78liler Federasyonu    YAŞASIN 1 MAYIS       BASINA VE KAMOYUNA       BASINA VE KAMOYUNA       BASINA VE KAMOYUNA       DAYANIŞMA YEMEĞİMİZE TÜM DOSTLARI BEKLİYORUZ...       ONURUMUZDUR       8.OLAĞAN KURUL DEKLERASYONU       BASINA VE KAMUOYUNA       DENİZLERİN BAŞ UCUNDA       BASINA VE KAMUOYUNA   

 HABERLER
 SON MEKTUPLAR
 VEYSEL GÜNEY DOSYASI
 16 MART DOSYASI
 İNCİRALTI DOSYASI
 1 MAYIS DOSYASI
 78'LİLER ARŞİVİNDEN
 SERBEST KÜRSÜ
 TANIKLIKLAR
 ÜRÜNLER
 BASINDA 78'LİLER
 AKADEMİ 78
 GEN?KALANLAR

 VİDEOLAR

 LİNKLER
levitra belgie,levitra kopen,levitra generiek levitra belgie levitra belgie,levitra kopen,levitra generiek levitra kopen levitra belgie,levitra kopen,levitra generiek levitra generiek priligy kopen in apotheek priligy kopen priligy kopen in apotheek priligy belgie Viagrapillen en online informatie over o.a. werking Viagra bijwerkingen, Viagra kopen en bestellen op Viagrapillen.be,Viagra Pil,Viagra Pillen viagra pil Viagrapillen en online informatie over o.a. werking Viagra bijwerkingen, Viagra kopen en bestellen op Viagrapillen.be,Viagra Pil,Viagra Pillen viagra pillen


İzmir   78'liler Derneği

İZMİR 78’LİLER DERNEĞİ´NDEN TEŞEKKÜR

Devrimci 78'liler Federasyonu  Genel Kurul

DAVAYA KATILMAK İSTEYEN LER İÇİN MÜDAHİL DİLEKÇE ÖRNEĞİ

12 Eylül Utanç Müzesi  .

30. SUÇ YILINDA 12 EYLÜL UTANÇ MÜZESİ’Nİ KURUYORUZ!
Üye Girişi
78liler Federasyonu





Emek Haberleri

Hava Durumu

78liler Federasyonu

BDP ŞIRNAK MİLLETVEKİLİ HASİP KAPLAN´ın Bütçe Konuşması

25/12/2010





 

HASİP KAPLAN

BDP ŞIRNAK MİLLETVEKİLİ

13 ARALIK 2010

 

 

 

 

 

 

 

Sayın başkan,

Sayın milletvekilleri,

 

BDP grubu adına hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Geçen sene bütçe görüşmeleri öncesi, partimiz DTP  kapatıldı, Sn. Türk ile Tuğluk’ un üyeliği düşürüldü, bütçe görüşmelerinde yoktuk. Meclis renksiz, sessiz, heyecansız, hatta sıkıcıydı.  Oysa biz meclisin tadı biberiyiz.

Farklıyız, farklılıklar ayrışmanın nedeni değil; birliğin ve demokrasinin harcıdır.

 “Yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür, bir orman gibi kardeşçesine…” felsefemiz, sevdamız bu… “Barış ve Demokrasi” dedik, BDP dedik, yolumuza devam ettik.

AKP hükümetlerinin 9’ncu olan 2011 bütçesi nedeniyle sanal rakamlarını, palavralarını dinlediniz, şimdi söz sırası bizde:

I-KRİZDEN ETKİLENMEDİK PALAVRASI,

Küresel Ekonomik Kriz depreminin merkez üssü, Türkiye’nin en büyük müşterileri ABD vrupa, sarsıntılar sürüyor. Yüzde 60 ihracat/ithalat yaptığımız bu devletlerle yüzde 40’lara gerilemişiz. İşsizlik, zam, enflasyon, dış açık,düşen büyüme oranları,karşılıksız çekler,icralık kartlar, batan şirketler..Siz etkilenmemiş olabilirsiniz ama halkımız etkilendi..Dünyanın üç büyük bunalımında da kaybeden Türkiye oluyor.

1-1873’de başlayan birinci dünya savaşına kadar eden Uzun Bunalımda (The Long Depression.) Balkanlar,Kafkaslar, Ortadoğu çözüldü,ulus devletler sürecine  girildi.İstiklal savaşından sonra “Misak-ı Milli” sınırları içinde ki Musul-Kerkük dahi kaptırıldı.

2-İkinci büyük kriz 1929’da ABD’den başlayıp hızla Avrupa’ya yayılan ve sonunda ikinci dünya savaşının tohumlarını atan Büyük Bunalımda (The Great Depression.) savaşa girmedik ama; açlık kıtlık içinde faşizmi,ırkçılığı, tekçiliği,sonrası yaşanacak tüm darbelerin alt yapısını aldık.Militer, ayrımcı katı bir ulus devletine dönüştük,sonra soğuk savaşın kulvarlarında ABD’nin Ortadoğu da jandarması olduk.

3-Üçüncü büyük “Küresel Ekonomik Kriz” 2007 yılı ortalarında başladı ve hâlâ sürüyor. Bu krizin önceki iki krizden en belirgin farkı bunun bir anda bütün dünyayı kapsamı içine almış olmasından kaynaklanıyor. Dünyada ırkçılık, İslam karşıtlığı, yabancı düşmanlığı gelişiyor. Avrupa Parlamentosunda ırkçılar ilk kez grup oluşturdular. Dünya yeniden bir güç ve paylaşım savaşı yaşıyor.

