye’nin sosyal ve ekonomik dönüşümü ve geleceğimiz”

Konuşmacılar:

Doç. Dr. Mustafa DURMUŞ (Kolaylaştırıcı / konuşmacı, Gazi Üniversitesi)

Prof. Dr. Nejla KURUL (Ankara Üniversitesi)

Prof. Dr. Hayriye ERBAŞ (Ankara Üniversitesi)

Prof. Dr. Metin ÖZUĞURLU (Ankara Üniversitesi)

Doç. Dr. H. Tarık ŞENGÜL (Orta Doğu Teknik Üniversitesi)

Düzenleyen: Devrimci 78’liler Federasyonu

13.00-14.30: İHD Kayıplarını Anlatıyor: 26 Yılda 26 Kayıp

Sunum: Sevim SALİHOĞLU (İHD Genel Başkan Yardımcısı)

Yer: Katliamlar Sergisi Salonu, E Galerisi

 

15.00–16.30: “Çorum Katliamı Belgeseli Sunumu ve Gösterimi”

Sunum: Emel SUNGUR (Pir Sultan Abdal 2 Temmuz Kültür ve Eğitim Vakfı Genel Başkanı)

Konuşmacılar:

İlhan Can ERSEVEN (Yazar)

Sadık ERAL (Katliam Davası Avukatı)

Yer: Katliamlar Sergisi Salonu, E Galerisi

 

17.00–19.15: FORUM

Geçmişten Günümüze Antiemperyalist Mücadele ve Gençlik

Konuşmacı :

Mustafa YALÇINER

Düzenleyen: EMEK Gençliği

 

10 Eylül - Pazartesi

11 Eylül - Salı

12 Eylül - Çarşamba

13 Eylül - Perşembe

14 Eylül - Cuma

15 Eylül - Cumartesi

16 Eylül - Pazar

12.30: Mamak Askeri Cezaevi Önünde Basın Açıklaması “Bütün İşkencecilerin Peşindeyiz” (Sıhhiye Köprüsü Üzerindeki Beytepe Otobüs Durağı’ndan Saat 11.30’da Hareket Edilecek)

 

Film Gösterimi:

14.00

16.00

 

18.30 – 21.00 Panel

Basında Meşru Şiddetin Sunumu

Dr. Ayşe Nevin YILDIZ ( Araştırma Görevlisi/Selçuk Üniversitesi ), Kolaylaştırıcı

Konuşmacılar:

Gökçer TAHİNCİOĞLU ( Milliyet Gazetesi )

Kemal GÖKTAŞ ( Vatan Gazetesi )

Sultan ÖZER ( Evrensel Gazetesi )

Film Gösterimi:

14.00

16.00

 

18.00- 20.00: Panel

“12 Eylül Ve İnsan Haklarına Yönelik Çalışmalarımız”

Dr. Sezai BERBER (Psikiyatrist, TİHV Kurucular Kurulu Üyesi), Kolaylaştırıcı

Konuşmacılar:

Yavuz ÖNEN (TİHV Kurucu Başkanı): Kuruluşundan bugüne TİHV

Dr. Levent KUTLU: TİHV Tedavi Ve Rehabilitasyon Çalışmaları

Evren ÖZER: TİHV Dökümantasyon Çalışmaları

Düzenleyen: Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV)

 

Film Gösterimi:

20.15

04.00: Darbenin Duyurulduğu Ankara Radyo Evi Önünde Demokrasi Nöbeti

 

11.00–12.00: Mimarlar Odası Ankara Şubesi Haftalık Basın Toplantısı

"12 Eylül'ün Mekânsallığı"

Yer: Çağdaş Sanatlar Merkezi Fuayesi - Dar Ağacı Önü

 

Film Gösterimi:

14.00

16.00

 

 

18.00:Yürüyüş - 12 Eylül Faşist Darbesinin 32. Yılında Yüksel Caddesi İnsan Hakları Anıtı önünden ABD Büyükelçiliğine Yürüyüş

 

19.30: Yüksel Caddesi İnsan Hakları Anıtı Önünde “12 Eylül Faşist Darbesinin 32. Yılında Çekilecek Halayımız, Söylenecek Şarkılarımız, Okunacak Şiirlerimiz Var” buluşması

Şiirler:

