78liler Federasyonu    BASINA VE KAMUOYUNA       DENİZLERİN BAŞ UCUNDA       BASINA VE KAMUOYUNA       BASINA VE KAMUOYUNA       ON’LARI BİR KEZ DAHA SEVGİ VE ÖZLEMLE ANIYORUZ.!       BASINA VE KAMUOYUNA       BASINA VE KAMUOYUNA       38. YILINDA ERDAL´A GİDİYORUZ       BASINA VE KAMUOYUNA       SERDAR SOYERGİN ONURUMUZDUR...   

 HABERLER
 SON MEKTUPLAR
 VEYSEL GÜNEY DOSYASI
 16 MART DOSYASI
 İNCİRALTI DOSYASI
 1 MAYIS DOSYASI
 78'LİLER ARŞİVİNDEN
 SERBEST KÜRSÜ
 TANIKLIKLAR
 ÜRÜNLER
 BASINDA 78'LİLER
 AKADEMİ 78
 GENÇ KALANLAR

 VİDEOLAR

 LİNKLER

İzmir   78'liler Derneği

İZMİR 78’LİLER DERNEĞİ´NDEN TEŞEKKÜR

Devrimci 78'liler Federasyonu  Genel Kurul

DAVAYA KATILMAK İSTEYEN LER İÇİN MÜDAHİL DİLEKÇE ÖRNEĞİ

12 Eylül Utanç Müzesi  .

30. SUÇ YILINDA 12 EYLÜL UTANÇ MÜZESİ’Nİ KURUYORUZ!
Üye Girişi
78liler Federasyonu





Emek Haberleri

Hava Durumu

78liler Federasyonu

BDP Eş Genel Başkanı Selahattin DEMİRTAŞ´ın 8 Ocak 2013 tarihinde Grup toplantısında yaptığı konuşmanın tam metni

9/1/2013

DEMİRTAŞ, BDP TBMM Grup Toplantısına Zonguldak Kozlu´da maden ocağındaki iş cinayetiyle başladı, Metin GÖKTEPE´nin katledilişinin yıldönümüyle ilgili konuşmasıyla sürdürdü. Sonra, İmralıda başlayan görüşme süreciyle ilgili beklentilerini ve olması gerekenleri anlattı.



Değerli eş genel başkanlarım, saygıdeğer milletvekili arkadaşlarım, saygıdeğer konuklar, partililerimiz, basının değerli emekçileri ve siz değerli halkımız,

 

2013 yılının ilk grup toplantısı vesilesi ile hepinizi sevgi ve saygıyla selamlar her birinize ayrı ayrı hoş geldiniz şeref verdiniz diyorum.

 

Değerli arkadaşlar, yeni yılın ilk grup toplantısında bir kez daha hepinizin yeni yılını en içten duygularımla kutluyorum. 2013 yılının barış, özgürlük ve huzur yılı olmasını temenni ediyorum. Umarım ve dilerim ki 2013 yılı birçok açıdan yeni bir başlangıç olur, yaşanmış onca acılar, kayıplar, trajediler son bulur, ülkemiz bölgemiz ve dünyamız açısından içerisinde bulunduğumuz 2013 yılı barışa, özgürlüğe, adalete, eşitliğe, sevgiye ve hoşgörüye vesile olur. Bütün bunların egemen olduğu halkların kucaklaştığı yeni bir yıl temennisiyle ilk grup toplantımızı başlatmak istiyoruz.

Geçen hafta kaybettiğimiz değerli büyüğümüz Kürt siyasetçisi, barış insanı, Amed Milletvekilimiz Şerafettin Elçi’ye Allah’tan rahmet diliyorum, bütün halkımıza, ailesine ve yakınlarına başsağlığı dileklerimi iletiyorum. Sayın Elçi’nin bir ömür boyunca yürüttüğü çözüm, demokrasi ve özgürlük mücadelesi nihayetlenmeden, sonuçlanmadan, kendisi buna tanıklık etmeden maalesef aramızdan ayrıldı. Onun yürüttüğü mücadele ve harcadığı emekler, yarattığı değerler, bizim açımızdan büyük ve değerli bir mirastır. 2013 yılında Şerafettin Elçi ve onun gibi nicelerinin özleyip de göremediği çözümü gerçekleştirmek onların anısına bağlılığın en büyük gerekçesi olacaktır. Ben bir kez daha kendisini özlemle ve rahmetle andığımızı ifade ediyorum. Emeklerinden, mücadelesinden dolayı kendisine minnettar olduğumuzu belirtiyorum. Asla ama asla unutmayacağımızı halkımızın Şerafettin Elçi ve onun gibilerini asla unutmayacağını belirtiyorum.

 

Değerli arkadaşlar,

 

Maalesef 2013 yılına Zonguldak’ta bir kömür ocağında gerçekleşen iş cinayeti haberiyle başladık. Bu gün Zonguldak’ta meydana gelen bir iş cinayetinde maalesef 8 işçi kardeşimiz hayatını yitirmiş, bir işçi kardeşimiz de yaralanmıştır. Son üç yılda sadece bu sektörde 300’den fazla işçi ve emekçi iş cinayetlerinde hayatını kaybetti. O kadar zor koşullarda bir lokma ekmek için taşeron firmaların taşeron işçisi olarak, günde bir somun ekmek ve ailelerin her birine düşecek bir simit parasına çalıştırılan, çoğu güvencesiz, iş güvenliğinden yoksun bu emekçiler Türkiye halkının yüz akıdır. Ama yaşamın hiçbir alanında bu güne kadar hiçbir iktidar döneminde hak ettikleri değeri görmediler. İşte bunun gibi iş cinayetlerinde maden ocaklarında, tersanelerde, inşaatlarda yitip giden binlerce yaşam gibi 8 işçi kardeşimiz daha maalesef böylesi koşullarda hayatını kaybetti. Bütün ailelerine, emekçilere, bütün topluma buradan başsağlığı dileklerimi iletiyorum. Yaralı kurtulan bir arkadaşımız var, umut ediyorum ki o da yakın bir zamanda sağlığına kavuşacaktır. Geçmiş olsun dileklerimizi buradan iletiyoruz. Geçen yıl parlamentonun çıkardığı iş güvenliği yasası nedeniyle bir kez daha iş güvenliğinden yoksun kalan, bütün yoksulların ve ezilenlerin yanındayız. Onların yürüttüğü mücadelenin, onurlu duruşun burada temsilini hasbelkader yürütüyoruz. Umut ediyorum ki bu ve benzeri iş cinayetlerinden iktidar yeterince ders çıkarır, sermayeye peşkeş çekilen ucuz emek yerine hak ettiği değeri gören ve emeğin hak ettiği değeri gördüğü günlere de hep birlikte kavuşuruz; bu de mücadelenin gereğidir, boynumuzun borcudur.

 

Değerli arkadaşlar,

 

Bugün yine aynı zamanda Evrensel Gazetesi muhabiri Metin Göktepe’nin işkence ile katledilişinin 17. yıldönümü. Sevgili Metin Göktepe’yi buradan bir kez daha rahmetle minnetle şükranla anıyoruz. Sıradan bir cinayetten söz etmiyoruz. Devrimcilerin cenazesinde, çok açık bir şekilde kameraların göz önünde güvenlik güçleri tarafından katledilen özgür basının çok değerli bir emekçisinden söz ediyoruz. Bir kazadan söz etmiyoruz. Karakolda gerçekleşmiş bir cinayetten söz etmiyoruz. Aleni bir şekilde, pervasızca işlenen bir cinayetten söz ediyoruz. Aradan geçen 17 yıla rağmen Türkiye’de ne bu zihniyette bir değişiklik olmuştur, ne basın emekçilerine yaklaşımda bir değişiklik olmuştur ne de güvenlik güçlerinin hükümetin emriyle gerçekleştirdiği orantısız güçte ve cinayetlerde değişiklik olmuştur. Maalesef 17 yıl önce katledilen basın emekçisi Metin Göktepe’nin bu alanda katledilmiş ne ilk ne de son gazeteci olmadığını da biliyoruz. Ondan önce de özgür basının çok değerli temsilcileri bu şekilde faili belli açık bir şekilde katledildiler. Çoğunun failleri yargı önüne çıkarılmadı, siyasi sorumluları yargı önüne çıkarılmadı, saklandılar, gizlendiler, korundular. Tıpkı Metin Göktepe cinayetinde olduğu gibi. Ben buradan bütün özgür basın şehitlerini Metin Göktepe şahsında saygıyla anıyorum. Onların yarattığı değerler bu gün, Türkiye toplumunda bütün ezilenlerin sesinin bütün dünyaya duyurulmasında en önemli araçtır, en etkili araçtır. Medya ambargosunun ve medya tekellerinin, hükümet politikalarının medya üzerindeki terörünün kırılabildiği en özgür alanı temsil eden bu basın emekçilerine yine buradan Metin Göktepe şahsında minnetlerimizi ifade etmek istiyorum.

 

Değerli arkadaşlar,

 

Bugünkü grup toplantımızda müsaadenizle yaklaşık bir haftadır yoğun bir şekilde tartışılan kısaca İmralı süreci olarak tanımlanan gelişmelere dair grubumuzun, bloğumuzun düşünce ve önerilerini, yaklaşımlarını sizlerle paylaşmak istiyoruz. Elbette 30 yıldır kan ve gözyaşıyla devam eden ve neredeyse 100 yıllık bir geçmişe sahip köklü tarihsel, sosyal, siyasal kültürel ve ekonomik bir sorunu konuşuyoruz. İmralı süreci olarak tartışacağımız konu bu gün ortaya çıkmış ve yarın bitecek bir sorun değildir. Ama gelinen aşama itibarı ile herkesin çok serinkanlı bir şekilde tartışması ve değerlendirmesi, varsa çözüm umutları büyütülmesi varsa eksiklikleri eleştirmesi, kansız silahsız şiddetsiz bir çözümün diyalog ve müzakere ile onurlu bir barışı nasıl gerçekleştirebileceğimizi herkesin samimiyetle tartışması lazım. Bizim de özü itibarı ile yaklaşım ve niyetimiz budur. Bugün sizinle paylaşacağımız her öneri her eleştiri ve sürece ilişkin her yaklaşımımız bu niyetten kaynaklıdır. Değerli HDK’nin bileşenleri aramızda, Sol Yeşiller Partisi de aramızda.

 

Bütün bu dostlarımızla birlikte burada bulunan ve dışarıda bulunan ve aramızda olmayan dostlarımızla çok uzun süreden beri yüksek sesle haykırdığımız barış, müzakere ve diyalog ile gelir sloganı bu gün hayat bulabilir mi? Bugün pratikleşebilir mi? Bunun aynı zamanda dikkatli bir takipçisi ve gözlemcisi olarak buradayız. Çünkü çok uzun yıllardan beri bizler Kürt sorununun ve benzeri demokrasi sorunlarının tek kalıcı, en ahlaki ve en mantıklı yolunun müzakere ve diyalog olduğunu söyleyedurduk. Eğer bugün hükümetin böylesi bir bakış açısıyla sürece yaklaştığına inanırsak biz olsa olsa bundan memnuniyet duyarız. Fakat yakın geçmişe ve yakın tarihimize şöyle bir bakarak ancak bu günü değerlendirsek bu güne dair sağlıklı bir tahlil yapmış oluruz. Her şeyden önce İmralı’da bir resmi heyetin sayın Öcalan ile görüşmüş olması bizler açısından önemlidir. Bunun aleniyet kazanmış olması bu durumun bizler açısından önemini bir kat daha arttırır. Çünkü bu sıradan bir gelişme değildir. Aslına çok geç kalınmış, gecikmiş bir gelişmedir. Ama 14 yıl aradan sonra İmralı’da aleniyet kazanarak, kamuoyu ile paylaşılarak, kısmen şeffaf olarak bu sürecin girişiminin başlatılmış olması bütün bu değerlendirmelerin ve tahlillerin dışında önemlidir, kıymetlidir. Biz böyle yaklaşıyoruz. Yıllardır bu gün için çok büyük mücadeleler verdik, çok büyük bedeller ödedik. Doğru olduğuna inandığımız için, kalıcı bir barışın böyle bir yaklaşımla ancak gerçekleşebileceğine samimiyetle inandığımız için söylemekten ve haykırmaktan bıkmamıştık. Yeri geldiğinde coplanmıştık, yeri geldiğinde cezaevlerine atılmıştık, yeri geldiğinde taşlanmıştık, hakarete uğramıştık ama doğru bildiğimizi söylemekten asla geri durmamıştık. Bu nedenle bu süreci ve bu kazanımı önemsiyoruz. 14 yıldır bir adada tutulan bir halk önderinin isminin önüne sayın konuldu diye binlerce kişi hapislere atıldı. Posterleri taşındı diye kadınlar gençler ve çocuklar sokaklarda coplandı. İsmi sloganlaştırıldı diye insanlar ağır hapis cezalarıyla cezalandırıldı. Fakat bir halk bıkmadı, yılmadı, inat etti, ısrar etti. Doğru olduğuna inandığı için, barışın yolunun İmralı’dan geçtiğini adı gibi bildiği için bundan geri adım atmadı.