Türkiye’yi topla, tüfekle, tankla, füzeyle istila edemeyen emperyal hevesler, sermaye yoluyla Türkiye’yi zenginliklerini satın alma yarışına girdiler. Şirketlerimiz, bankalarımız, topraklarımız, madenlerimiz, kıyılarımız, limanlarımız, köprülerimiz,satışa çıkarılmış durumda.

Ekonomik büyüme sanal olarak artıyor, Sıcak para akıyorsa, ithalat artıyorsa, dolaylı vergiler çoğalıyorsa, konjöktürel olarak Türkiye ekonomisi “Salako Filmlerindeki” gibi iradesi, planlaması dışında gelişiyorsa; biz yaptık, krizden çıktık, uçtuk, uçuyoruz masallarıyla uyutuluyorsak durum vahim demektir.

II-BİR GECEDE  ZENGİNLEDİK PALAVRASI

Hükümet Plan ve Bütçe Komisyonu sunuşlarında (26.10 2010) “…son 60 yılın en büyük krizine rağmen geldiğimiz 2002 yılında 3 bin 492 dolar olan kişi başına milli geliri,10 bin doların üzerine çıkardık..”..demişti.

Çok geçmeden bir gece ansızın zengin oluverdik.

AKP’nin elinde sihirli değnek, rakamlarla, kurlarla istatistiklerle oynuyor; bir gecede milleti zengin ediyor, GSMH’yı kişi başına  bir gecede  2.345-Tl arttırıp, yılda 16 bin dolar yapıyor, Türkiye’yi 9 basamak birden yükseltiyor.

Nimet Abla’dan bilet almadık, piyango/loto/toto da oynamadık. Yılbaşı piyangosu da çekilmedi, peki nasıl zenginledik.?” İşte,”yalanın daniskası”

Ülkede iki milyon kişiyi açlık sınırı altında bıraktınız…!

15 milyon kişiyi de yoksulluk sınırının altında yerinde saydırdınız..!

8 yılda on milyon Yeşil kartlı yarattınız…! En çok yeşil kartlı da AKP’nin ful çektiği illerimizde, Ağrı, Bingöl, Şanlıurfa. KONDA açlığın yoksulluğun resmini çekmiş haberiniz var mı? tamamı Doğu/Güneydoğudan yani “yoksulluk/açlıkta etnik” olduk biliyor musunuz..!

Nazım der ki;  “sen mutluluğun resmini yapabilir misin..Abidin....işin kolayına kaçmadan ama…gül yanaklı bebesini emziren melek yüzlü anneciğin resmini değil..ne de ak örtüde elmaların….Sen mutluluğun resmini yapabilir misin Abidin ..  ”  halkımız   soruyor;

 “..yoksulluğun,işsizliğin, baskının, ayrımcılığın,işkencenin, sosyal adaletsizliğin, zamların,  resmini yapabilir misin..Sn. Recep Tayyip Erdoğan….” 8 yılda yarattığınız eserin resmini yapabilir misin..?

*İşten çıkarılan işçinin, 18 milyon işsizin, ÖSS/KPSS sınavında kuyruk olan milyonların,Zonguldak maden ocaklarında kalan cesetlerin, ya da ŞİLİ’de  kurtarılan madencilerin,

*İşçinin,memurun, emeklinin, çiftçinin, esnafın, dar gelirlinin eriyen ücretlerinin, maaşlarının resmini yapabilir misin…!

*Perişan olan Taksicinin, kamyoncunun, tekstilcinin, inşaatçının, bakkalın,

*Fındığına kota koyduğun, Giresunlu/Trabzon/ Ordu/,Sakarya ’lının,

*Pancarına kota koyduğun Muş/Erzurum/ Niğde/, Aydın’lının, Tekirdağ’ lının,

*Tütününe kota koyduğun, Bitlis, Diyarbakır, Samsun, Manisa, İzmir’  linin

*Trakya’da ürününü kaldıramayan tarım üreticisinin,

*Karadeniz de hamsi kasasını 1-Tl. satan, mazotunu karşılayamayan balıkçıların,

*Ege, Marmara’da zeytin, üzüm  üreticisinin,orman köylüsünün,

*Mersin/Antalya da narenciyeyi dalında bırakan, seralarda ürünü çürüyen üreticinin,

*Yayla yasaklarını,yok olan hayvancılığın,ithal Angüslerin resmini yapabilir misin…!

*Seçim vakti, kömür makarna beyaz eşya kuyruklarının,

*Kelepçelenen Kürt siyasetçilerin, belediye başkanlarının,

*Gazlanan coplanan, saldırıya uğrayan milletvekillerinin, Tekel işçilerinin, öğrencilerin, bebeğini düşüren kadınların,

*Havan mermisi ile parçalanan Ceylan’ın, 12 yaşında 13 kurşun yiyen Kaymaz’ın, gaz fişeklerinde ölen çocukların,

*Newroz’ larda coplanan, saldırıya uğrayan kadınların,

*Kürt/Roman  olduğu için lince uğrayanların Selendi, İnegöl, Dörtyol’un,

*Cezaevinde ki basın mensuplarının,Azadiya Welat  yazı işleri müdürü Vedat Kurşun’a verilen 166.5 sene hapis cezasının,

*Kaz dağlarını kaz gibi gören Madencileri, bitirdiğiniz Karadeniz derelerini, Hasankeyf, Munzur, Allıona’nın HES’lere kurban edilişinin, yakılan yıkılan doğanın,tabiatın, tarihin, kültürün ,

*Özelleştirip sattığınız fabrikaların, madenlerin, limanların, yolların, ormanların,

*  Yakılan binlerce köyün, binlerce faili meçhul cinayetin,,göçlerin varoşlarda ki mahzun yaşamların resmini yapabilir misin….!  