Ahmet TELLİ

Mehmet ÖZER

Konser: Grup Özgürlük

Film Gösterimi:

13.00

 

15.00-17.00: İmza ve söyleşi  Atilla KESKİN’in kaleminden 12 Eylül süreci

Atilla KESKİN ( Araştırmacı, Yazar)

 

Film Gösterimi:

18.30

08.45: Ankara Adliye Sarayı Önünde Buluşma

(Darbecilerin yargılandığı mahkemeye katılmak ve protesto için)

 

14.00- 16.00: Söyleşi

Avrupa’da Sürgünler, Haymatlos (vatansızlar)

 

Konuşmacılar:

Atilla KESKİN

Kemal YALÇIN

Erdal BOYOĞLU

 

18.30–21.00: Panel

Cemil KIRBAYIR; Darbeye Karşı Direnişin Bayrağı

Konuşmacılar:

Sibel UZUN (EHP Genel Başkanı )

Mikail KIRBAYIR (Cemil KIRBAYIR’ın ağabeyi)

Muzaffer KOÇAK (Kars 78’liler Derneği Kurucu Üyesi)

Düzenleyen: EHP

14.00-19.30: Konferans Devrimci 78’liler Darbe Yargılamalarını, Ve Yeni Görevlerini Tartışıyor

14.00–16.30: I. Oturum

17.00- 19.30: II. Oturum

 

 

19.30- 21.30: İmza ve Söyleşi  Mehmet ÖZER

“Sesler Sözler Yüzler”

“Göz Görmez Bilinç Görür”

12.00–14.00: Söyleşi ve İmza “Biz Duvar Yazılarıyız. Devlet Siler, Devrimciler Yeniden Yazar”

Sezai SARIOĞLU

 

14.30–18.30 Panel

“12 Eylül ve Bugünkü Siyasal Durum Üzerine”

Sibel ÖZBUDUN, Kolaylaştırıcı

Konuşmacılar:

Temel DEMİRER (yazar)

Aydın ÇUBUKÇU (yazar)

Mehmet BEKAROĞLU (yazar, siyasetçi)

Demir ÇELİK (BDP Muş Milletvekili)

Bilge Seçkin ÇETİNKAYA (ÖDP Eş Genel Başkanı)

Düzenleyen: Devrimci 78’liler Federasyonu

 

19.00- 21.00: Konser

Oğuz BORAN- Alevi Türküleri,

Duygu Cinemre

17 Eylül - Pazartesi

18 Eylül - Salı

19 Eylül - Çarşamba

20 Eylül - Perşembe

21 Eylül - Cuma

22 Eylül - Cumartesi

23 Eylül – Pazar

Film Gösterimi:

14.00

16.00

18.30

Film Gösterimi:

14.00

16.00

 

18.00 – 20.00:Panel "ÇOCUKLARI ANLATIYOR"

Açılış konuşması: Ankara / Çankaya Belediye Başkanı Bülent TANIK

Moderatör:

Konuşmacılar:

Özge MUMCU (Uğur MUMCU’nun Kızı), Kolaylaştırıcı

Eren AYSAN ( Behçet AYSAN’nın Kızı)

Alaz ERDOST (İlhan ERDOST’un Kızı)

Düzenleyen: Toplumsal Bellek Platformu

 

Film Gösterimi:

20.15

Film Gösterimi:

14.00

16.00

 

18.00–19.15: “Türkiye’de kayıplar”

Sunum: Av. Öztürk TÜRKDOĞAN (İHD Genel Başkanı)

Dia Gösterisi

Yer: Katliamlar Sergisi Salonu, E Galerisi

 

 

Film Gösterimi:

14.00

16.00

 

18.30 – 21.00: PANEL

Veysel’i Ararken…

Konuşmacılar:

Meral GÜNEY (Veysel GÜNEY’in kız kardeşi)

Ethem DİNÇER (Mersin 78’liler Derneği Eski Başkanı)

Veli AĞBABA ( CHP Malatya Milletvekili)

Düzenleyen: Devrimci 78’liler Federasyonu

 

Film Gösterimi:

14.00

16.00

 

18.00–20.00: Anma etkinliği “Necdet ADALI”

Dün bugündür; ADALI aramızda…

Söyleşi, belgesel gösterimi, şiir, müzik

Düzenleyen: DEV – LİS

 