 

‘Teröristbaşı’ dediler, ‘Bebek katili’ dediler, olmadık sıfatlar yakıştırdılar ama en nihayetinde aklın yolunun bir olduğu anlaşıldı ve bir resmi heyet aleniyet kazandırarak İmralı’ya gidip kendisi ile görüşmeye başladı. Bu nedenle biz bunu değerli buluyoruz. Doğru bir adımdır böylesine kritik bir süreçte atılmış mantıklı makul bir adımdır. Kim ne derse desin, nasıl değerlendirirse değerlendirsin, her türlü tahriki yapmaya çalışabilirler, her türlü milliyetçi ırkçı hezeyanlarla saldırmaya çalışabilirler, ama Türkiye’nin barışı iç barışı bu adımla ancak başlayabilir. Bu çok önemliydi, bu aşamanın sağ salim geçilmiş olması kamuoyunun çok önemli bir kısmının ekseriyetinin bundan mutluluk duyuyor olması hükümetin aslında bu adımı atmakta ne kadar geç kaldığının da göstergesidir.  Toplum istemiyor, halk istemiyor, millet istemiyor yalanına sığınmanın ne kadar yanlış olduğunu gösteren çok önemli bir gelişmedir. Her şeyden bağımsız biz bu gelişmeyi kıymetli değerli bir gelişme olarak görüyoruz.  Yine ikinci önemli bir gelişme iki milletvekilimizin Sayın Türk ve Sayın Ayla Akat Ata’nın 14 yıl aradan sonra ilk defa siyasetçi kimliğiyle adaya gidişlerine destek olunmuş olmasıdır. Bu da çok önemli bir gelişmedir. Yıllardır ifade etmeye çalıştığımız son iki yıldır da neredeyse her ay düzenli olarak dile getirdiğimiz Adalet Bakanlığı’na resmi dilekçelerle başvurup bu adımın atılmasının çok önemli olduğunu ifade ettiğimiz bir gelişme geçen hafta yaşanmıştır. Bunu da çok değerli buluyoruz. Çünkü siyasi bir konu ancak siyasetçilerin devreye girmesiyle çözüm aşamasına girebilir. Siyasi bir soruna siyasi bir yaklaşım ortaya konulursa ancak doğru bir adım atılmış olur. Biz bu vesileyle arkadaşlarımızın adaya gidişinin desteklenmiş olmasına bunun önünün açılmış olmasına da büyük değer biçiyoruz. Bütün bu süreçlerde emeği geçen destek olan herkese özellikle de büyük bir mücadele yürüterek bu aşamaya getiren bütün halkımıza bu bedeli ödeyen bütün dostlarımıza şükranlarımızı teşekkürlerimizi sunuyoruz.

 

Bugün bazı konuların özellikle basında, medyada kamuoyunda çokça tartışılan bazı konuların netleşmesi açısından çok net ifadelerle görüşlerimizi sizlerle paylaşacağız. Elbette ki medyada köşe yazarları veya bu konuyla ilgili çıkan haberler kendi anladıkları okuyabildikleri edindikleri bilgiler çerçevesinde yazıyorlar tartışıyorlar. Bütün bunlara saygı duyuyoruz ama bütün bunların tamamının doğru olduğunu kabul etmek imkansız. Bu tartışmalar güç verecektir destek verecektir katkı sunacaktır ama abartılı yaklaşımlar olmayanı olmuş gibi göstermek, olanı olmamış gibi göstermek bütün bunlar da elbette ki kafa karışıklığına bulanıklığa yol açacaktır. Bir defa başlayan sürecin başlayan girişimin bir AKP-BDP ortaklaşması olmadığının net bir şekilde tespit etmemiz lazım. Bizim hükümetle öncesinden oturup birlikte planladığımız tartıştığımız bir süreç söz konusu değildir. Bu AKP’nin hükümetin İmralı’da Sayın Öcalan ile başlattığı bir süreçtir. Partimiz ve Bloğumuz iki arkadaşımızın İmralı adasına gidişiyle birlikte süreçten doğrudan haberdar olmuştur süreç ile ilgili kısmi bilgi sahibi olmuştur. Bir AKP-BDP ortak projesi ortak çalışması söz konusu değildir. Bu tespiti yapmamız gerekiyor.  Bu tespiti yapmamız gerekiyor. Yine İmralı’daki görüşmede tarafımıza iletilmiş, KCK’ye iletilmiş, ya da halka kamuoyuna iletilmiş, ya da iletilmek üzere bize ifade edilmiş bir yol haritası, bir çözüm projesi takvimlendirilmiş bir program yoktur. Bunu da net olarak ifade etmek gerekir. Böylesi bir yaklaşım, tartışmaların bu yönlü sürmesi, belki de herkes olmasını istediği şekilde ifade ediyor deyip geçmek lazım. Onun ötesinde bu aşamada kamuoyuna, bize, hükümete, KCK’ye bizim aracılığımızla iletilmiş bir çağrı program takvimlendirilmiş bir çözüm önerisi yoktur. Ama gördüğümüz şudur:  Görüşmeyi yapan heyette de Sayın Öcalan’da da kararlı bir çözüm iradesi vardır, isteği vardır. Bunun olgunlaştığını, taraflarda bunun olgunlaştığını tespit etme durumumuz vardır. İfade edilen de budur. Dışarıya verilen mesaj da budur. Bu sorunun diyalogla, konuşarak, tartışarak, meseleyi müzakere ederek, çözme iradesinin olgunlaştığı, güçlendiği şeklinde bir tespitimiz vardır. Bütün bu tespitler ışığında şunu söyleyebiliriz. Şu aşamada başlamış, başlatılmış bir müzakere söz konusu değildir. Bunun arayışları, bunun çabalarından söz edilebilir. Ama bir müzakerenin başladığına, başlatıldığına dair bize ulaşmış somut bir bilgi yoktur. Henüz o aşamaya geçilmediğine dair en azından net bir bilgiye sahip olduğumuzu söyleyebiliriz. Ve yine görebildiğimiz kadarıyla müzakere aşamasına geçilmesi hükümetin bundan sonraki tavırlarına, politikalarına ve pratiklerine bağlıdır. Çünkü taraflardan biri bu aşamada üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmiştir. Yapması gerekeni yapmıştır. Bu konudaki iradesini ve ilk pratiğini ortaya koymuştur. Bu konudaki kararlılığını, samimiyetini ortaya koymuştur. Şimdi sıra hükümettedir. Müzakereyi başlatmak istiyorsa ve hükümet başlatacağı sürece müzakere demek istiyorsa bütün bu müzakere mekanizmalarının tamamlanması gerekecektir. Her şeyden önce muhataplardan ve taraflardan biri olan KCK’nin sürece dahil edilmesi gerekecektir.  Bu mekanizmanın tamamlanabilmesi için partimizin, Demokratik Toplum Kongresi’nin ve ilgili sivil alanın sürece dahil edilmesi gerekecektir. Bunlar tamamlanır, hükümet de bu sürecin adına müzakere süreci der, arkasına siyasi bir irade koyarsa, biz artık Kürt sorununda müzakerelerle çözüm aşamasına geçilmiştir diyebileceğiz. Henüz o aşamaya gelinmediğini gelinemediğini bu aşamada tespit etmek belirlemek gerekir. Şimdi hükümet kanadından son bir hafta on gündür yapılan açıklamalar, kullanılan söylemler, bu meseleyi ele alış biçimi, tartışma biçimi, bununla birlikte pratik, politik, sahada yaptıkları bir arada değerlendirildiğinde, hükümetin ya niyetini sorgulamamız lazım, ya ciddiyetini, ya da bu işi becerip beceremeyeceğini sorgulamamız lazım. Çünkü gelinen aşama ile hükümetin yaklaşımı arasında büyük bir ciddiyet farkı vardır. Bu da sütten ağzı yanmış bir halkın her bir ferdini haklı olarak kaygıya sevk ediyor, güvensizlik yaratıyor. Yüz yıllık bir sorunu çözme konusunda eğer hükümet ciddiyse her şeyden önce diline, üslubuna, herkesin yaklaşımına bunun sirayet etmesi lazım, bu ciddiyetin sirayet etmesi lazım.

 

Hele hele askeri operasyonlar devam edecekse, hakaretler, tutuklamalar devam edecekse, bilindik hükümet politikaları bir yandan devam ederken, bir yandan da biz görüşürüz denilecekse bunun adına da entegre proje, program denilerek bu süreç yürütülecekse kimse birbirini yormasın.

 

Konuşulsun, tartışılsın, silahsız, kansız olsun, acısız olsun ama kimse bu hükümetin ciddi bir programı varmış gibi düşünmesin. Entegre proje buysa, bu saçmalığa son verilsin, böyle olmaz. Bu şekilde ciddiyetsiz  bir yaklaşımla ciddi soruna ve ciddi sürece yaklaşılamaz. Öyle yendik, bitirdik, ezdik; şimdide teslim almaya geldi şeklindeki yaklaşımı kimseye anlatamazsınız. Zaten İmralı’ya giden heyetinizde bu amaçla gelmediğini açıkça söylüyor. Öyle yendik, ezdik, o yüzden geldik dendiği yok. Orada öyle demiyorsanız dışarıda da öyle söylemeyin. Çünkü yenme ve yenilme üzerine kuracağınız bir diyalog süreci başından itibaren sakıncalı sıkıntılı olacaktır. Yenmişseniz,  bitirmişseniz neyin müzakeresini başlatıyorsunuz ki? Teslim alın silahları, bitsin bu iş. Yok  durum öyle değilse, gerçekten de şiddetsiz, silahsız bir yöntemle kalıcı barışı sürdürmek istiyorsanız bununda arkasına siyasi bir irade koymanız lazım. Yenme, yenilme, ezme üzerine, tasfiye üzerine bir söylem, bir politika daha başından herkeste güvensizlik yaratacaktır.

 

Bu girişim aşamasında pratik güven verici adımlar atılacaksa, bunun en önemli en kritik adımı İmralı sisteminin ortadan kaldırılmasıdır. Madem ki müzakere edecek muhatap olarak kabul ettiniz Öcalan’ı madem ki kendisiyle görüşmeyi aleni kamuoyunun bileceği bir hale getirdiniz, madem ki bu yaklaşımı çözümde önemli bir parametre, önemli bir adım olarak gördünüz o halde bundan sonrası bu ilk adımın gereklerine uygun olmalıdır. Hükümet veya devlet adına görüşme yapan heyet, ya da hükümetin, başbakanın koşulları ile müzakere yürüttüğünüz diğer aktörün koşulları arasında uçurum vardır. Heyetinizin yüzlerce-binlerce danışmanı, hükümetinizin sınırsız olanakları, özgür bir tartışma ortamı özgür dolaşım ortamı var, müzakerenin diğer aktörü  ise bir adada 14 metrekarelik bir beton çukurda olacak. Bu koşullarda müzakere yürütülemeyeceğini bu nu başlatanlarda biliyor olmalıdır. En azından müzakereye geçileceği aşamada koşulların birbirine yakınlaştırılması lazım; bire bir denk olmasa da yakınlaştırılması lazım. Herhalde bundan da Sayın Başbakan’ın İmralı Adası’na koyulmasını kastetmiyoruz. Sayın Öcalan’ın koşullarının müzakere yürütebileceği koşullara, niteliklere kavuşturulmasından söz ediyoruz. Daha başından bu tartışmanın önüne kesmek, ben müzakere aşamasına geçmek istemiyorum aslında gibi algılanabilir. Buna dikkat edilmesi lazım. Çünkü ‘müzakere aşamasına geçeceksek ve hep birlikte bu sürecin içinde olup destekleyeceksek, bütün aktörle, bileşenler hep birlikte biz bu barışı hep birlikte gerçekleştireceğiz’ kararını vereceksek, ilk adım olarak bunu yakından izleyeceğiz, takip edeceğiz.

Böyle bir niyet var mıdır? Böyle bir gelişme olacak mıdır? Yakın zamanda çok da bu işi uzatmadan bir hafta – on gün içinde bunu görmek isteyecektir. Bütün taraflar bu gelişmeyi görmek isteyecektir. Yine İmralı’ya başka sivil heyetlerin, başka milletvekillerinin, başka partilerin milletvekillerinin gidişinin tartışılmasının kolaylaştırılması gerekir. Bunlar da imralı koşullarının düzeltilmesi, değiştirilmesi ya da İmralı sisteminin tümden kapatılması, İmralı Cezaevinin tümden kapatılması şeklinde bir anlama gelebilir. Yol ve yöntem tartışılabilir; en makul olan, bu aşamada en gerçekçi olan, en katkı sunucu olan neyse bunu hep birlikte tartışabiliriz, gerçekleştirebiliriz.