Yapamazsınız ..işinize gelmez…ama biz foyanızı da, boyanızı da, tablonuzu da çizeceğiz,  halkımıza açık edeceğiz.

Yalanlarınız, palavralarınız bir bir anlatacağız.

III-KRİZİN FATURASINI HALKA ÇIKARMADIK PALAVRASI

“Krizin faturasını halkımıza çıkarmadık…” (sunuşlar sayfa 57)  demek, yalanın daniskası değil mi?

Bir avuç yandaş mutlu zengin yarattınız…! Yoksulları daha yoksul yaptınız…! İşte zenginleriniz:

İMKB dünya altıncısı oldu!“

Türkiye’de bankaları kârlarına kar kattı. 27 banka vergi rekortmeni oldu.

Türk bankacılık sektörünün aktif büyüklüğü Şubat 2010 itibarıyla 842 milyar 233 milyon lira oldu. Sektörün aktif toplamı ise Şubat 2009 döneminden itibaren 108 milyar 542 milyon lira (yüzde 14.8) artış gösterdi. Ama kazanandan vergi almıyorsunuz..!

Forbes Dergisine göre, 12 Türk şirketi dünya devler liginde… Milyarder sayısı krize rağmen artış gösterdi. Ocak ayında 28 bin olan milyarder sayısı şubat ayında 29 bine ulaştı.

Kurumlar vergisini 2006 yılında yüzde 33’ ten 20’ye indirdiniz….!.

İşçi-memurdan yüzde 27 vergiyi kaynağında alıp,ÖTV+KDV’yi arttırdınız..!

 Bütçeniz zafiyetli, şeffaf bir ekonomi anlayışından yoksun…

İşsizlik teknik ölçümleriniz yanlış…işinize nasıl geliyorsa ölçülüyor,

Kaçınılmaz vergi artışlarını, zamları otomatiğe bağladınız.

Bankacılık sektörünün Türkiye ekonomisi içinde ki yerini sağlıklı değerlendiremiyor, eleştiremiyorsunuz, vergi alamıyorsunuz.

Vergi kaçağı ile mücadeleyi bıraktınız, aflarla ödüllendirdiniz..

Kayıt dışı ekonomiyi özendirdiniz,desteklediniz,külçe külçe altın getirdiniz,

Kamu-özel ayrımı anlayışınız sakat, bir yandan özelleştiriyor, diğer yandan TOKİ ile devlet ticarete/müteahhitliğe devam ediyor,

Bölgeler arası ekonomik kalkınmışlık farkını ortadan kaldıramadınız.

Sendikal hak ve özgürlüklerde ki anlayışınız sakat,

AB uyum politikalarını hayata geçiremediniz.

Gelir vergisindeki adaletsizlik sürüyor,

Sağlık ve eğitim harcamalarında ki yanlış politikalarda ısrar ediyorsunuz,

Sosyal yönünüz pek zayıf,

Enerji alanında dışa bağlısınız,sömürü ve soygun alanına çevirdiniz,

Göçler ve önlemler konusunda projeniz yok,

İç borç yönetiminde ki yanlışlarınız aynen sürüyor,

Tarım sektörünü gerilettiniz, hayvancılığı çökerttiniz,

Et fiyatları zamlar aldı başını gidiyor, ithalata başladınız,

ÖTV ve KDV indirimlerinde ki adaletsizlik insaf sınırlarını aştı,

Cins ayrımcılığında vicdan sınırlarını zorluyorsunuz,

YÖK’ün yanlış politikaları özgür bilimi eğitimi tehdit ediyor,Üniversiteleri kışlaya çevirdiniz..!

Yanlış çevre politikalarınız isyan ettiriyor,

Denetlenemeyen askeri harcamalar, operasyonlar  ekonomiyi çökertiyor...!

2011 Yılı Merkezi Yönetim Bütçesinin Makro Çerçevesi ile söyledikleriniz birbirini tutmuyor.GSYH sadece  186 milyar artıyor. Büyüme oranları tahterevalli gibi, bir çıkıyor bir iniyor 2010 da yüzde 3.5  milyar Tl. 2011 de yüzde  4.5  bir puan artış.Yani bütçede cüzi artış,Milli gelire göre yüzde 1.7 gerileme var.İthalat 199.5 milyara fırlarken, ihracat geriledi yüzde 127.5 milyarda kaldı.

Vergi gelirleri 232.2 milyar,dolaylı vergi yüzde 67.9. Dolaysız vergiler48.9 milyar,Kurumlar vergisi  25.3 milyar…İşte bu rakamlar faturanın halka çıkarıldığının belgesidir,bütçe gerçeği Afrika’nın tam tam tamları…AKP’nin Zam zam Zamları..

 

Her bütçe dönemi aynı nakaratı dinledik,2002-2010 karşılaştırması bazı kalemleri, işçi, memur maaşlarını sayıp ne kadar çok zam yaptığınızı anlatıyorsunuz. Saymadıklarınızdan birkaçını biz sayalım:

·       Ekmek 2002 de 200 gr. 250 000-Tl (25 krş) 2010 da 1 000 000-lira (1 Tl)

·       Elektrik 2002 de 12 kuruş 2010 da 21 659 kuruş.