Film Gösterimi:

20.15

09.00–12.00: Nükleer Karşıtı Platform Ankara Bileşenleri Çalıştayı

 

12.00- 15.00: Panel

“12 Eylül Döneminde Nükleer Santraller ve Nükleer Kazalara Bakış”

AÇILIŞ KONUŞMASI:

Osman ÖZYURT (Tarım Orkam - Sen Ankara Şube Başkanı)

Ramazan PEKTAŞ, Kolaylaştırıcı

Konuşmacılar:

Prof. Dr. İnci GÖKMEN (ODTÜ Kimya Bölümü)

Şükran SONER (Cumhuriyet Gazetesi Yazarı)

Dr. Derman BOZTOK (Ankara Tabip Odası)

Düzenleyen: Nükleer Karşıtı Platform Ankara Bileşenleri

 

15.30- 17.30: Panel

“12 Eylül 82 Anayasası ve İnanç Özgürlüğü”

Moderatör: MURTAZA DEMİR,

Katılımcılar: Av. Mehdi BEKTAŞ, Gazeteci Miyase İLKNUR

Düzenleyen: Pir Sultan Abdal 2 Temmuz Kültür ve Eğitim Vakfı

 

Film Gösterimi:

18.00

20.00

13.00–14.30 İmza ve Söyleşi:  "Auschwitz’den Diyarbakır’a; 5’nolu Cezaevi”

İrfan BABAOĞLU

 

15.00–18.00: Panel : ADALET VE ÖZGÜRLÜK İSTİYORUZ , KCK Tutuklamaları

Sırrı Süreyya ÖNDER (BDP İstanbul Milletvekili), Kolaylaştırıcı

Katılımcılar:

Lami ÖZGEN (KESK Genel Başkanı),

Av. Sinan Coşkun (BDP PM Üyesi),

Hüseyin AYKOL (Gazeteci/yazar, Özgür Gündem Genel Yayın Yönetmeni),

Av. Halil İbrahim VARGÜN ( İHD Ankara Şube Başkanı)

Düzenleyen: Devrimci 78’liler Federasyonu

 

18.30- 20.30: Anma etkinliği :“Veysel GÜNEY”

Söyleşi

Düzenleyen: ÖDP Ankara İl Örgütü

24 Eylül - Pazartesi

25 Eylül - Salı

26 Eylül - Çarşamba

27 Eylül - Perşembe

28 Eylül - Cuma

 

 

Film Gösterimi:

14.00

16.30

18.30

15.00: 18.00: Panel : “12 Eylül ve Mülkiye”

(I.Oturum)

Konuşmacılar:

Prof. Dr. Korkut BORATAV,

Prof. Dr. Taner TİMUR,

Hasan Hüseyin ÖZKAN,

Handan KOÇ

 

18.00- 20.00: Panel “12 Eylül ve Mülkiye”

(II. Oturum)

Konuşmacılar:

Füsun ÇİÇEKOĞLU (Kolaylaştırıcı)

Prof. Dr. Cevat GERAY

Prof. Dr. Rona AYBAY

Düzenleyen: Mülkiyeliler Birliği

 

 

Film Gösterimi:

14.00

16.00

 

18.00–20.00: Ulucanlar Belgesel Gösterimi ve Söyleşi "Büyük Yüzleşme; Ulucanlar Cezaevi"

Konuşmacılar:

Ali HAKKAN (Mimarlar Odası Ankara Şube Başkanı)

Tezcan Karakuş CANDAN (Mimarlar Odası Ankara Şube Sekreteri)

Yusuf Kenan BEYSÜLEN (Belgesel Film Yönetmeni)

Düzenleyen: TMMOB Mimarlar Odası Ankara Şubesi

 

Film Gösterimi:

20.15

18.00–21.00: Kapanış Programı

SON SÖZ: Kapanış konuşması, Şiirler, Sinevizyon…

Kısa Oyun: “Ulrike Sesleniyor! “

Konser: Grup KİBELE

 

 

 

ONLARDAN BİZE…

RESİM SERGİLERİ:

KARİKATÜR SERGİLERİ:

FOTOĞRAF SERGİLERİ:

 

Deniz’in Parkası, Mahir’in Hırkası, İbrahim’in Teksir Makinesi

Ve…

 

 