 

Sayın Öcalan’ın KCK ile ve halkla doğrudan temas kurabileceği koşulların yaratılması gerekir. Bunlar da çok önemlidir. Biz bunları yıllardır söylüyoruz. İlk defa da ifade etmiyoruz. Fakat madem bu kritik aşamaya girdik, madem birileri elini taşın altına koydu, bunda sonra da birileri elini taşın altına koyacak diyorsak bütün bunların artık açıkça tartışılması ve formüllerinin bulunması lazım. Sayın Öcalan’ın tutuklu çok sayıda avukatı var. Bu avukatların tutuklanma nedeni tam da buydu işte. Müvekkilleriyle görüşmeleri ve önceki diyalog ve müzakere sürecinin bir şekilde tanığı olmalarıydı. Bu defa bu müzakere diyalog girişimi aleniyet kazandığına göre dava konusuz kalmıştır. Davanın düşmesi, avukatların serbest kalması lazım. Asrın Hukuk Bürosu avukatlarının artık müvekkilleriyle, çok rahat bir şekilde görüşebilmesinin koşullarının da çok hızlı bir şekilde oluşturulması lazım. Yine aşamalarla ilgili hükümetin parlamentoyu bilgilendirmesi, meclis gruplarını bilgilendirmesi, kamuoyunu ve parlamento dışarıda bulunan partileri bilgilendirmesi son derece önemlidir. Biz kendi payımıza Barış ve Demokrasi Partisi olarak, elimizdeki bilgileri, gelinen aşamayla ilgili düşüncelerimizi bütün siyasi partilerle paylaşmaya hazırız. Ama sürecin tüm sorumluluğu bizde değil, baş sorumluluğu hükümettedir. Hükümetin bunu yapması biz başta olmak üzer bütün partileri doğru bir şekilde bilgilendirmesi lazım. Bu hükümetin sorumluluğudur. Ondan sonra hangi parti destek verir vermez, nasıl politika oluşturur, o da diğer partilerin kendi sorumluluğudur. Ama hiç kimseden,  bilmediği, tariflenmemiş, ucu açık, ne yapılacağı belli olmayan bir sürece,  gözü kapalı destek vermesini de hükümet beklememelidir. Bu yüzden şeffaflık bu aşamada ve ilerleyen aşamalarda en kritik başlıklardan biri olacaktır. Böylesi bir dönemde ana muhalefet partisinin girişimin başından itibaren destek sunmuş olması da değerli bir katkıdır. Ana muhalefet partisine düşen bir sorumluluktu. Sorumluluğunu yerine getirmiş olmasından dolayı biz memnuniyet duyuyoruz. Süreci hep birlikte toplum olarak, muhalefet olarak hep birlikte takip edeceksek, başarısı için her birimiz kendi cephemizden katkı sunacaksak aynı duyarlılığın olası müzakere aşamasında ve sonraki aşamalarda da devam etmesi bu desteğin sunulmasının da devam etmesi gerekir.

 

Yine bu sürece katkı açısında, bu aşamanın sağlıklı geçilmesi ve gerçekten de müzakerelere başlanabilmesi açısından da sonraki olası aşamalarda da sivil toplumun, medyanın desteği çok önemlidir. Diğer Kürt hareketlerinin ve partilerinin, şahsiyetlerinin desteği çok önemlidir. Bütün bu destekler bir halkın çok uzun yıllardır yürüttüğü bir mücadelenin özgürlükle, demokrasiyle ve onurlu barışla sonuçlanması noktasında birlikte hareket edebilmelidir. Bütün bu destekler, dayanışmalar bir arada olabilmelidir. Bu konuda sivil toplum örgütlerinin en büyük rolü; bu atılan adımın -hükümet tarafından özellikle- boşa çıkarılacak politik söylem ve pratik uygulamalarının yakından takip edilmesi eleştirilmesi, öneriler yapılması suretiyle geliştirilmesidir. Kamuoyunun bu konuda hazırlanmasıdır, kamuoyu desteğinin alınmasıdır. Sivil toplum örgütleri bu çerçevede rolünü oynayabilir, Türkiye’nin bu kadar büyük çoğunluğunun barış istediği bir ortamda bir grup bu konudan rahatsız olan ırkçı ve milliyetçilerin sesinden daha gür bir ses çıkaramazlarsa, rolünü oynamamış olurlar.

 

Medyanın desteği yine ha keza bu dönemde önemlidir.  Destek dediğimiz şey sadece sürece veya hükümete destek değildir. Bu sürecin sağlıklı yürüyebilmesi ve sonuç alınabilmesi için hakkaniyetli adil hareket etmek önemlidir. Çünkü ortadaki sorun Kürt sorunudur. Kürtler’in yaşadığı trajedi sorunudur. Hak ve özgürlükler sorunudur. Medyada barış dili demek hükümetin her politikasını tartışmasız desteklemek değildir herhalde. Ortada bir halkın özgürlük sorunu var beklentileri var bu beklentileri es geçen bu özgürlük taleplerini görmezden gelen bir barış dili, barış dili olmaz.  Onun adı da barış olmaz. O yolda kısa sürede tıkanmaya mahkum bir yol olur o yola da her birimiz hiç birimiz herhalde risk alarak girmeyi cesaret olarak görmeyiz. Medyanın bu aşamadaki desteği bu şekilde haklardan ve özgürlüklerden yana olursa inanıyorum ki en büyük destek olarak ortaya çıkacaktır.  Partimiz ve bloğumuz üzerindeki medya ambargosunun kalkması çok önemlidir. Kendimizi bütün Türkiye toplumuna ifade etmenin kanalları açık olmalıdır. Son birkaç yıldır hükümetin koordinatörlüğünde hükümetin talimatıyla baskısıyla üzerimizde medya ambargosu olduğunu biliyoruz. Bizi tv programlarına çıkarmak isteyen ama bu tehdit nedeniyle çıkaramayan onlarca tv kanalının program yapımcısının olduğunu biliyoruz.

 

Mademki barış dilini kuracağız, madem ki Türkiye toplumunu herkes çözümünü anlatacak o halde, bütün muhalif kesimlerinde özellikle partimizin, bloğumuzun üzerindeki basın, ambargosunun kalkması lazım, bizde derdimizi, dermanımızı bütün tükiye toplumuna özgürce, anlatabilmeyiz. Bu süreçte hükümetin entegre proje adını verdiği şey, bir yandan operasyonların sürmesi, bir yandan görüşme ise bu bir felaket olacaktır, bakın İmralı’da görüşmelerin yapıldığı günün, öncesi, o gün ve sonrasında, o üç gün içerisinde yaşanan şeylere dikkatinizi çekmek istiyorum, bir yandan hükümet imralıda görüşme başlattığını açıklıyor, aynı gün licede yapılan operasyonla 10 PKK gerillası öldürülüyor; Doğubeyazıt’ta  bir KCK operasyonunda, bir belediye başkanımız ve çok sayıda parti üyemiz gözaltına alınıyor. Üç gün içinde çeşitli illerde onlarca insan gözaltına alınıyor, tutuklanıyor. Aynı gün Diyarbakır’da görülen Şırnak KCK davasında, toplam 417 yıl ceza veriliyor, entegre dedikleri şey bu olsa gerek. Yargı baskısı devam edecek, Askeri operasyonlar devam edecek, siyasi operasyonlar devam edilecek denilmek isteniyor. Peki bunlar devam edecekse, bunun adına nasıl müzakere diyeceğiz, barışçıl çözüm yolu diyeceğiz. Bundan kesinlikle vazgeçilmesi bu tehlikeli yola girilmemesi gerekiyor. 2011, 14 Temmuz’unda Silvan’da yaşanan acı olay nedeniyle, hükümet bu süreç bitmiştir, bu süreç kopmuştur diyerek fergat, figan koparanlar. Hükümet bu süreç başlamıştır dediğinde 10 PKK gerillasının öldürülmesine sessiz kalamaz kalmamalıdır. Ona sessiz kalanlar bunu onaylayanlar, bu süreç böyle gidecek diyenler, kendilerini de hükümeti de aldatırlar. Süreç bu şekilde gitmez, biz en azında partimiz olarak, böyle bir yaklaşımı kabul etmeyiz, edemeyiz. Dilde üslupta değişiklikten bahsederken, pratikte hiçbir değişiklik olmayacaksa, günlük yaşamımızı bile değiştirmeyecekse, yaşamımızı bile değiştirmeyecekse, nasıl bir diyalog sürecinden, nasıl bir müzakere sürecinden bahsedilebilir, buna nasıl güvenebilir insanlar? Bütün tarafların, bu kurallara, bu ilkesel yaklaşımlara, dikkat etmesini biz diliyoruz altını çizerek daha işin başında belirtiyoruz.

 

Bu yaklaşım bu şekilde devam ederse, bizim kaygımız odur ki zaten, buysa entegre program, ve bu uygulamalar, önümüzdeki günlerde devam ederse bizim katkı sunmamız imkansız hale gelebilir. Hükümetin zaten güvensizlik yaratan durumu, iyice su yüzüne çıkmış olur. Muhataplar arasında ayrım yapma, birbirine kırdırma, kışkırtma, didiştirme girişimi, bu çok ucuz bir yaklaşımdır. Daha önce de defalarca senenmiş, sonuç alınmamış ve sonuç alınması gereksiz bir yaklaşımdır.  100 yıllık tarihi bir sorundan söz ediyoruz, bunu çözeceğiz diyoruz, çıkmış, bilmem kim kime racon kesiyor diyor. Sen duvar yazısı mı yazıyorsun, minibüs muavini misin, siyasi danışman mısın belli değil. Ciddi olmanız lazım ciddi, bu mesele ciddi yaklaşımlarla, ciddi çözümlerle çözülür. Ortadoğu’nun en köklü en ağır sorunlarından birinden, bahsederken, bunun çözümüyle ilgili konuşurken, bu mudur diliniz üslubunuz, yaklaşımınız bu mudur? Bundan mı medet umuyorsunuz? Bu adımların hepsi, hükümetin niyetiyle, hükümetin yaklaşımıyla, çözüm zihniyetiyle ilgili herkeste bir tedirginlik yaratıyor. Zaten tanıdığımız bildiğimiz AKP, zaten politikalarını, pratiğini her gün sokakta yaşadığımız AKP. Sizi tanımıyor bilmiyor değiliz. Kendinizi her gün yeniden tanıtmanıza anlatmanıza gerek yok. Sizi çok iyi tanıyoruz. Biz artık, çözümü kabul edin diyoruz. Bundan vazgeçin diyoruz, bundan vazgeçtiğinizi görmek istiyoruz.

 

Bütün bu süreçlerin, bütün bu yaşananların, bütün bu az önce saydığım ilkesel tutumların içinde belki de en önemlisi, belki de bu 30 yıllık savaşta yakınlarını yitirmiş annelerin babaların yaklaşımıdır. Ben buradan bütün şehitlerin annelerine babalarına seslenmek istiyorum. Bu savaşın belki de en acı faturasını sizler ödediniz. Şu veya bu şekilde payınıza düşenlerden en acı kısmı oldu. Bunu her zaman hissettik, bunu her zaman anladık, buna her zaman destek verdik. Ben buradan bu vesileyle bütün ailelere Allah’tan sabır diliyorum. Bunu yaşayan bilir herhâlde. Evlat acısı, dünyada en ağır acıymış. Ateş bu yönüyle düştüğü yeri yakar, yakıyormuş. Yaşayanlar bilir, Allah başka hiç kimseye göstermesin. Sizin çocuklarınızın yani bizim kardeşlerimizin, bu süreçte yitik girmelerinden her gün her an acı duyduk, bunu yürekten, samimiyetle paylaştık. Şimdi geldiğimiz bu noktada sizlerin sunacağı destek, bütün bu desteklerin en değerlisi, en kıymetlisi olacaktır. Bu acıyı yüreğinde yaşamış olmasına rağmen, başka analar ve babalar bu acıyı yaşamasın, bunu hissetmesin diye, elini taşın altına koyacak her aile, her şehidin annesi, babası kutsal bir iş yapmış olacak. Kim ne derse desin, hangi ırkçı provokatör, saldırırsa saldırsın, sizin böylesine onurlu erdemli bir duruşunuz, bütün bu sürecin bütün bu kapıların tek başına açılmasına yeterlidir. Ve de bütün o annelerin babaların ellerinden öperek onlara şunu diyorum: Bu süreç kaybettiğimiz bütün o değerlerimiz adına bu ülkeye demokrasiyi özgürlüğü getirmek için hepimiz açısından bir fırsat olabilir.

 

Sizin sunacağınız bu destek, bu evlatların bu kardeşlerimizin mezarlarında inşallah rahat uyumalarına vesile olabilir. Ancak özgürlük, demokrasi gelirse, onurlu bir barışla bu mümkün olabilir. Sizler bu sürecin takipçisi olmalısınız, hükümetin oyalama kandırma politikası değil, kalıcı, onurlu bir çözümü gerçekleştirmesi için baskı unsuru olmalısınız, destek olacaksanız barıştan yana olmalısınız. En çok barışı siz hakediyorsunuz, bu anlar hakediyor bu babalar hakkediyor, o barışı o ailelere armağan etmekte 30 yıllık savaş içersinde yakınlarını kaybetmiş her anaya her babaya armağan etmekte bizim boynumuzun borcudur, biz de böylesine bir özgürlük, barış ortamını, bu ülkeye bu halka bu topluma geçirebilmek sağlayabilmek için, payımıza ne düşüyorsa yapmaktan asla geri durmayacağız, bununda bilinmesini istiyoruz.