·       2002 de Benzin 1.20-Ytl. 2010 da 3.90- Tl.

·       Doğal gaz 2002 de     0.029833tl/sm3       2010 da 0.614058 tl/sm3

·       65 milyon cep telefonu abonesi var,Cep telefonlarında vergi yüzde 58

·       Benzin-motorin vergi oranı yüzde 66.8 dünyanın en yüksek vergisi,

·       Malboro  2002 de    2, 5-ytl.         2010 da 7 00-Tl

·       Rakı          2002 de   8 250 000-lira (8.25-Tl)         2010 da   40-Tl .

Son ideolojik zamlarla alkol ürünlerine yüzde 30 zam yaptınız. Başbakan “..üzüm yiyin” üzümün suyunu içmeyin diyor.

Yetmedi, IV-Murat devri sanki, Başkentin göbeğinde Çay Yolunda polisleriniz restourant basıyor, bebeleri fişliyor tutanak tutuyor. Ankara Baro Başkanın huzurunda bunlar oluyor.Mahalle değil,devlet baskısı,devlet zorbalığı, El kaide/Taliban gibi davranıyorsunuz.

Sonra kıyılarda/sahillerde neden oy alamıyoruz, diyorsunuz. Turizmi dinamitliyor, yaşam tarzına karışıyor,kaçak içkiyi teşvik ediyorsunuz.

Bu zamlardan sonra istiyorsunuz ki halk size  şükretsin ? “hava vergisi” , “yaşama vergisi almadınız” diye…değil mi?

IV-BÜTÇENİN ASLAN PAYINI GÜVENLİĞE AYIRDINIZ..!

Türkiye’nin küresel krizden çıkışı “Kürt sorunun” çözümünde gizlidir, gerçeklerle yüzleşmek zorundayız. Çatışmaların can ve mal kaybı faturası gelmiş geçmiş tüm krizlerin faturasından ağırdır. Tüm bunlardan önemlisi, birliğimiz, dirliğimiz, kardeşliğimiz, geleceğimiz tehlikededir.2011 bütçesinde bütün bunlar yok.

Güvenlik- Yoksulluk denklemi öne çıkan bir ülke olduk.GEORGE BERNARD SHAW : “..uygarlığın esas iddiası olan güvenlik,tehlikelerin en kötüsü olan yoksulluk tehlikesinin her kesin tepesinde asılı olduğu bir ortamda mevcut olamaz ..”demektedir.

AKP’ nin 9 ncu 2011 yılı bütçesinde aslan payını yine güvenliğe ayırdınız;

MSB  17 milyar, Jandarma 4.5 milyar ( yüzde 17 artış), Emniyet 10.5 milyar ( yüzde 23 artış, İçişleri Bakanlığı 2.3 milyar, Sahil  Güvenlik 316.2 milyon, Savunma sanayi Müsteşarlığı 32 milyon, Kamu Düzeni Güvenliği Müsteşarlığı 14.6 milyon lira. Toplam 36 milyar lira. Bu rakama Savunma harcamaları, silah alımları dahil değil. Bütçe de en yüksek artışlar burada.

TSK mevcudu 600 bin kadar, askerlik süresinin kısaltılması da konuşuluyor. Genelkurmay “askeri vesayet” tartışmaları bitmeden, güçler dengesi değişiyor.

Türkiye “Güvenlik devleti” olarak Hükümete tamamen bağlı silahlı güçlerin, sayı ve ağırlığının arttığı bir sürece girdi. Bu nedenle bütçenin “aslan payı”  güvenlik harcamalarına ayrıldı.

Jandarma 244.966, Emniyet 230 387, Kamu Düzeni 71, sahil Güvenlik 5.283, Özel Güvenlik görevli sayısı 410 659. Korucu sayısı 82 bin, yeni alacak 50 bin

 

“sözleşmeli Er ” “10 bin Sınır Güvenlik” sayısı 892 041 437 ediyor. Jandarma ve Emniyete yeni alınacak kadrolarla Toplam: 1 milyon 200 bin; başlarında İçişleri Bakanı, Genelkurmaydan daha büyük bir silah güç artık hükümetin emrinde.

Cumhuriyet tarihi “askeri vesayet” in ibreti alem örnekleri, darbelerle dolu. Elbette ki sivil otoriteye MSB’ na bağlanması gerekir.

Diğer yandan İçişleri Bakanı sivil Sn. Beşir Atalay emrinde ki silahlı güçler ordunun iki katı,  “Güvenlik/ Polis Devletine”  doğru dolu dizgin bir gidiş var.

Bir tek eksiğiniz üniformalarınız, apoletleriniz, postallarınız.

Toplam  2  milyona yakın silahlı güç olan ülkemizde 37 kişiden biri silahlı görevli düşüyor. Bu oran yumurtalı öğrenci ihtimali olunca kişi başına 50 polis, Kürt siyasetçiler basın açıklaması yapacaksa 500 polis,panzer,gaz bombaları,fişekleri.

 Alın size “Bacasız Fabrikalar” kimi koruyacaklar iktidarınızı.

TSK dışında silahlı diğer güçlerin, polisin sivil otoritenin emrinde, meclisin denetiminde olması gerekmiyor mu? bu çifte standart değil mi?.