“EYLÜL KARANLIKLARINDAN”

ñ       Alime MİTAP

 

BEN ANNEMİ İSTERİM 2”

ñ       Semra DANYELİ

 

İÇERİDEN DIŞARIYA MERHABA”

 

KARİKATÜRLERLE 12 EYLÜL”

ñ       Dr. Taner ÖZEK

 

DİYARBAKIR ZİNDANI İŞKENCE KARİKATÜRLERİ ”

ñ       Zülfikar TAK

ONURUMUZ

SESLER SÖZLER YÜZLER

Mamak Mektupları

Arkadaş Fotoğrafları

Asla Unutma Asla Bağışlama

Akhparik Hrant

Kayıplar Bize Sesleniyor

Usanmadan Uslanmadan

ñ       Mehmet ÖZER

ñ       İbrahim DEMİREL

ñ       Bora BALCI

ñ       Yasemin ÖZTÜRK

ñ       Adil OKAY

 

ORADA HAYAT VAR”

DİKMEN VADİSİ DİRENİŞ ÖYKÜSÜ

38 DERSİM KATLİAMINI UNUTMA

BİZ BU YENİÇAĞIN ÇOCUKLARI

TUTSAK ÖĞRENCİLERE ÖZGÜRLÜK

KAYIPLARIMIZI ARAMAYI SÜRDÜRÜYORUZ

ROBOSKİ KATLİAMI

FİLİSTİN’DE DÜŞENLER

 

Önceki bölümde Cumhuriyet Savcısı Mete Göktürk’ün idam gecesi yaşananları anlattığı notlarına yer vermiştik.

 

Savcının anlatımlarını o geceye ilişkin ‘tek namuslu tanıklık’ saydığımızı belirtmiştik. Tanımayanlar için öncelikle Mete Göktürk’ün ‘düzgün bir hukukçu’ olduğuna inandığımızı belirtmemiz gerekiyor. 1960’lı yıllarda hukuk fakültesi öğrencisiyken TİP (Türkiye İşçi Partisi) üyesi olduğu biliniyor. Sonraki yıllarda DGM Savcılığı yaparken ‘yargı bağımsız değildir’ dediği için yargılandığını da hatırlıyoruz. Sanatçı yanı da bulunan Savcı Göktürk’ün bir süre Birgün Gazetesi’nde karikatürlerinin yayınlandığını da notlarımız arasına ekleyelim. Veysel Güney’i arama sürecinde Savcı Göktürk’le yüz yüze görüştüğümüzü ve anlattıklarının samimiyetine inandığımızı da vurgulayalım.

Bu bilgilerden sonra Savcı Göktürk’ün idam gecesi için anlattığı bazı notlarına dikkat çekelim. Göktürk, Veysel ve Ali İhsan’ın yaşadığı eve yapılan operasyona ilişkin ‘Biraz aceleci ve tedbirsiz davranılması sonucu silahlı çatışma çıkmış, bu çatışmada bir militan ölmüş, bir teğmen şehit olmuştu.’ diyor. Dosyamızın ilk bölümlerinde de yazdık. Operasyon yapılan ev Devrimci Yol’un Gaziantep sorumlusu ‘Kamil’in evi’ olarak biliniyor. Ve ağır işkencelerden sonra evi polise veren Behzat ‘Kamil’in evinde eşi ve küçük bebeğiyle’ yaşadığını söylüyor. Dolayısıyla operasyon ekibi evde direnişle karşılanacağını düşünmüyor. ‘Aceleci ve tedbirsiz davranıyor’. Savcının anlatımlarıyla bizim öngörümüzün burada uyuştuğunu belirtmem gerekiyor.

Göktürk’ün bir başka bölümde ise  ‘Veysel Güney’in ölüm cezasına çarptırılmasına neden olan olayı en başından beri izlemiştim. Çatışmada ölen teğmen ve militanın ölü muayenelerinde bulunmuş, çatışmanın yaşandığı apartman havalandırma boşluğundan kaçmaya çalışırken yakalanan ve görevlilerce feci şekilde dövülerek ağır bir şekilde yaralanan Veysel Güney’in hastanede ilk ifadesini almış, olayın hazırlık soruşturmasını ben yapmıştım. Soruşturmanın bu aşamasında çatışmada Veysel Güney’in de silah kullandığına ilişkin bir kanıt elde edememiştik. Sonradan ne gibi gelişmeler oldu bilmiyordum. Ancak benim ilk tespitlerimle Sıkıyönetim Askeri Mahkemesi’nin kararında varılan sonuç örtüşmüyordu. O günlerde yaşanan ortamın olağan üstlüğü de göz önüne alındığında, yargılamanın tarafsız ve adil yapılmamış olabileceğine ilişkin kuşkular duyuyordum.’  diyor.