 

Başbakanın da, önceki dönemlerde ve deneyimlerde olduğu gibi en küçük milliyetçi haykırışta çark edip, milliyetçi duygularını hatırlayıp, kim olduğunu hatırlayıp, titreyip kendine gelip vazgeçmesi, tornistan yapmaktan vazgeçmesi, çark etmekten vazgeçmesi lazım. Kaptanın iyisi dalgalı denizde belli olur, bun süreçte de göreceğiz, ne yaptığını ne yapacağını hep birlikte izleyeceğiz. Arkasında durabilecek mi ciddi samimi müzakere sürecini başlatabilecek mi yoksa önceki dönemlerde olduğu gibi en küçük bir zoru görünce, kaçmayı mı deneyecek bunu birlikte hep birlikte göreceğiz, önümüzde çok zaman yok, ama çok acelemiz de yok sağlıklı bir süreç işletmemiz lazım, olacaksa eğer  kalıcı bir müzakere sürecini girilecekse bütün bu koşulları hep birlikte sağlayabilirsek biz zaten parti olarak bunun için varız, rolümüz, misyonumuz bunu sağlamaktır. Tamda bu noktada kazanın bu kadar kaynadığı, Suriye’de, Irak’ta, İran’da bu kadar karmaşanın yaşandığı bir dönemde Türk ve Kürt ilişkilerinin, önümüzdeki yüzyılda nasıl olacağına dair yeni bir hukuku belirlememiz lazım, mesele bu kadar ciddidir, bu kadar önemlidir. Önümüzdeki yüzyılda Ortadoğu’da 40 milyonluk Kürt halkıyla, Türk halkı veya TC devleti nasıl yaşayacak hukuku ne olacak, bunu yeniden belirleyeceğimiz günlerdeyiz.

 

Biz birlikte yaşam, eşit hukuk, özgür yaşam yanında olacağız, savunduğumuz ilkeler bunlar olacak, bunu sağlamak için gayret edeceğiz. Eğer muhataplarınızda bu ciddiyetle böylesine sorumlu bir yaklaşımla meseleyi ele alırlarsa ben hızlı bir şekilde ilerleyebileceğimizi düşünüyorum, Sayın Öcalan’ın sürece destek olmaya, katkı sunmaya hazır olduğunu biliyoruz, ilettiği mesajın çok güçlü bir mesaj olduğunun farkındayız, bu mesajın, bu çabaların boşa gitmemesi, hepimizin boynunun borcudur. Hükümet tek başına, bu sorunu çözemez bununda farkındayız destek almadan bu konuda ön açııcı fikirler almadan süreci ilerletemeyeceğiniz farkındayız. Bu aşamaya gelinmesine biz destek sunduk, ama bundan sonraki aşamalarda ilerlemek istiyorsa hükümet ki arzumuz budur, o halde bütün bu ilkesel yaklaşımları dikkate alan bir politikayı, biz görmek istiyoruz, partimize bloğumuza ciddiyetle yaklaşılmasını, partimizin bu seviyede ele alınmasını ve bu çerçevede pratik adımlar atılmasını, biz bekliyoruz, önümüzdeki günler kalıcı bir müzakerenin ve sonrasında onurlu bir barışın, vesilesi olsun diyoruz.

 

Hepinizi en içten duygularımla selamlıyorum. 8 Ocak 2013 

 

Selahattin DEMİRTAŞ

BDP Eş Genel Başkanı


Bu haber 3000 defa okundu.
Yazan   :
Kaynak :




Bu Habere Yapılan Yorumlar (0)

Tüm Yorumlar



 

 

 





12 EYLÜL UTAN?MÜZES?KALICI HALE GETİRİLMELİDİR


12 EYLÜL UTAN?MÜZES?

Çankaya Belediyesine ait Çağdaş Sanatlar Merkezi’nde, 12 Eylül günü açılışı gerçekleşecek olan 12 Eylül Utanç Müzesinin programı Devrimci 78′liler Federasyonu tarafından düzenlenen basın toplantısıyla açıklandı. Ankara Emek ve Demokrasi Güçlerininde katıldığı basın toplantısında açıklanan programın tamamı şöyle; 

12 Eylül 2014 Cuma – În
ABD Büyük Elçiliğine Yürüyüş ve Siyah Çelenk Bırakma
Toplanma: Yüksel Caddesi Saat 17.30

Müze Açılış: 19.30 Çağdaş Sanatlar Merkezi (ÇSM)
Konuşmacılar:
Mehmet Özer
Devrimci 78’liler Federasyonu
Alper Taşdelen
Çankaya Belediye Başkanı

13 Eylül 2014 Cumartesi – Şemî
Saat: 13.00 -15.00
Filistin Sevgilim
Konuşmacılar:
Adil Okay Temel Demirer
Gösteri: Kalbimizin Doğusu Filistin
Örgütleyen: Devrimci 78’liler Federasyonu

16.00 –17.30
Çocuk Cezaevleri Kapatılsın –Tutuklu Çocuklara Özgürlük
Örgütleyen: Çocuk Cezaevleri Kapatılsın Girişimi
Film Gösterimi:
Çocuklar Naziktir
Yönetmen: Fatin Kanat

Saat:18.00
Kadın Cinayetleri Politiktir. Kadın Cinayetlerini Durdurmak İçin Forum

Örgütleyen: Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu

14 Eylül 2014 Pazar – Yekşem
Basın Ne Kadar Özgür?
Saat: 14.00
Konuşmacılar:
Ahmet Abakay
Doğan Tılıç
Esra Koçak (TGS Ankara Şb. Bşk.
Gökçer Tahincioğlu
Hüseyin Aykol (Özgür Gündem Gazetesi Ankara Temsilcisi)
Örgütleyen: TGS VE ÇGD

15 Eylül 2014 Pazartesi – Duşem
Rojava Kadın Devrimi
Figen Yüksekdağ ( HDP Eş Genel Başkanı)
Saat: 18.00
Örgütleyen: ESP

16 Eylül 2014 Salı – Şêşem
Göç ve Sağlık
Saat: 18.00
Oturum Başkanı;
Prof. Dr. Çetin ATASOY
Ankara Tabip Odası Başkanı

Konuşmacılar:
Prof. Dr. Şevkat Bahar ÖZVARIŞ
Halk Sağlığı Uzmanı Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi
Dr. Timur Fadıl OĞUZ
Psikiyatri Uzmanı Ankara Güven Hastanesi
Örgütleyen: Türk Tabipler Birliği ve Ankara Tabip Odası

17 Eylül 2014 Çarşamba – Çarşem
Hasta Tutsaklara Özgürlük
Saat: 18.00
Konuşmacılar:
Necla Şengül (İHD),
Mehmet Baytekin (TUHADFED),
Fahriye Belgün (Avukat)
Örgütleyen: İHD Ankara Şubesi Cezaevi Komisyonu

18 Eylül 2014 Perşembe – Pêncşem
12 Eylül ve Aleviler
Saat:18.30
Konuşmacılar:
Müslüm Doğan
PSAKD Genel Başkanı
Av. Kamil Ateşoğulları
ABF Yönetim Kurulu Üyesi
Kelime Ata Yazar
Moderatör: Emel Sungur
Örgütleyen: Pir Sultan Abdal 2 Temmuz Vakfı

20 Eylül 2014 Cumartesi – Şêmi
Saat: 12.00 – 14.00
Yas Tutan Tarih Ermeniler
Konuşmacılar:
Hırant Kasparyan
Sait Çetinoğlu
Mustafa Kahya
Moderatör:
Necla Kurul
Örgütleyen: SYKP

Saat 15.00
Savaşa Ve Katliamlara Karşı Hakların Dayanışmasını Büyütelim Konuşmacılar:
Nuray Sancar (EMEP GYK üyesi)
Fehim Işık gazeteci-yazar
Örgütleyen: EMEP

Konser Saat: 19.00 Yüksel Caddesi
Örgütleyen: Devrimci 78’liler Federasyonu

21 Eylül 2014 Pazar – Yekşem
Tek Yol Sokak Tek Yol Devrim
Saat: 15.00
Sergi Alanında Söyleşi
Örgütleyen: Halkevleri

22 Eylül 2014 Pazartesi – Duşem
Apoletleri Sökülen Generaller
Saat: 18.00
Konuşmacı:
Mehmet HORUŞ
(Devrimci 78’liler Federasyonu Avukatlar Grubu adına)

23 Eylül 2014 Salı – Şêşem
Geziden Geriye Kalan – Forum
Saat 18.30
Konuşmacılar:
Ulaş Bayraktaroğlu (SDP Gn. Bşk. Yrd.)
Barış Yıldırım (Yazar)
Moderatör: Cengiz Gültekin

Kapanış
23 Eylül 2014 Salı
Saat: 19.00

Film Gösterimleri
Dikmen – Tuzluçayır – Batıkent – Çayyolu
Açık Hava Sinema Gösterileri

24 Eylül 2014,
Saat:
20.00
Hoşçakal Yarın
Yönetmen Reis Çelik’in Katılımıyla
Yer: Mamak Dostlar Mahallesi Yazlık Sineması
Örgütleyen: Mamak Barınma Hakkı Bürosu

12 Eylül 2014 Cuma – În ABD Büyük Elçiliğine Yürüyüş ve Siyah Çelenk Bırakma Toplanma: Yüksel Caddesi Saat 17.30 Müze Açılış: 19.30 Çağdaş Sanatlar Merkezi (ÇSM) Konuşmacılar: Mehmet Özer Devrimci 78’liler Federasyonu Alper Taşdelen Çankaya Belediye Başkanı 13 Eylül 2014 Cumartesi - Şemî Saat: 13.00 -15.00 Filistin Sevgilim Konuşmacılar: Adil Okay Temel Demirer Gösteri: Kalbimizin Doğusu Filistin Örgütleyen: Devrimci 78’liler Federasyonu 16.00 –17.30 Çocuk Cezaevleri Kapatılsın –Tutuklu Çocuklara Özgürlük Örgütleyen: Çocuk Cezaevleri Kapatılsın Girişimi Film Gösterimi: Çocuklar Naziktir Yönetmen: Fatin Kanat Saat:18.00 Kadın Cinayetleri Politiktir. Kadın Cinayetlerini Durdurmak İçin Forum Örgütleyen: Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu 14 Eylül 2014 Pazar - Yekşem Basın Ne Kadar Özgür? Saat: 14.00 Konuşmacılar: Ahmet Abakay Doğan Tılıç Esra Koçak (TGS Ankara Şb. Bşk. Gökçer Tahincioğlu Hüseyin Aykol Örgütleyen: TGS VE ÇGD 15 Eylül 2014 Pazartesi - Duşem Rojava Kadın Devrimi Figen Yüksekdağ ( HDP Eş Genel Başkanı) Saat: 18.00 Örgütleyen: ESP 16 Eylül 2014 Salı - Şêşem Göç ve Sağlık Saat: 18.00 Oturum Başkanı; Prof. Dr. Çetin ATASOY Ankara Tabip Odası Başkanı Konuşmacılar: Prof. Dr. Şevkat Bahar ÖZVARIŞ Halk Sağlığı Uzmanı Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Dr. Timur Fadıl OĞUZ Psikiyatri Uzmanı Ankara Güven Hastanesi Örgütleyen: Türk Tabipler Birliği ve Ankara Tabip Odası 17 Eylül 2014 Çarşamba - Çarşem Hasta Tutsaklara Özgürlük Saat: 18.00 Konuşmacılar: Necla Şengül (İHD), Mehmet Baytekin (TUHADFED), Fahriye Belgün (Avukat) Örgütleyen: İHD Ankara Şubesi Cezaevi Komisyonu 18 Eylül 2014 Perşembe - Pêncşem 12 Eylül ve Aleviler Saat:18.30 Konuşmacılar: Müslüm Doğan PSAKD Genel Başkanı Av. Kamil Ateşoğulları ABF Yönetim Kurulu Üyesi Kelime Ata Yazar Moderatör: Emel Sungur Örgütleyen: Pir Sultan Abdal 2 Temmuz Vakfı 20 Eylül 2014 Cumartesi – Şêmi Saat: 12.00 – 14.00 Yas Tutan Tarih Ermeniler Konuşmacılar: Hırant Kasparyan- Sait Çetinoğlu - Mustafa Kahya Moderatör: Necla Kurul Örgütleyen: SYKP Saat 15.00 Savaşa Ve Katliamlara Karşı Hakların Dayanışmasını Büyütelim Konuşmacılar: Nuray Sancar (EMEP GYK üyesi) Fehim Işık gazeteci-yazar Örgütleyen: EMEP Konser Saat: 19.00 Yüksel Caddesi Örgütleyen: Devrimci 78’liler Federasyonu 21 Eylül 2014 Pazar – Yekşem Tek Yol Sokak Tek Yol Devrim Saat: 15.00 Sergi Alanında Söyleşi Örgütleyen: Halkevleri 22 Eylül 2014 Pazartesi – Duşem Apoletleri Sökülen Generaller Saat: 18.00 Konuşmacı: Mehmet HORUŞ (Devrimci 78’liler Federasyonu Avukatlar Grubu adına) 23 Eylül 2014 Salı – Şêşem Geziden Geriye Kalan - Forum Saat 18.30 Konuşmacılar: Ulaş Bayraktaroğlu (SDP Gn. Bşk. Yrd.) Barış Yıldırım (Yazar) Moderatör: Cengiz Gültekin Kapanış 23 Eylül 2014 Salı Saat: 19.00 Film Gösterimleri Dikmen – Tuzluçayır – Batıkent – Çayyolu Açık Hava Sinema Gösterileri 24 Eylül 2014, Saat: 20.00 Hoşçakal Yarın Yönetmen Reis Çelik’in Katılımıyla Yer: Mamak Dostlar Mahallesi Yazlık Sineması Örgütleyen: Mamak Barınma Hakkı Bürosu