Anlaşılan bu kadar silahlı güç yetmiyor, yeni bir yasa çıkarıp,18 yaşa dahi silah ruhsatlarını vererek,Türkiye’yi Texsas’ a çevirmek istiyorsunuz.

2011 seçimlerinde,”Yurt dışı seçim kütükleri” İçişleri Bakanlığı/Nüfus ve Vatandaşlık Genel Müdürlüğüne  bağlı. İstediğiniz gibi, oylarla da oynarsınız,seçim denetimi/güvenliği de  insafınıza kalmış.

Üstelik askeri/güvenlik harcamalarını denetimden kaçırmak için her yola başvuracaksınız;

Sayıştay kanunu çıkaracaksınız son dakika önergesi ile 2 nci maddeyi değiştireceksiniz “perforsman denetimini” “ ölçülür” düzeye düşüreceksiniz. Askeri/Güvenlik harcamalarını AB İlerleme raporlarına rağmen değiştirmeyeceksiniz,44 ncü madde de üstelik Meclis/yasama adına denetim yapan Sayıştay’ı “bypass” edeceksiniz, genelkurmay Başkanın görüşü alınarak Bakanlar Kuruluna/Yürütmeye yönetmelik yapacaksınız. Daha önce “ Gizli Yönetmelik” ile  yapılan denetim aynen sürecek. Meclis üyesi olarak kürsüden defalarca gizli yönetmeliği isteyeceğiz vermeyeceksiniz…sessizce protesto edeceğiz ayılmayacaksınız….

Anlaşılan bunlar da yetmedi, şimdi “Sözleşmeli Er” modeli, “Sınır Kolluğu”  “Paralı Askerlik/Lejyoner sistem” adı altında, güvenlikte özelleştiriliyor, ticarileştiriliyor.

O da yetmedi seçim öncesi, Hakkari, Şırnak gibi illerimize “ithal seçmen” taşıma sevdanız var.

V-KONTROLSÜZ GÜCE DÖNÜŞTÜNÜZ

NARAYANA  ( Hintli bilge…Başıboş güç ayrı şeydir, bilimin yol göstericiliğinde ki güç ayrı şey; ışık ve karanlık aynı anda aynı yerde olabilir mi ?” diyor.

Yürütme gücü sizde, yasama gücü sizde, yargıyı da siyasallaştırdınız. Demokrasilerin temel direği olan “güçler ayırımını”, “güçler birliğine” çevirdiniz.

Otoriterleşme eğiliminin hız kazanması, devletin yine kural tanımaz uygulamalara geçme eğilimi, halklar arası linç girişimleri korku ve endişe vermiyor mu?

Kürt sorununu, Kürtleri AKP’leştirerek çözme hedefi, biat ettirme, bu yolda yapılan operasyonlar, uygulanan baskılar, Kürt demokratik siyasetinin tasfiyesi. Açılımın başında yapılan bu ince hesaplar, iyi niyetinizin olmadığını ortaya çıkarıyor.

Artık ampulünüz ışık vermiyor, karanlığı aydınlatmıyor, dibini aydınlatan mum gibisiniz. Edison’un kemiklerini sızlatıyorsunuz.

Bu kürsüden defalarca söyledik “kontrolsüz güç, güç değildir” dedik.

NARAYANA “Hitopadeşa” kitabında:

 “Kızgınlık döneminde ki bir fil gibi şişen ve bu yüzden doğru yoldan sapan bir kralın,danışmanları eleştirilir..” diyor.Kürt sorununda da yanlış yönlendiriliyorsunuz. Biz eleştirilerimizi uygarca yapıyoruz ancak; Wikileaks’in dünyayı sarsan belgelerinde, danışmanlar için  ağır ifadeler  kullanılıyor.

Waşington’da, Bağdat’ta, Brüksel’de sürekli görüşme halindesiniz. Sizi kim yönlendiriyor? Ekseninizi kim kaydırıyor? Size kim yanlış kararlar aldırıyor?

Irak’ta yanlış ata oynadınız, Talabani’yi, Barzani’yi yeni hükümet sürecinde dışlamaya çalıştınız, kaybettiniz.

KDP Kongresine katıldınız, CHP,BDP de katıldı,doğru fotoğraf bu olmalıydı.

Kıbrıs halkının kendi kaderini tayin etmesinin önünde ki en büyük engel sizsiniz.Bosna-Hersek/Kosova özgür olurken, Kıbrıs’ı sömürgeye çevirdiniz.Dünyadan izole olmuş,ambargo kıskacında  İçişleri Bakanlığı TSK’ya bağlı bir Kıbrıs, eşit iki toplum dönüşümlü başkanlık sistemi ve bağımsızlığını sağlayamaz.

Bütçeden Kıbrıs’a maaş veriyoruz deyip Kıbrıs halkını aşağılamayı bırakın, gölge etmeyin,başka ihsan beklemiyorlar.

Dolmabahçe’de Büyükanıt ile konuştunuz Şemdinli davasını, Kürtleri sattınız,yetmedi, Dolmabahçe’yi çiftliğe çevirdiniz,kullanıyorsunuz,orada asıl Türkleri,Türkiye halkının çıkarlarını peşkeş çekiyorsunuz.

Dolmabahçe artık Atatürk ile anılmıyor..

Orada çevirdiğiniz fırıldaklarla, anılır oldu. En son oraya yürüyen öğrencilere saldırılarla  gündem oldu.