Açık bir şekilde Veysel’in silah kullandığına dair delil olmadığını, ağır şekilde dövüldüğünü, sıkıyönetim mahkemesinin kararıyla kendi bulguları arasında farklar olduğunu belirtiyor. Dosyamızın başından itibaren ortaya koymaya çalıştığımız hukuksuzlukların bir benzerini de Cumhuriyet Savcısı’nın söylediğini görüyoruz. 

Başka bir bölümde Savcı infaz beklenirken yaşananları anlatıyor. Midemiz bulanmadan okuyamadığımız bu bölüme ilişkin önce savcının söylediklerine bakıyoruz :

‘Yasa gereği infazda hazır bulunması gereken görevliler dışında, pek çok subay ve emniyet görevlisinin de infazı izlemek için meraklı ve neşeli bir bekleyiş içinde olduklarını gördüm. Çaylar, kahveler ard arda içiliyor, şakalar, espriler havada patlıyordu. ’Eşleriyle çocuklarının bu gösteriyi kaçıracaklarına üzülmüşlerdir mutlaka’ diye geçti içimden. Bir ara içkili olduğu belli olan emniyet müdürü sırıtarak "bu herif asılırken bize söverse ne yaparız ?" diye bir soru attı ortaya. Yanıt Sıkıyönetim Komutan Yardımcısı’ndan geldi aynı sırıtkanlıkla “ipten indirir, yeniden asarız sen kafanı yorma müdürüm”.'

Kim olursa olsun bir insanın ölümünü ‘neşeyle izleyenleri’ aşağılık bulduğumuzu belirtelim. Ve daha iğrenci Emniyet Müdürü ile Sıkıyönetim Komutan Yardımcısı arasında geçen konuşmanın içeriğidir. ‘Bu herif asılırken bize söverse ne yaparız’ diyen emniyet müdürüne ‘ipten indirir, yeniden asarız sen kafanı yorma’ diyen Sıkıyönetim Komutan Yardımcısı'nın ne anlatmak istediğini okurlarımız anladı mı bilemiyoruz. O dönem emniyet müdürlüklerinde ve cezaevlerinde süren işkenceler arasında taciz, tecavüz, cop… gibi ‘alçaklıklar’ bulunduğunu ve konuşanların bunu ifade ettiğini, savcının belki de daha fazla midesi kaldırmadığından bu bölümü açıkça yazamadığını düşünüyoruz. İdam edilecek bir insana böylesi bir alçaklıkla yaklaşan bu ‘insan müsveddelerini’ lanetliyoruz.

Savcı Göktürk’ün ‘Başsavcı (b.s.d.) arıyordu.’ diye söz ettiği Gaziantep Cumhuriyet Başsavcısı’nın Bekir Sami Daçe olduğunu, Daçe’nin Veysel’in infazından 4 ay sonra Danışma Meclisi üyeliğine seçildiğini, BTP ve DYP kurucusu olduğunu, daha sonra bu partiden Adana Milletvekili olduğunu, Devlet ve Adalet Bakanlığı görevlerinde bulunduğunu hatırlatalım. 

Veysel ailesiyle görüşürken kardeşi Ayhan’ın gözaltına alınışını, annesinin diğer oğlunun başına da kötü şeyler geleceğini düşünerek oğlu için çırpınışlarını, bir dakika görüşme izninde sarılmalarına bile izin verilmeyişini içimiz burkularak okuduk. Veysel’in idama giderken gösterdiği metaneti, Denizler’den aldığı mirasla gösterdiği direnişi, ‘başı dik, yüzünde bir gülümsemeyle’ idama nasıl gittiğini de okuduk satır aralarında... Ve Veysel’in verilmeyen veda mektubunu hangi koşullarda yazdığını gördük savcının anlatımlarında. Ki bu veda mektubu, daha önce de sözünü ettik, bize Veysel Güney’in yargılandığı dosyanın kapağını araladı. 