3–28 Eylül 2012 Etkinlik Programı

3 EYLÜL PAZARTESİ

18.00: AÇILIŞ

Sunum :  “Adalet ve Özgürlük İçin Sesleniş!”  Yılmaz DEMİRAL

Konuşmalar:

Kamber ATEŞ Devrimci 78’liler Federasyonu Başkanı

Bülent TANIK Çankaya Belediye Başkanı

Konser: BANDİSTA

19.00: SERGİ AÇILIŞI, D Galerisi

“SURDİBİ DÜŞLERİ”

Düzenleyiciler:

Diyarbakır Sur Belediyesi,

Toplumcu Gerçekçi Belgesel Fotoğrafçılar Atölyesi

Devrimci 78’liler Federasyonu 

4 EYLÜL SALI

12.30: Barınma Hakkı Bürosu Yürüyüşü ve Sergi Açılışı

Yüksel Caddesi İnsan Hakları Anıtı önünden Müzeye Yürüyüş

“Orada Hayat Var” Fotoğraf Sergisinin Açılışı

Düzenleyenler:

Barınma Hakkı Bürosu

Toplumcu Gerçekçi Belgesel Fotoğrafçılar Atölyesi

Devrimci 78’liler Federasyonu

Film Gösterimi:

Bugün filmlerin tamamı, TMMOB / Jeoloji Mühendisleri Odası Toplantı Salonu, Meşrutiyet Cad. Hatay Sok. No: 21’de gösterilmektedir.

14.00:

Le Havre / Umut Limanı / Aki Kaurismaki / 2011 / 86'

16.00:

İz-Reç, Tayfur Aydın /2011 / 90’

18.30:

Saklı Yüzler, Handan İpekçi  / 2007 / 127’

5 EYLÜL ÇARŞAMBA

12.30: 1938 Dersim Katliamı’nı Protesto Yürüyüşü ve Sergi Açılışı

Yüksel Caddesi İnsan Hakları Anıtı önünden Müzeye Yürüyüş

“Dağlar ve İnsanlar” Fotoğraf Sergisinin Açılışı - Mehmet ÖZER

Düzenleyenler:

Ankara Dersimliler Derneği

Devrimci 78’liler Federasyonu

Film Gösterimi:

Bugün filmlerin tamamı, TMMOB / Jeoloji Mühendisleri Odası Toplantı Salonu, Meşrutiyet Cad. Hatay Sok. No: 21’de gösterilmektedir.

14.00:

Kara Vagon, Özgür Fındık / 2012 / 65’

16.00:

Una Vida Sin Palabras-Dilsiz Bir Hayat, Adam Isenberg  / 2012 / 71’*

18.30:

Derin Çığlık, Metin Kaya / 2011 / 60’*

6 EYLÜL PERŞEMBE                              

12.30: Tutsak Öğrenciler için Yüksel Caddesi İnsan Hakları Anıtı önünden Müzeye Yürüyüş ve

“Biz Bu Yeni Çağın çocukları” fotoğraf Sergisinin Açılışı - Mehmet ÖZER - Çınar Livane ÖZER

Düzenleyen kurumlar:

Genç – Sen

Tutuklu Öğrencilerle Dayanışma İnisiyatifi

Devrimci 78’liler Federasyonu

 Film Gösterimi:

Bugün filmlerin tamamı, TMMOB / Jeoloji Mühendisleri Odası Toplantı Salonu, Meşrutiyet Cad. Hatay Sok. No: 21’de gösterilmektedir.

14.00:

Welcome-Hoş Geldiniz, Philippe Lioret  / 2009 / 110’

16.00:

Güzel Günler Göreceğiz, Hasan Tolga Polat, / 2012 / 112’

18.30:

İncendies-İçimdeki Yangın, Denis Vileneuve / 2010 / 130’

7 EYLÜL CUMA

Film Gösterimi:

14.00:

Omar Kılled Me / Beni Ömer Öldürdü / Roschdy Zem / 2011 / 110'

16.00:

Red Dust, Kızıl Toz, Tom Hooper / 2004 / 110’

18.30 –21.30 PANEL:

 “12 Eylül Cezaevlerinde Sürüyor Hala”

Konuşmacılar:

Dr. Halis YERLİKAYA, Kolaylaştırıcı

Dr. Ata SOYER,

Dr. Metin BAKKALCI (TİHV Genel Sekreteri)

Dr. İdris BALUKEN (BDP Bingöl Milletvekili)

Düzenleyen: TTB / Ankara Tabip Odası

Yer: Çağdaş Sanatlar Merkezi Konferans Salonu

8 EYLÜL CUMARTESİ

12.30: Analar, Cumartesi Anneleri, Barış Anaları’nın katılımıyla

Yüksel Caddesi İnsan Hakları Anıtı Önünden Müze E Galerisi Sergi Salonuna Yürüyüş        

13.00 - 14.30: Kayıp Yakınları ve Barış Anneleri Etkinliği:

“KAYIPLARIMIZ BİZE SESLENİYOR”

Fotoğraf Sergisi: Mehmet ÖZER

Sinevizyon Gösterimi

Düzenleyenler:

İHD İstanbul Şube Kayıplar Komisyonu

Devrimci 78’liler Federasyonu

15.00 –19.00: Panel

“Darbeden bugüne Türkiye’nin sosyal ve ekonomik dönüşümü ve geleceğimiz”

KONUŞMACILAR:

Doç. Dr. Mustafa DURMUŞ (Kolaylaştırıcı / konuşmacı, Gazi Üniversitesi)

Prof. Dr. Nejla KURUL (Ankara Üniversitesi)

Prof. Dr. Hayriye ERBAŞ (Ankara Üniversitesi)

Prof. Dr. Metin ÖZUĞURLU (Ankara Üniversitesi)

Doç. Dr. H. Tarık ŞENGÜL (Orta Doğu Teknik Üniversitesi)

(18.00 – 19.00 arasında soru -cevap, katkı sunumu ve tartışma bölümü yer alacaktır)

Düzenleyen: Devrimci 78’liler Federasyonu

Yer: Çağdaş Sanatlar Merkezi Konferans Salonu

9 EYLÜL PAZAR

10.00 – 21.00, İmza ve söyleşi

“17’nin Ötesi

Erdal EREN Davası”

Memik HORUZ (Belgesel Film Yönetmeni, Yazar)

13.00 – 14.30: İHD Kayıplarını Anlatıyor: “26 Yılda 26 Kayıp”

Sunum: Sevim SALİHOĞLU (İHD Genel Başkan Yardımcısı)

Yer: Katliamlar Sergisi Salonu, E Galerisi

15.00 –16.30: “Çorum Katliamı Belgeseli Sunumu ve Gösterimi”

Sunum: Emel SUNGUR (Pir Sultan Abdal 2 Temmuz Kültür ve Eğitim Vakfı Genel Başkanı)

Konuşmacılar:

İlhan Can ERSEVEN (Yazar)

Sadık ERAL (Katliam Davası Avukatı)

Yer: Katliamlar Sergisi Salonu, E Galerisi

 17.00 –19.15: FORUM

Geçmişten Günümüze Antiemperyalist mücadele ve Gençlik 

Konuşmacı: Mustafa YALÇINER     

Düzenleyen: EMEK Gençliği

Yer: Çağdaş Sanatlar Merkezi Konferans Salonu

10 EYLÜL PAZARTESİ

12.30: Mamak Askeri Cezaevi Önünde Basın Açıklaması;

“Bütün İşkencecilerin Peşindeyiz”     

(Sıhhiye Köprüsü üzerindeki Beytepe Otobüs Durağı’ndan Saat: 11.30’da hareket edilecek)

Film Gösterimi:

14.00:

Le Havre / umut limanı / Aki Kaurismaki / 2011 / 86'

16.00:

Anavatanımım Kayıp Şarkıları, Nezih Ünen / 2010 / 94’

18.30 – 21.00: PANEL

Basında Meşru Şiddetin Sunumu

Moderatör:

Dr. Ayşe Nevin YILDIZ ( Araştırma Görevlisi/Selçuk Üniversitesi )

Konuşmacılar:

Gökçer TAHİNCİOĞLU ( Milliyet Gazetesi )

Kemal GÖKTAŞ ( Vatan Gazetesi )

Sultan ÖZER ( Evrensel Gazetesi )

11 EYLÜL SALI

Film Gösterimi:

14.00:

Tengri Blue Heaven / Mavi Cennet / Marie Jaoul Poncheville / 2008 / 106'

16.00:

Eden is West-Cennet Batı’da, Costa Gavras  / 2009 / 110’

18.00 - 20.00: PANEL

“12 Eylül Ve İnsan Haklarına Yönelik Çalışmalarımız”

Kolaylaştırıcı: Dr. Sezai BERBER (Psikiyatrist, TİHV Kurucular Kurulu Üyesi)

Konuşmacılar:

Yavuz ÖNEN (TİHV Kurucu Başkanı): Kuruluşundan bugüne TİHV

Dr. Levent KUTLU: TİHV Tedavi Ve Rehabilitasyon Çalışmaları

Evren ÖZER: TİHV Dökümantasyon Çalışmaları

Düzenleyen: Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV)

Yer: Çağdaş Sanatlar Merkezi Konferans Salonu

Film Gösterimi:

20.15:

İz-Reç, Tayfur Aydın / 2011 / 90’*

12 EYLÜL ÇARŞAMBA

04.00: Darbenin Duyurulduğu Ankara Radyo Evi Önünde

Demokrasi Nöbeti

11.00 –12.00: Mimarlar Odası Ankara Şubesi Haftalık Basın Toplantısı

"12 Eylül'ün Mekânsallığı"        

Yer: Çağdaş Sanatlar Merkezi Fuayesi - Dar Ağacı Önü

Film Gösterimi:

14.00:

İşte Böyle, Osman Şişman-Özlem Sarıyıldız / 2012 / 46’*

15.00:

Damında Şahan Güler Zere, Oya Aslan / 2011 / 52’*

16.15:

Sıkıyönetim-Etad de Siege,  Costa Gavras / 1972 / 115’

18.00: 12 Eylül Faşist Darbesinin 32. Yılında

Yüksel Caddesi İnsan Hakları Anıtı önünden ABD Büyükelçiliğine Yürüyüş       

19.30: Yüksel Caddesi İnsan Hakları Anıtı Önünde

“12 Eylül Faşist Darbesinin 32. Yılında Çekilecek Halayımız,

Söylenecek Şarkılarımız, Okunacak Şiirlerimiz Var” buluşması

Şiirler:

Ahmet TELLİ

Mehmet ÖZER

KONSER:

Grup ÖZGÜRLÜK

13 EYLÜL PERŞEMBE

Film Gösterimi:

13.00:

Vahşetin Çocukları, Jan van de Velde /  2008 / 90’

15.00 –17.00:  İmza ve söyleşi

Atilla KESKİN’in kaleminden 12 Eylül süreci

Atilla KESKİN (Araştırmacı, Yazar)

Yer: Çağdaş Sanatlar Merkezi Konferans Salonu

Film Gösterimi:

18.30:

Kara Vagon, Özgür Fındık  / 2012 / 65’*

20.15:

Yangın Var, Murat Saraçoğlu / 2011 / 86’*

14 EYLÜL CUMA

08.15: Ankara Adliye Sarayı Önünde Buluşma

(Darbecilerin yargılandığı mahkemeye katılmak ve protesto için)

14.00 - 16.00: Söyleşi

Avrupa’da Sürgünler, Haymatlos (vatansızlar)

Konuşmacılar:

Atilla KESKİN

Kemal YALÇIN

Erdal BOYOĞLU

Yer: Çağdaş Sanatlar Merkezi Konferans Salonu

Film Gösterimi: 

16.30:

Amador, Fernado Leon Aranoa  / 2010 / 112’

18.30 –21.00: PANEL

Cemil KIRBAYIR; Darbeye Karşı Direnişin Bayrağı

Konuşmacılar:

Sibel UZUN (EHP Genel Başkanı )

Mikail KIRBAYIR (Cemil KIRBAYIR’ın ağabeyi)

Muzaffer KOÇAK (Kars 78’liler Derneği Kurucu Üyesi)