Rektörlerle Üniversitelerde değil, yumurta korkusundan Dolmabahçe’de görüşüyorsunuz.

Bir yandan “ücretsiz eğitim” isteyen öğrencilere saldırıp ağır cezalar verirken diğer yandan;

YÖK, gizli genelgelerle Kürt öğrencileri izleyen, takip eden, fişleyen, rapor eden istihbarat kurumlarına döndü, Üniversiteler bilim yuvası olmaktan çıktı, kadrolaştığınız gerici ,tutucu, çağdışı kurumlara kışlaya dönüştü.

Şunu çok iyi bilmelisiniz ki Türkiye halkı mutlu değil…!

Kimseden kendi kökenini, kimliğini inkar ve reddetmesi istenemez,beklenemez.Kimsenin, kimliği ve kökeni ret ve inkar edilerek, kimliği dışlanarak bir ülkenin yurttaşlığından doyum sağlaması,kendini özgür ve eşit bir birey olarak hissetmesi sağlanamaz, beklenemez, gerçekleştirilemez…!

VI-TÜRKİYEYİ GÜVENLİK/POLİS DEVLETİNE ÇEVİRDİNİZ

Milli Güvenlik Siyaset Belgesi “Kırmızı Anayasa” gizli anayasa ile ülkeyi yönetir oldunuz, kendinize göre değiştirdiniz.

MGK’dan farkınız kalmadı.

Güvenliği artırdınız, özgürlükleri gerilettiniz, bütçeyi buna ayırdınız.

Kötü yönetiminize başkaldıran, demokratik muhalefeti susturmaya kalkıyorsunuz.

Demokratik tepkilere tahammülünüz kalmadı.

Parasız eğitim isteyen Üniversite gençlerini jopluyor, gazlıyor,tekmeliyor,orantısız şiddet kullanıyorsunuz..’

Halkı ve sivil toplum örgütlerini, izlemek, dinlemek, susturmak, bastırmak  sistematik  politikanız oldu.

Üniversite öğrencilerine, Tekel İşçilerine, sendikalara, derneklere Hükümeti/başbakanı eleştirenlere “saldırı özgürlüğünü” geliştiriyorsunuz. Tepki olunca  suçluyorsunuz, dahası tehdit ediyorsunuz “Men dekka dukka” diyorsunuz..!

Üniversitelerde Kürt öğrencilere saldırılar olunca “kız meselesi” diyorsunuz, “

Ücretsiz eğitim isteyen öğrencilere “militan” deyip kafa göz patlatıyorsunuz, düşük yaptırıyorsunuz.

BDP’ye saldırı olunca “Deli” diyorsunuz, Linç katliamcılarının faillerini koruyorsunuz.

Alevi yurttaşlarımıza inançları nedeniyle baskı/ayrımcılık uyguluyorsunuz.

Azınlıkların can güvenliği kalmadı, Hirant Dink davası Türkiye’nin ayıbı olarak AİHM de tescillendi. Solcular,Devrimciler, sosyalistlere, farklı düşüncedekilere düşman gözüyle bakıyorsunuz…!

Türkiye’de 50 milyon dışlanan, potansiyel olarak suçlanan, izlenen, fişlenen  yurttaşı ile kavgalı/husumetli bir devlet yarattınız.

Terörle mücadele bahanesiyle, muhalefeti susturmayı alışkanlık haline getirdiniz.

Gizli dinleme yapıyorsunuz…, telefon dinliyor, ortam dinliyor, fiziki takip yapıyorsunuz,hukuksuz dinlemeler sonucu 7565 sayfa iddianameler düzenleniyor. Wikileaks belgelerin şahı sizde,

Binlerce belge, dosya, klasör var deniliyor, yüzlerce yıl hapis isteniyor. Yıllarca tutuklu bırakarak, yargılamayı da geciktiriyorsunuz.

DİSK Genel Başkanı Kemal Türkler’ in davasını 30 yılda zaman aşımına uğratıyorsunuz.Yandaşlarınıza af/ceza indirimi çıkarıyorsunuz…!

Türkler’ in kızının feryatları adliye koridorlarında çınlıyor “…adalet gecikti…katil kazandı….”diye, duyuyor musunuz..?

İster çete, ister terör suçlaması…ne olursa olsun…”uzun tutukluluk tedbirden çıkıp cezaya..yargısız infaza dönüşüyorsa” adil yargılamayı ihlal edenler…adları “adalette olsa” adil değil artık zalimdirler.

Avrupa da bir hakimin baktığı dosya sayısı 200 bizde,1078,duruşmalar on ay sonraya veriliyor.371 Ceza infaz kurumunda 120.916 hükümlü/tutuklu yatıyor

Demokrasilerde, yurttaşın sığınağı hukuk devletini tahrip ettiniz, Yargıyı parçaladınız, insan haklarını ayaklar altına aldınız.

TİB size bağlı, dinlemeyi yapan güvenlik güçleri de emrinizde. DGM’ler yerine kurulan Özel Ağır Ceza mahkemelerini de siyasallaştırdınız.

Çeteler ve darbe girişiminde bulunanlar da aynı şeyleri yapıyordu.

Sizde sınır tanınmıyorsunuz, üst yargıyı, Genelkurmayı, muhalefeti partileri dinliyorsunuz..!

Kişilik hakları, özel hayat aile hayatı ayaklar altına alınıyor çiğneniyor.