Savcı Göktürk’ün anlatımlarına ilerde Veysel’in veda mektubunu ve cenazesini arama sürecinde tekrar değineceğiz.  Yaşamın dayattığı bir zorunlulukla Veysel’in idamına tanıklık etmiş Savcı Mete Göktürk’ün orada bulunması ne kadar ‘şansızlıksa’, tanıklıklarını paylaşmasını ‘tarihe not düşmek’ anlamında bir ‘şans’ olarak gördüğümüzü belirterek bitiriyoruz bu bölümü..  

Ethem Dinçer



Anket
SEÇİM SONRASI SİYASİ KRİZİN SORUMLUSU KİM

Halen Yürürlükte olan 12 Eylül Yasaları (236)
12 Eylül Yasaları ile geçmişte bu ülkeyi yönetenler (31)
Dokuz Yıldır tek başına İktidarda olmasına rağmen 12 Eylül Yasalarıyla yönetmenin kolaycılığına kaçan Ak Parti (144)
Hepsi (489)


Site İçi Arama


Çok Okunanlar






Ertuğrul  ÜNLÜTÜRK

• Ekrana bakarken

Fidel CASTRO RUZ

Kinizmin ölüm dansı

Rahmi YILDIRIM

DÜNDEN BUGÜNE ASKERİ DARBELER (4)

Tayfun  ŞEN

Siyasal liberalizmin ışıklı cümleleri…

İlyas DANYELİ

27 MAYIS DARBESİ ÜZERİNE

DUYURULAR/BASIN AÇIKLAMALARI 

Madımak Yanmaya devam ediyor hala...

José Martí Küba Dostluk Derneği 

Küba´da Kadın Olmak

Erdal  BOYOĞLU

TAKSİM GEZİ PARKI EYLEMLERİ VE SONUÇLARI

Filiz YALÇIN

PAHA

İbrahim  ERDOĞAN

Hedef 12 Eylül’le yüzleşmek mi ? Oy avcılığı mı?

Lokman ÖĞÜLMÜŞ

ALIŞACAKSINIZ…

Kamber ATEŞ

Kamber Ateş: Referandumda sandığa niye gideyim?

Yeter ÖZDEMİR ŞAHİN

HRANT´A AĞIT

Hüseyin ESENTÜRK

DİKTATÖR KOBRA’NIN HİPNOZU…

Orhan  İYİLER

HALKIMIZA SİZİN İÇİN SUÇ DUYURUSUNDA BULUNUYORUM

Ali BİLGE 

Başkanlık Sistemi ve Kürt Sorunu

Meral  BEKAR

ERDAL, ERDAL, ERDAL

Sibel ÖZBUDUN

BUGÜN ADNAN YÜCEL KONUŞACAĞIZ…[1]

Temel Demirer

“ZAMANIN RUH(SUZLUĞ)U”NA KARŞI İBRAHİM KAYPAKAYA[*]

Atilla  ALTAYLI

8 Mart Emekçi Kadınlar!

Nejat  KANGAL

Biz ‘uyurken’ çocuklar büyümüş

gülsen feroğlu

Ey beyaz Türk; doğrularınla yaşamamı istediğin hayat, benimdi

Sarih BASİT

MAHKEME VAR, ERGENEKON VAR , SOL YOK

Nevzat BERBER

GENEL SEÇİM ÜZERİNE

Ethem DİNÇER

Mersin´in dört günü... YSK Mersin´i sokağa döktü


©  2004 - 2019 ?78'liler.com
Bu sitedeki bilgiler paylaşmak amaçlıdır, izin alınmadan kullanılabilinir... 

Lovegra Prix Lovegra Effet Meizitang Soft Gel Reviews Meizitang Soft Gel Capsules Lida Daidaihua France Lida Daidaihua Ebay Super Kamagra Prix Super Kamagra France Priligy Generique Dapoxetine Viagra Original Pas Cher Viagra Original Levitra Original Pas Cher Levitra Original 20 Mg Kamagra Oral Jelly Pas Cher Kamagra Oral Jelly Acheter Kamagra Prix Kamagra Pas Cher Cialis Original En Ligne Cialis Original En France Lovegra Experiences Lovegra Meizitang Soft Gel Reviews