Düzenleyen: EHP

Yer: Çağdaş Sanatlar Merkezi Konferans Salonu

15 EYLÜL CUMARTESİ

14.00- 19.30: KONFERANS:

“Devrimci 78’liler Darbe Yargılamalarını Ve Yeni Görevlerini Tartışıyor”

14.00 –16.30: I. Oturum

17.00 - 19.30: II. Oturum

Yer: Çağdaş Sanatlar Merkezi Konferans Salonu

19.30 - 21.30: İmza ve Söyleşi

Mehmet ÖZER

“Sesler Sözler Yüzler”

“Göz Görmez Bilinç Görür”

Yer: Çağdaş Sanatlar Merkezi Konferans Salonu

16 EYLÜL PAZAR

 12.00 –14.00: Söyleşi ve İmza

“Biz Duvar Yazılarıyız. Devlet Siler, Devrimciler Yeniden Yazar”

Sezai SARIOĞLU

Yer: Çağdaş Sanatlar Merkezi Konferans Salonu

Film Gösterimi:

14.00:

Selam’ın Annesi, Elif Ergezen /2012/ 15’*

14.30 –18.30 PANEL

“12 Eylül ve Bugünkü Siyasal Durum Üzerine”

Moderatör: Sibel ÖZBUDUN

Konuşmacılar:

Temel DEMİRER (yazar)

Aydın ÇUBUKÇU (yazar)

Mehmet BEKAROĞLU (yazar, siyasetçi)

Demir ÇELİK (BDP Muş Milletvekili)

Bilge Seçkin ÇETİNKAYA (ÖDP Eş Genel Başkanı)

Düzenleyen: Devrimci 78’liler Federasyonu

Yer: Çağdaş Sanatlar Merkezi Konferans Salonu

19.00 - 21.00: KONSER

Oğuz BORAN- Alevi Türküleri,

Duygu CİNEMRE

Yer: Çağdaş Sanatlar Merkezi Konferans Salonu

17 EYLÜL PAZARTESİ

Film Gösterimi:

14.00:

Keman, El Violin, Francisco Vargas  / 2005 / 104’

16.00:

Carandiru, Hector Babenko  / 2003 / 145’

18.30:

Grbavica:  Esma’nın Sırrı, Jasmila Zbanic  /2005/ 90’

18 EYLÜL SALI

Film Gösterimi:

14.00:

Yol, Yılmaz Güney-Şerif Gören  / 1981 / 110’

16.00:

Crossıng / Geçiş / Kim Tae-gyun / 2008 / 100' 

18.00 – 20.00:

“ÇOCUKLARI ANLATIYOR”

Açılış konuşması: Ankara / Çankaya Belediye Başkanı Bülent TANIK

Konuşmacılar:

Özge MUMCU (Uğur MUMCU’nun Kızı), Kolaylaştırıcı

Eren AYSAN ( Behçet AYSAN’nın Kızı)

Alaz ERDOST (İlhan ERDOST’un Kızı)

Düzenleyen: Toplumsal Bellek Platformu

Yer: Çağdaş Sanatlar Merkezi Konferans Salonu

Film Gösterimi:

20.15:

Tengrı Blue Heaven / Mavi Cennet / Marie Jaoul Poncheville / 2008 / 106'

19 EYLÜL ÇARŞAMBA

Film Gösterimi:

14.00:

İncendies-İçimdeki Yangın, Denis Vileneuve  / 2010 / 130’

16.00:

Unutma Beni İstanbul, Hüseyin Karabey, Hany Abu-Assad, Stefan Arsenijević, Aida Begić, Eric Nazarian, Stergios Niziris, Omar Shargawi, Josefina Markarian / 2011 / 118’

18.00 –19.15:

“Türkiye’de kayıplar”

Sunum: Av. Öztürk TÜRKDOĞAN (İHD Genel Başkanı)

Dia Gösterisi

Yer: Katliamlar Sergisi Salonu, E Galerisi

20 EYLÜL PERŞEMBE

Film Gösterimi:

14.00:

Yangın Var, Murat Saraçoğlu  / 2011 / 86’

16.00:

Keman, El Violin, Francisco Vargas  / 2005 / 104’

18.30 – 21.00: PANEL

Veysel’i Ararken…

Konuşmacılar:

Meral GÜNEY (Veysel GÜNEY’in kız kardeşi)

Ethem DİNÇER ( Mersin 78’liler Derneği Eski Başkanı)

Veli AĞBABA  ( CHP Malatya Milletvekili)

Düzenleyen: Devrimci 78’liler Federasyonu

Yer: Çağdaş Sanatlar Merkezi Konferans Salonu

21 EYLÜL CUMA

Film Gösterimi:

14.00:

Derin Çıglık, Metin Kaya / 2011 / 60’

15.30:

Late Automn-Geç Sonbahar, Yasujiro Ozu  / 1960 / 129’

18.00 –20.00: Anma etkinliği “Necdet ADALI”

Dün bugündür; ADALI aramızda…

Söyleşi, belgesel gösterimi, şiir, müzik   

Düzenleyen: DEV - LİS  

Yer: Çağdaş Sanatlar Merkezi Konferans Salonu

Film Gösterimi:

20.05:

Güzel Günler Göreceğiz, Hasan Tolga Polat, / 2012 / 112’

22 EYLÜL CUMARTESİ

09.00 –12.00: Nükleer Karşıtı Platform Ankara Bileşenleri Çalıştayı

12.00 - 15.00: Nükleer Karşıtı Platform Paneli

“12 Eylül Döneminde Nükleer Santraller ve Kazalara Bakış”

AÇILIŞ KONUŞMASI:

Osman ÖZYURT (Tarım Orkam - Sen Ankara Şube Başkanı, NKP Ankara Bileşenleri Sekretaryası)

Moderatör: Ramazan PEKTAŞ (NKP Ankara Bileşenleri Sekretaryası)

KONUŞMACILAR:

Prof. Dr. İnci GÖKMEN (ODTÜ Kimya Bölümü)

Şükran SONER (Cumhuriyet Gazetesi Yazarı)

Dr. Derman BOZTOK (NKP Ankara Bileşenleri Sekretaryası)

Düzenleyen: Nükleer Karşıtı Platform

Yer: Çağdaş Sanatlar Merkezi Konferans Salonu

15.30 - 17.30: PANEL 

“12 Eylül 82 Anayasası ve İnanç Özgürlüğü”

Moderatör: Murtaza DEMİR,

Katılımcılar: Av. Mehdi BEKTAŞ, Gazeteci Miyase İLKNUR

Yer: Çağdaş Sanatlar Merkezi Konferans Salonu

Düzenleyen: Pir Sultan Abdal 2 Temmuz Kültür ve Eğitim Vakfı

Yer: Çağdaş Sanatlar Merkezi Konferans Salonu

Film Gösterimi:

18.00:

Yol, Yılmaz Güney-Şerif Gören  / 1981 / 110’

20.00:

Welcome-Hoş Geldiniz, Philippe Lioret  /2009 / 110’

23 EYLÜL PAZAR

13.00 – 14.30

İmza ve Söyleşi:

“Auschwitz’den Diyarbakır’a; 5’nolu Cezaevi”

İrfan BABAOĞLU

Film Gösterimi

14.00:

The Great Dictator-Büyük Diktatör, Charlie Chaplin  / 1940 / 120’

16.00:

Dom, Halil Aygün  / 2012 / 22’*

16.45:

Mauthaussen Twice, Aynı Suya İki Kez Girilmez, Seth Feldman  / 2011 / 17’ *

17.15:

Dachau Line- Dachau Hattı, Seth Feldman  / 2011 / 18’*

18.30 - 20.30: Anma etkinliği “Veysel GÜNEY”

Söyleşi:

Düzenleyen: ÖDP Ankara İl Örgütü

Yer: Çağdaş Sanatlar Merkezi Konferans Salonu

24 EYLÜL PAZARTESİ

Film Gösterimi:

14.00:

Eden is West-Cennet Batı’da, Costa Gavras  / 2009 / 110’

16.00:

Amador, Fernado Leon Aranoa  / 2010 / 112’

18.30 - 21.30: PANEL:

“ADALET VE ÖZGÜRLÜK İSTİYORUZ, KCK Tutuklamaları”

Moderatör: Sırrı Süreyya ÖNDER (BDP İstanbul Milletvekili)

Katılımcılar:

Lami ÖZGEN (KESK Genel Başkanı),

Av. Sinan Coşkun (BDP PM Üyesi),

Hüseyin AYKOL (Gazeteci/yazar, Özgür Gündem Genel Yayın Yönetmeni),

Av. Halil İbrahim VARGÜN ( İHD Ankara Şube Başkanı)

Düzenleyen: Devrimci 78’liler Federasyonu

Yer: Çağdaş Sanatlar Merkezi Konferans Salonu

25 EYLÜL SALI

15.00 - 18.00: PANEL (I.Oturum)

“12 Eylül ve Mülkiye”

Konuşmacılar:

Prof. Dr. Korkut BORATAV,

Prof. Dr. Taner TİMUR,

Hasan Hüseyin ÖZKAN,

Handan KOÇ

18.00 - 20.00: PANEL (II. Oturum)

“12 Eylül ve Mülkiye”

Konuşmacılar:

Füsun ÇİÇEKOĞLU (Kolaylaştırıcı)

Prof. Dr. Cevat GERAY

Prof. Dr. Rona AYBAY

Düzenleyen: Mülkiyeliler Birliği

Yer: Çağdaş Sanatlar Merkezi Konferans Salonu

27 EYLÜL PERŞEMBE

Film Gösterimi:

14.00:

Unutma Beni İstanbul, Hüseyin Karabey, Hany Abu-Assad, Stefan Arsenijević, Aida Begić, Eric Nazarian, Stergios Niziris, Omar Shargawi, Josefina Markarian / 2011 / 118’

16.00:

Vicdan Filmleri 2012 seçkisi, Hrant Dink Vakfı*

Rakel Dink’in katılımıyla

18.00 –20.00: Ulucanlar Belgesel Gösterimi ve Söyleşi

"Büyük Yüzleşme; Ulucanlar Cezaevi"

 Konuşmacılar:

Ali HAKKAN (Mimarlar Odası Ankara Şube Başkanı)

Tezcan Karakuş CANDAN (Mimarlar Odası Ankara Şube Sekreteri)

Yusuf Kenan BEYSÜLEN (Belgesel Film Yönetmeni)

Düzenleyen: TMMOB Mimarlar Odası Ankara Şubesi

Yer: Çağdaş Sanatlar Merkezi Konferans Salonu

Film Gösterimi:

20.15:

Crossıng / Geçiş / Kim Tae-gyun / 2008 / 100' 

28 EYLÜL CUMA

18.00 –21.00: KAPANIŞ PROGRAMI

SON SÖZ: Kapanış konuşması, Şiirler, Sinevizyon…Kısa Oyun: “Ulrike Sesleniyor! “Müzik: Grup KİBELE  

SERGİLER

ONLARDAN BİZE…

Deniz’in Parkası,  Mahir’in Hırkası, İbrahim’in Teksir Makinesi

Ve…

3 Eylül - Pazartesi

4 Eylül - Salı

5 Eylül - Çarşamba

6 Eylül - Perşembe

7 Eylül - Cuma

8 Eylül - Cumartesi

9 Eylül - Pazar

18.00 AÇILIŞ

Sunum : “Adalet ve Özgürlük İçin Sesleniş!” Yılmaz DEMİRAL

Konuşmalar:

Kamber ATEŞ - Devrimci 78’liler Federasyonu Başkanı

Bülent TANIK - Çankaya Belediye Başkanı

 

Konser: BANDİSTA

 

İmza ve söyleşi

“17’nin Ötesi Erdal EREN Davası”

Memik HORUZ (Belgesel Film Yönetmeni, Yazar)

 

12.30: Yürüyüş - Yüksel Caddesinden Müzeye  Barınma Hakkı Bürosu Yürüyüşü ve “Orada Hayat Var” Fotoğraf Sergisinin Açılışı

Düzenleyiciler: Barınma Hakkı Bürosu, Toplumcu Gerçekçi Belgesel Fotoğrafçılar Atölyesi, Devrimci 78’liler Federasyonu

 

Film Gösterimi:

14.00

16.00

18.30

 

12.30:Yürüyüş - Yüksel Caddesinden Müzeye Dersimlilerin 1938 Katliamı Yürüyüşü ve "Dağlar ve İnsanlar" Fotoğraf Sergisinin Açılışı

Düzenleyiciler: Ankara Dersimliler Derneği,  Devrimci 78’liler Federasyonu

 

Film Gösterimi:

14.00

16.00

18.30

 

12.30:Yürüyüş - Tutsak Öğrenciler için Yüksel Caddesinden Müzeye Yürüyüş ve “Biz Bu Yeni Çağın çocukları” fotoğraf Sergisinin Açılışı

Düzenleyen kurumlar: Genç – Sen, Tutuklu Öğrencilerle Dayanışma İnisiyatifi, Devrimci 78’liler Federasyonu

 

Film Gösterimi:

14.00

16.00

18.30

 

Film Gösterimi:

14.00

16.00

 