İslamiyet de insanın haremine girmek caiz mi? günah değil mi ?

Sekiz yıldır, gizli dinlemeyi bitirmek için, ne yasa değiştiriyor ne de sorumluları yargı önüne çıkarıyorsunuz.

Güce tapıyorsunuz güçlüsünüz, yasama elinizde, yürütme gücüsünüz, yargıyı da baskı altına aldınız. Türkiye’yi adım adım tek parti dönemine götürüyorsunuz.

Demokrasinin kurallarını hiçe sayıyorsunuz,çoğulculuk, katılımcılık,ortaklaşma sizin kitabınızda yok,yanlış yoldasınız !. unutmayın;

DUWERGER der ki “adaletin olmadığı yerde herkes suçlu duruma düşebilir.”

VII-YÖNETME ANLAYIŞINIZ/HÜKÜMET YAPILANMASI İFLAS ETMİŞTİR.

Hükümetin mevcut yapılanması sürece cevap vermiyor. Bakanlıklar görevler keşmekeş ve karmaşa içinde. Ekonomi Bakanı bütçeye bakarsanız Maliye bakanı, sözcüye bakarsanız Mali affı açıklayan Babacan. Birçok Genel Müdürlüğün bütçesi bakanlıkların bütçesinden fazla.

Enerji söz konusu olunca, konuşan bakan sayısı artıyor, Çevre ve Orman bakanından, Kültür ve Turizm Bakanına en son Enerji ve Tabii Kaynaklar bakanı konuşuyor.

Neden çünkü ülkemizde “Maden Bakanlığı” yok.

Denizi sadece ulaşım sanan anlayış, Ulaştırma bakanlığına bağlı “Denizcilik Müsteşarlığı” ile yürütülüyor. Oysa deniz, sadece ulaşım değil, balık, mahsul,çevre, tersane,limanlar her şey giriyor.

Üç tarafı denizlerle çevrili ülkemizin bir “Denizcilik Bakanlığı yok.

Cins ayrımcılığı almış yürümüş, partimizde 22 vekilden i kadın, Türkiye’deki 17 belediye başkanından 14  kadın başkan bizde, oysa diğer partiler dikkate alınırsa; kadın temsilinde dünyanın en gerisindeler, Türkiye’de sayelerinde geri kaldı.

Neden ”Kadından sorumlu” bir bakanlık  yok.

Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı var, DSİ Çevre bakanında. DSİ enerji projeli baraj yapıyor, Enerji bakanlığı başka yerde. Çevre felaketleri madencilikten, enerjiden kaynaklanıyor bakanlıklar farklı.

Madencilik sektöründe 48 bin ruhsat verilmiş, 2500 ruhsat alan şirketler var, ortalıkta çantacılar, avantacılar dolaşıyor. HES ler, nükleer santraller, çevre felaketlerine yol açarken, buna karşı çıkan sanatçılar Tarkan, Sezen Aksu, Şiwan’ı Başbakan  “terörist/bölücü” ilan ediliyor.Güzel ülkemizin tarihini, doğasını, kültürünü”, tabiat varlıklarını yabancı şirketlere peşkeş çekenler ise kendilerini “vatansever” “çevrecinin daniskası” ilan ediyor,ne yaman çelişki değil mi?

Kızılderili reis SEATTLE’nin dediği gibi;

“…yüzyıllardır halkımın üzerine merhamet gözyaşları döken şu sonsuz gökyüzü yarın bulutlarla kapanabilir…bu toprakların her parçası halkım için kutsaldır.Çam ağaçlarının parıldayan iğneleri,vızıldayan böcekler,beyaz kumsal sahiller, karanlık ormanlar ve sabahları çayırları örten buğu; halkımın anılarının ve geçirdiği yüzlerce yıllık deneylerin bir parçasıdır..”

Evet soruyoruz, plansız/programsız HES’ lerle kurutursanız Karadeniz derelerini, Kazım Koyuncu’nun Şevval Sam’ın şarkılarında kalmayacak mı? Nasıl kıyarsınız Munzur’a, Hasankeyf’e, Allıona’ya ,nükleer santrallarla  Mersin’e, Sinop’a….hiç mi vicdan muhasebesi yapmazsınız.

Sizin iştahınızı kabartan tahribat,talan; halkımızın öfkesini arttırıyor.

En önemli bakanlıklar Dışişleri, Kültür ve Turizm bakanlığı bütçesi, yirmi genel müdürlük bütçesinden az.

GAP bütçesi İşsizlik fonundan her yıl ayrılan 1.3 milyar liradan müteşekkil. GAP’ ta enerji yatırımları yüzde 74 gerçekleşirken,yöreye bir kuruş yatırım yapılmazken, sulamanın yüzde 16 da kalmasıyla 3.8 milyon kişiye istihdam yalan değil mi?

Başbakan Bölgeye 32 katrilyon harcadık diyor,üç senedir harcama kalemlerini istiyoruz, verilmiyor.

Başbakan GAP’a 16 milyar ayırdık dedi, sorumlu bakan 2008 de 2 milyar, 2009 da 3 milyar,2010 da 4 milyar ayırdık dedi.Toplam 9 milyar lira,Yani ortada  6 milyar lira kayıp,ya başbakan doğruyu konuşmuyor, ya da bakanı.

GAP eylem planı 40 yıl önce yapılmıştı, eskidi yeniden planlanması gerekmiyor mu? Mayınlı arazileri ne  zaman temizleyeceksiniz, Çamurlu/Dinçer bölgesi petrolleri mayından çıkarılamıyor.