18.30 – 21.30 PANEL: “12 Eylül Cezaevlerinde Sürüyor Hala”

Konuşmacılar:

Dr. Halis YERLİKAYA, (Kolaylaştırıcı)

Dr. Ata SOYER,

Dr. Metin BAKKALCI (TİHV Genel Sekreteri)

Dr. İdris BALUKEN (BDP Bingöl Milletvekili)

Düzenleyen: TTB / Ankara Tabip Odası

 

 

12.30:Yürüyüş - Analar, Cumartesi Anneleri, Barış Anaları’nın katılımıyla Yüksel Caddesinden Müzeye Yürüyüş

 

13.00- 14.30: Kayıp Yakınları ve Barış Anneleri Etkinliği: “KAYIPLARIMIZ BİZE SESLENİYOR”

Fotoğraf Sergisi: Mehmet ÖZER

Sinevizyon Gösterimi

Düzenleyen:

İHD İstanbul Şube Kayıplar Komisyonu

Devrimci 78’liler Federasyonu

15.00–19.00: Panel

“Darbeden bugüne Türkiye’nin sosyal ve ekonomik dönüşümü ve geleceğimiz”

Konuşmacılar:

Doç. Dr. Mustafa DURMUŞ (Kolaylaştırıcı / konuşmacı, Gazi Üniversitesi)

Prof. Dr. Nejla KURUL (Ankara Üniversitesi)

Prof. Dr. Hayriye ERBAŞ (Ankara Üniversitesi)

Prof. Dr. Metin ÖZUĞURLU (Ankara Üniversitesi)

Doç. Dr. H. Tarık ŞENGÜL (Orta Doğu Teknik Üniversitesi)

Düzenleyen: Devrimci 78’liler Federasyonu

13.00-14.30: İHD Kayıplarını Anlatıyor: 26 Yılda 26 Kayıp

Sunum: Sevim SALİHOĞLU (İHD Genel Başkan Yardımcısı)

Yer: Katliamlar Sergisi Salonu, E Galerisi

 

15.00–16.30: “Çorum Katliamı Belgeseli Sunumu ve Gösterimi”

Sunum: Emel SUNGUR (Pir Sultan Abdal 2 Temmuz Kültür ve Eğitim Vakfı Genel Başkanı)

Konuşmacılar:

İlhan Can ERSEVEN (Yazar)

Sadık ERAL (Katliam Davası Avukatı)

Yer: Katliamlar Sergisi Salonu, E Galerisi

 

17.00–19.15: FORUM

Geçmişten Günümüze Antiemperyalist Mücadele ve Gençlik

Konuşmacı :

Mustafa YALÇINER

Düzenleyen: EMEK Gençliği

 

10 Eylül - Pazartesi

11 Eylül - Salı

12 Eylül - Çarşamba

13 Eylül - Perşembe

14 Eylül - Cuma

15 Eylül - Cumartesi

16 Eylül - Pazar

12.30: Mamak Askeri Cezaevi Önünde Basın Açıklaması “Bütün İşkencecilerin Peşindeyiz” (Sıhhiye Köprüsü Üzerindeki Beytepe Otobüs Durağı’ndan Saat 11.30’da Hareket Edilecek)

 

Film Gösterimi:

14.00

16.00

 

18.30 – 21.00 Panel

Basında Meşru Şiddetin Sunumu

Dr. Ayşe Nevin YILDIZ ( Araştırma Görevlisi/Selçuk Üniversitesi ), Kolaylaştırıcı

Konuşmacılar:

Gökçer TAHİNCİOĞLU ( Milliyet Gazetesi )

Kemal GÖKTAŞ ( Vatan Gazetesi )

Sultan ÖZER ( Evrensel Gazetesi )

Film Gösterimi:

14.00

16.00

 

18.00- 20.00: Panel

“12 Eylül Ve İnsan Haklarına Yönelik Çalışmalarımız”

Dr. Sezai BERBER (Psikiyatrist, TİHV Kurucular Kurulu Üyesi), Kolaylaştırıcı

Konuşmacılar:

Yavuz ÖNEN (TİHV Kurucu Başkanı): Kuruluşundan bugüne TİHV

Dr. Levent KUTLU: TİHV Tedavi Ve Rehabilitasyon Çalışmaları

Evren ÖZER: TİHV Dökümantasyon Çalışmaları

Düzenleyen: Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV)

 

Film Gösterimi:

20.15

04.00: Darbenin Duyurulduğu Ankara Radyo Evi Önünde Demokrasi Nöbeti

 

11.00–12.00: Mimarlar Odası Ankara Şubesi Haftalık Basın Toplantısı

"12 Eylül'ün Mekânsallığı"

Yer: Çağdaş Sanatlar Merkezi Fuayesi - Dar Ağacı Önü

 

Film Gösterimi:

14.00

16.00

 

 

18.00:Yürüyüş - 12 Eylül Faşist Darbesinin 32. Yılında Yüksel Caddesi İnsan Hakları Anıtı önünden ABD Büyükelçiliğine Yürüyüş

 

19.30: Yüksel Caddesi İnsan Hakları Anıtı Önünde “12 Eylül Faşist Darbesinin 32. Yılında Çekilecek Halayımız, Söylenecek Şarkılarımız, Okunacak Şiirlerimiz Var” buluşması

Şiirler:

Ahmet TELLİ

Mehmet ÖZER

Konser: Grup Özgürlük

Film Gösterimi:

13.00

 

15.00-17.00: İmza ve söyleşi  Atilla KESKİN’in kaleminden 12 Eylül süreci

Atilla KESKİN ( Araştırmacı, Yazar)

 

Film Gösterimi:

18.30

08.45: Ankara Adliye Sarayı Önünde Buluşma

(Darbecilerin yargılandığı mahkemeye katılmak ve protesto için)

 

14.00- 16.00: Söyleşi

Avrupa’da Sürgünler, Haymatlos (vatansızlar)

 

Konuşmacılar:

Atilla KESKİN

Kemal YALÇIN

Erdal BOYOĞLU

 

18.30–21.00: Panel

Cemil KIRBAYIR; Darbeye Karşı Direnişin Bayrağı

Konuşmacılar:

Sibel UZUN (EHP Genel Başkanı )

Mikail KIRBAYIR (Cemil KIRBAYIR’ın ağabeyi)

Muzaffer KOÇAK (Kars 78’liler Derneği Kurucu Üyesi)

Düzenleyen: EHP

14.00-19.30: Konferans Devrimci 78’liler Darbe Yargılamalarını, Ve Yeni Görevlerini Tartışıyor

14.00–16.30: I. Oturum

17.00- 19.30: II. Oturum

 

 

19.30- 21.30: İmza ve Söyleşi  Mehmet ÖZER

“Sesler Sözler Yüzler”

“Göz Görmez Bilinç Görür”

12.00–14.00: Söyleşi ve İmza “Biz Duvar Yazılarıyız. Devlet Siler, Devrimciler Yeniden Yazar”

Sezai SARIOĞLU

 

14.30–18.30 Panel

“12 Eylül ve Bugünkü Siyasal Durum Üzerine”

Sibel ÖZBUDUN, Kolaylaştırıcı

Konuşmacılar:

Temel DEMİRER (yazar)

Aydın ÇUBUKÇU (yazar)

Mehmet BEKAROĞLU (yazar, siyasetçi)

Demir ÇELİK (BDP Muş Milletvekili)

Bilge Seçkin ÇETİNKAYA (ÖDP Eş Genel Başkanı)

Düzenleyen: Devrimci 78’liler Federasyonu

 

19.00- 21.00: Konser

Oğuz BORAN- Alevi Türküleri,

Duygu Cinemre

17 Eylül - Pazartesi

18 Eylül - Salı

19 Eylül - Çarşamba

20 Eylül - Perşembe

21 Eylül - Cuma

22 Eylül - Cumartesi

23 Eylül – Pazar

Film Gösterimi:

14.00

16.00

18.30

Film Gösterimi:

14.00

16.00

 

18.00 – 20.00:Panel "ÇOCUKLARI ANLATIYOR"

Açılış konuşması: Ankara / Çankaya Belediye Başkanı Bülent TANIK

Moderatör:

Konuşmacılar:

Özge MUMCU (Uğur MUMCU’nun Kızı), Kolaylaştırıcı

Eren AYSAN ( Behçet AYSAN’nın Kızı)

Alaz ERDOST (İlhan ERDOST’un Kızı)

Düzenleyen: Toplumsal Bellek Platformu

 

Film Gösterimi:

20.15

Film Gösterimi:

14.00

16.00

 

18.00–19.15: “Türkiye’de kayıplar”

Sunum: Av. Öztürk TÜRKDOĞAN (İHD Genel Başkanı)

Dia Gösterisi

Yer: Katliamlar Sergisi Salonu, E Galerisi

 

 

Film Gösterimi:

14.00

16.00

 

18.30 – 21.00: PANEL

Veysel’i Ararken…

Konuşmacılar:

Meral GÜNEY (Veysel GÜNEY’in kız kardeşi)

Ethem DİNÇER (Mersin 78’liler Derneği Eski Başkanı)

Veli AĞBABA ( CHP Malatya Milletvekili)

Düzenleyen: Devrimci 78’liler Federasyonu

 

Film Gösterimi:

14.00

16.00

 

18.00–20.00: Anma etkinliği “Necdet ADALI”

Dün bugündür; ADALI aramızda…

Söyleşi, belgesel gösterimi, şiir, müzik

Düzenleyen: DEV – LİS

 

Film Gösterimi:

20.15

09.00–12.00: Nükleer Karşıtı Platform Ankara Bileşenleri Çalıştayı

 

12.00- 15.00: Panel

“12 Eylül Döneminde Nükleer Santraller ve Nükleer Kazalara Bakış”

AÇILIŞ KONUŞMASI:

Osman ÖZYURT (Tarım Orkam - Sen Ankara Şube Başkanı)

Ramazan PEKTAŞ, Kolaylaştırıcı

Konuşmacılar:

Prof. Dr. İnci GÖKMEN (ODTÜ Kimya Bölümü)

Şükran SONER (Cumhuriyet Gazetesi Yazarı)

Dr. Derman BOZTOK (Ankara Tabip Odası)

Düzenleyen: Nükleer Karşıtı Platform Ankara Bileşenleri

 

15.30- 17.30: Panel

“12 Eylül 82 Anayasası ve İnanç Özgürlüğü”

Moderatör: MURTAZA DEMİR,

Katılımcılar: Av. Mehdi BEKTAŞ, Gazeteci Miyase İLKNUR

Düzenleyen: Pir Sultan Abdal 2 Temmuz Kültür ve Eğitim Vakfı

 

Film Gösterimi:

18.00

20.00

13.00–14.30 İmza ve Söyleşi:  "Auschwitz’den Diyarbakır’a; 5’nolu Cezaevi”

İrfan BABAOĞLU

 

15.00–18.00: Panel : ADALET VE ÖZGÜRLÜK İSTİYORUZ , KCK Tutuklamaları

Sırrı Süreyya ÖNDER (BDP İstanbul Milletvekili), Kolaylaştırıcı

Katılımcılar:

Lami ÖZGEN (KESK Genel Başkanı),

Av. Sinan Coşkun (BDP PM Üyesi),

Hüseyin AYKOL (Gazeteci/yazar, Özgür Gündem Genel Yayın Yönetmeni),

Av. Halil İbrahim VARGÜN ( İHD Ankara Şube Başkanı)

Düzenleyen: Devrimci 78’liler Federasyonu

 

18.30- 20.30: Anma etkinliği :“Veysel GÜNEY”

Söyleşi

Düzenleyen: ÖDP Ankara İl Örgütü

24 Eylül - Pazartesi

25 Eylül - Salı

26 Eylül - Çarşamba

27 Eylül - Perşembe

28 Eylül - Cuma

 

 

Film Gösterimi:

14.00

16.30

18.30

15.00: 18.00: Panel : “12 Eylül ve Mülkiye”

(I.Oturum)

Konuşmacılar:

Prof. Dr. Korkut BORATAV,

Prof. Dr. Taner TİMUR,

Hasan Hüseyin ÖZKAN,

Handan KOÇ

 

18.00- 20.00: Panel “12 Eylül ve Mülkiye”

(II. Oturum)

Konuşmacılar:

Füsun ÇİÇEKOĞLU (Kolaylaştırıcı)

Prof. Dr. Cevat GERAY

Prof. Dr. Rona AYBAY

Düzenleyen: Mülkiyeliler Birliği

 

 

Film Gösterimi:

14.00

16.00

 

18.00–20.00: Ulucanlar Belgesel Gösterimi ve Söyleşi "Büyük Yüzleşme; Ulucanlar Cezaevi"

Konuşmacılar:

Ali HAKKAN (Mimarlar Odası Ankara Şube Başkanı)

Tezcan Karakuş CANDAN (Mimarlar Odası Ankara Şube Sekreteri)

Yusuf Kenan BEYSÜLEN (Belgesel Film Yönetmeni)

Düzenleyen: TMMOB Mimarlar Odası Ankara Şubesi

 

Film Gösterimi:

20.15

18.00–21.00: Kapanış Programı

SON SÖZ: Kapanış konuşması, Şiirler, Sinevizyon…

Kısa Oyun: “Ulrike Sesleniyor! “

Konser: Grup KİBELE

 

 

 

ONLARDAN BİZE…

RESİM SERGİLERİ:

KARİKATÜR SERGİLERİ:

FOTOĞRAF SERGİLERİ:

 

Deniz’in Parkası, Mahir’in Hırkası, İbrahim’in Teksir Makinesi

Ve…

 

 

“EYLÜL KARANLIKLARINDAN”

ñ       Alime MİTAP

 

BEN ANNEMİ İSTERİM 2”

ñ       Semra DANYELİ

 

İÇERİDEN DIŞARIYA MERHABA”

 

KARİKATÜRLERLE 12 EYLÜL”

ñ       Dr. Taner ÖZEK

 

DİYARBAKIR ZİNDANI İŞKENCE KARİKATÜRLERİ ”

ñ       Zülfikar TAK

ONURUMUZ

SESLER SÖZLER YÜZLER

Mamak Mektupları

Arkadaş Fotoğrafları

Asla Unutma Asla Bağışlama

Akhparik Hrant

Kayıplar Bize Sesleniyor

Usanmadan Uslanmadan

ñ       Mehmet ÖZER

ñ       İbrahim DEMİREL

ñ       Bora BALCI

ñ       Yasemin ÖZTÜRK

ñ       Adil OKAY

 

ORADA HAYAT VAR”

DİKMEN VADİSİ DİRENİŞ ÖYKÜSÜ

38 DERSİM KATLİAMINI UNUTMA

BİZ BU YENİÇAĞIN ÇOCUKLARI

TUTSAK ÖĞRENCİLERE ÖZGÜRLÜK

KAYIPLARIMIZI ARAMAYI SÜRDÜRÜYORUZ

ROBOSKİ KATLİAMI

FİLİSTİN’DE DÜŞENLER

 

Önceki bölümde Cumhuriyet Savcısı Mete Göktürk’ün idam gecesi yaşananları anlattığı notlarına yer vermiştik.

 

Savcının anlatımlarını o geceye ilişkin ‘tek namuslu tanıklık’ saydığımızı belirtmiştik. Tanımayanlar için öncelikle Mete Göktürk’ün ‘düzgün bir hukukçu’ olduğuna inandığımızı belirtmemiz gerekiyor. 1960’lı yıllarda hukuk fakültesi öğrencisiyken TİP (Türkiye İşçi Partisi) üyesi olduğu biliniyor. Sonraki yıllarda DGM Savcılığı yaparken ‘yargı bağımsız değildir’ dediği için yargılandığını da hatırlıyoruz. Sanatçı yanı da bulunan Savcı Göktürk’ün bir süre Birgün Gazetesi’nde karikatürlerinin yayınlandığını da notlarımız arasına ekleyelim. Veysel Güney’i arama sürecinde Savcı Göktürk’le yüz yüze görüştüğümüzü ve anlattıklarının samimiyetine inandığımızı da vurgulayalım.

Bu bilgilerden sonra Savcı Göktürk’ün idam gecesi için anlattığı bazı notlarına dikkat çekelim. Göktürk, Veysel ve Ali İhsan’ın yaşadığı eve yapılan operasyona ilişkin ‘Biraz aceleci ve tedbirsiz davranılması sonucu silahlı çatışma çıkmış, bu çatışmada bir militan ölmüş, bir teğmen şehit olmuştu.’ diyor. Dosyamızın ilk bölümlerinde de yazdık. Operasyon yapılan ev Devrimci Yol’un Gaziantep sorumlusu ‘Kamil’in evi’ olarak biliniyor. Ve ağır işkencelerden sonra evi polise veren Behzat ‘Kamil’in evinde eşi ve küçük bebeğiyle’ yaşadığını söylüyor. Dolayısıyla operasyon ekibi evde direnişle karşılanacağını düşünmüyor. ‘Aceleci ve tedbirsiz davranıyor’. Savcının anlatımlarıyla bizim öngörümüzün burada uyuştuğunu belirtmem gerekiyor.

Göktürk’ün bir başka bölümde ise  ‘Veysel Güney’in ölüm cezasına çarptırılmasına neden olan olayı en başından beri izlemiştim. Çatışmada ölen teğmen ve militanın ölü muayenelerinde bulunmuş, çatışmanın yaşandığı apartman havalandırma boşluğundan kaçmaya çalışırken yakalanan ve görevlilerce feci şekilde dövülerek ağır bir şekilde yaralanan Veysel Güney’in hastanede ilk ifadesini almış, olayın hazırlık soruşturmasını ben yapmıştım. Soruşturmanın bu aşamasında çatışmada Veysel Güney’in de silah kullandığına ilişkin bir kanıt elde edememiştik. Sonradan ne gibi gelişmeler oldu bilmiyordum. Ancak benim ilk tespitlerimle Sıkıyönetim Askeri Mahkemesi’nin kararında varılan sonuç örtüşmüyordu. O günlerde yaşanan ortamın olağan üstlüğü de göz önüne alındığında, yargılamanın tarafsız ve adil yapılmamış olabileceğine ilişkin kuşkular duyuyordum.’  diyor.

Açık bir şekilde Veysel’in silah kullandığına dair delil olmadığını, ağır şekilde dövüldüğünü, sıkıyönetim mahkemesinin kararıyla kendi bulguları arasında farklar olduğunu belirtiyor. Dosyamızın başından itibaren ortaya koymaya çalıştığımız hukuksuzlukların bir benzerini de Cumhuriyet Savcısı’nın söylediğini görüyoruz. 

Başka bir bölümde Savcı infaz beklenirken yaşananları anlatıyor. Midemiz bulanmadan okuyamadığımız bu bölüme ilişkin önce savcının söylediklerine bakıyoruz :

‘Yasa gereği infazda hazır bulunması gereken görevliler dışında, pek çok subay ve emniyet görevlisinin de infazı izlemek için meraklı ve neşeli bir bekleyiş içinde olduklarını gördüm. Çaylar, kahveler ard arda içiliyor, şakalar, espriler havada patlıyordu. ’Eşleriyle çocuklarının bu gösteriyi kaçıracaklarına üzülmüşlerdir mutlaka’ diye geçti içimden. Bir ara içkili olduğu belli olan emniyet müdürü sırıtarak "bu herif asılırken bize söverse ne yaparız ?" diye bir soru attı ortaya. Yanıt Sıkıyönetim Komutan Yardımcısı’ndan geldi aynı sırıtkanlıkla “ipten indirir, yeniden asarız sen kafanı yorma müdürüm”.'

Kim olursa olsun bir insanın ölümünü ‘neşeyle izleyenleri’ aşağılık bulduğumuzu belirtelim. Ve daha iğrenci Emniyet Müdürü ile Sıkıyönetim Komutan Yardımcısı arasında geçen konuşmanın içeriğidir. ‘Bu herif asılırken bize söverse ne yaparız’ diyen emniyet müdürüne ‘ipten indirir, yeniden asarız sen kafanı yorma’ diyen Sıkıyönetim Komutan Yardımcısı'nın ne anlatmak istediğini okurlarımız anladı mı bilemiyoruz. O dönem emniyet müdürlüklerinde ve cezaevlerinde süren işkenceler arasında taciz, tecavüz, cop… gibi ‘alçaklıklar’ bulunduğunu ve konuşanların bunu ifade ettiğini, savcının belki de daha fazla midesi kaldırmadığından bu bölümü açıkça yazamadığını düşünüyoruz. İdam edilecek bir insana böylesi bir alçaklıkla yaklaşan bu ‘insan müsveddelerini’ lanetliyoruz.

Savcı Göktürk’ün ‘Başsavcı (b.s.d.) arıyordu.’ diye söz ettiği Gaziantep Cumhuriyet Başsavcısı’nın Bekir Sami Daçe olduğunu, Daçe’nin Veysel’in infazından 4 ay sonra Danışma Meclisi üyeliğine seçildiğini, BTP ve DYP kurucusu olduğunu, daha sonra bu partiden Adana Milletvekili olduğunu, Devlet ve Adalet Bakanlığı görevlerinde bulunduğunu hatırlatalım. 

Veysel ailesiyle görüşürken kardeşi Ayhan’ın gözaltına alınışını, annesinin diğer oğlunun başına da kötü şeyler geleceğini düşünerek oğlu için çırpınışlarını, bir dakika görüşme izninde sarılmalarına bile izin verilmeyişini içimiz burkularak okuduk. Veysel’in idama giderken gösterdiği metaneti, Denizler’den aldığı mirasla gösterdiği direnişi, ‘başı dik, yüzünde bir gülümsemeyle’ idama nasıl gittiğini de okuduk satır aralarında... Ve Veysel’in verilmeyen veda mektubunu hangi koşullarda yazdığını gördük savcının anlatımlarında. Ki bu veda mektubu, daha önce de sözünü ettik, bize Veysel Güney’in yargılandığı dosyanın kapağını araladı. 

Savcı Göktürk’ün anlatımlarına ilerde Veysel’in veda mektubunu ve cenazesini arama sürecinde tekrar değineceğiz.  Yaşamın dayattığı bir zorunlulukla Veysel’in idamına tanıklık etmiş Savcı Mete Göktürk’ün orada bulunması ne kadar ‘şansızlıksa’, tanıklıklarını paylaşmasını ‘tarihe not düşmek’ anlamında bir ‘şans’ olarak gördüğümüzü belirterek bitiriyoruz bu bölümü..  

Ethem Dinçer



Anket
SEÇİM SONRASI SİYASİ KRİZİN SORUMLUSU KİM

Halen Yürürlükte olan 12 Eylül Yasaları (236)
12 Eylül Yasaları ile geçmişte bu ülkeyi yönetenler (31)
Dokuz Yıldır tek başına İktidarda olmasına rağmen 12 Eylül Yasalarıyla yönetmenin kolaycılığına kaçan Ak Parti (144)
Hepsi (489)


Site İçi Arama


Çok Okunanlar






Ertuğrul  ÜNLÜTÜRK

• Ekrana bakarken

Fidel CASTRO RUZ

Kinizmin ölüm dansı

Rahmi YILDIRIM

DÜNDEN BUGÜNE ASKERİ DARBELER (4)

Tayfun  ŞEN

Siyasal liberalizmin ışıklı cümleleri…

İlyas DANYELİ

27 MAYIS DARBESİ ÜZERİNE

DUYURULAR/BASIN AÇIKLAMALARI 

Madımak Yanmaya devam ediyor hala...

José Martí Küba Dostluk Derneği 

Küba´da Kadın Olmak

Erdal  BOYOĞLU

TAKSİM GEZİ PARKI EYLEMLERİ VE SONUÇLARI

Filiz YALÇIN

PAHA

İbrahim  ERDOĞAN

Hedef 12 Eylül’le yüzleşmek mi ? Oy avcılığı mı?

Lokman ÖĞÜLMÜŞ

ALIŞACAKSINIZ…

Kamber ATEŞ

Kamber Ateş: Referandumda sandığa niye gideyim?

Yeter ÖZDEMİR ŞAHİN

HRANT´A AĞIT

Hüseyin ESENTÜRK

DİKTATÖR KOBRA’NIN HİPNOZU…

Orhan  İYİLER

HALKIMIZA SİZİN İÇİN SUÇ DUYURUSUNDA BULUNUYORUM

Ali BİLGE 

Başkanlık Sistemi ve Kürt Sorunu

Meral  BEKAR

ERDAL, ERDAL, ERDAL

Sibel ÖZBUDUN

BUGÜN ADNAN YÜCEL KONUŞACAĞIZ…[1]

Temel Demirer

“ZAMANIN RUH(SUZLUĞ)U”NA KARŞI İBRAHİM KAYPAKAYA[*]

Atilla  ALTAYLI

8 Mart Emekçi Kadınlar!

Nejat  KANGAL

Biz ‘uyurken’ çocuklar büyümüş

gülsen feroğlu

Ey beyaz Türk; doğrularınla yaşamamı istediğin hayat, benimdi

Sarih BASİT

MAHKEME VAR, ERGENEKON VAR , SOL YOK

Nevzat BERBER

GENEL SEÇİM ÜZERİNE

Ethem DİNÇER

Mersin´in dört günü... YSK Mersin´i sokağa döktü


©  2004 - 2019 ?78'liler.com
Bu sitedeki bilgiler paylaşmak amaçlıdır, izin alınmadan kullanılabilinir... 

Lovegra Prix Lovegra Effet Meizitang Soft Gel Reviews Meizitang Soft Gel Capsules Lida Daidaihua France Lida Daidaihua Ebay Super Kamagra Prix Super Kamagra France Priligy Generique Dapoxetine Viagra Original Pas Cher Viagra Original Levitra Original Pas Cher Levitra Original 20 Mg Kamagra Oral Jelly Pas Cher Kamagra Oral Jelly Acheter Kamagra Prix Kamagra Pas Cher Cialis Original En Ligne Cialis Original En France Lovegra Experiences Lovegra Meizitang Soft Gel Reviews