LULA’nın Brezilya’da geliştirdiği “Sosyal politikalar” sonucu 20 milyon Brezilya’ lı yoksulluk sınırı altında yaşamaktan kurtuldu.29 milyon kişi orta sınıfa geçti. Dünyanın 8 nci ekonomisi böyle gelişirken, AKP Hükümetleri, hala kömürü, makarnayı, Fakir Fukara Fonunu, Yeşil kartı, “sosyal bütçe” olarak yutturmaya “sadaka devlet” anlayışını sürdürmeye çalışıyor.

VIII-12 EYLÜL DARBE ÜRÜNÜSÜNÜZ, NEMALANIYORSUNUZ.

12 Eylülden bu yana milliyetçi partiler ülkeyi yönetiyor ne değişti;12 Eylül darbe anayasası değişmedi. Siyasi partiler Yasası, Seçim yasaları, seçim barajları da aynı. Düşünce yasakları devam ediyor. Ekonomiyi dizayn eden yasalar da aynı. CHP ile MHP’nin, değişime/dönüşüme direnen statükocu yanları da AKP’yi besliyor, cesaretlendiriyor.

-         AKP’liler bizim muhalefet kulisinde mescitte namaz kılarken,iki rekat fazladan kılıp dua ediyorlar,”Ya rabbim bizi CHP ile MHP’ nin muhalefetinden mahrum eyleme..”

Dünya değişiyor, Türkiye değişiyor, bizde siyasi partiler,  liderler, programları, tüzükleri 40 yıldır değişmiyor, “sittin sene” geçse de  değişme alameti, niyeti yok. Değişimden yana olanlara, reformlara, demokratik muhalefete ise “vatan-Millet Sakarya” edebiyatıyla, kuşkuyla, korkuyla bakıyorlar.

Siyaseti projelerle yürütmek, bilim ışığında sorunları çözme yerine, ortak ulusal değerlere sığınarak     ” Bayrak” “Kuran” “Atatürk” “Din” “Egemen Etnisite” üzerinden “Makyavelist”  faydacı bir anlayışla yürütmeye çalışıyorsunuz.

İki Türkiye yarattınız, biri hırsızlık, yolsuzluk,işkence yapanların,çetelerin, darbecilerin müteber ve “kahraman” olduğu Türkiye. Diğeri, hak,özgürlük,adalet isteyenlerin “bölücü/terörist” ilan edildiği bir Türkiye. Bu böyle devam edemez.

Türkiye bir yol ayrımına doğru hızla ilerliyor. Önümüzde ki 50 yılın stratejisini belirlemek zorundayız. AB müzakere süreci yerinde sayıyor,

Yöneten-yönetilen ilişkisinde “eski tarz” da diretmenin imkansızlığı her geçen gün açığa çıkıyor. Tüm bunlar ve diğer etkenlerde dikkate alındığında biz BDP olarak “Türkiye nereye gidiyor” sorusuna, kaygıdan uzak, geliştirici, yapıcı bir muhalefet anlayışı ile bakıyoruz.

Bir yanda yönetimin alışılmışa sarılması, diğer yanda değişim ve dönüşümün kaçınılmazlığını savunan partimiz BDP var. Türkiye’nin demokratikleştirilmesi” denilen süreç, aslında Türkiye nereye? sorusunun da cevabıdır.

Demokrasi değerleri konusunda bir kavram karmaşası, bilgi kirliliği yaşanıyor.”herkesin demokrasisi kendisine”  ve “dayatması” dönemi kapandı.  İnsanlık tarihi, demokrasi kavramının “İslamcıya göre başka, Liberale göre başka, sağcıya-solcuya göre başka, Kürt’e-Türk’e göre başka” şekilde konumlandırılamaz.

Ortaklaşmada “özgür aklın katılımcı mutabakatı” çağını yaşıyoruz, bizde ortaklaşma yok.

Demokrasi bir fantezi değildir,yönetme biçimidir.Bu nedenle Yaşar Kemal “Ya tam demokrasi ya hiç..”der. Demokrasinin vazgeçilmez üç saç ayağı vardır, ayrıca; hukuksal, anayasal, yasal, sosyal, boyutları da var.

IX-SİYASAL DEMOKRASİ ALANINDA SINIFTA ÇAKTINIZ

Türkiye, özgürlükçü, katılımcı bir siyasal düzleme değil, vesayetçi, yasakçı bir düzleme denk düşüyor.

12 Eylül darbe anayasasına sığınanlar, nemalananların demokrasiden söz etme hakları yoktur. Seçimde temsilin önüne yüzde 10 baraj örenler, halkın özgür iradesinden korkuyor. Halkın oy vermediği seçimlerde iki üç bin oyla “beleş milletvekilliği” peşinde koşanların, iktidarını burada görenlerin hiç kimseye “siyasi ahlak” dersi veremez. Böylesi çıkarcıların, faydacıların “milletin egemenliğinden” bahsetmesi de safsatadır.

Bütçeye bakın, 2011 seçimlerinde üç partiye 327 milyon lira seçim yardımı yapılıyor. BDP’ ye grubu olmasına rağmen tek kuruş verilmiyor. Kenan Evren zamanında mecliste grubu olan partiler hazine yardımı alıyordu.Kim kaldırdı bu yasayı AKP-CHP dönemi,nedeni istifalar olmuş, kendilerini korumak için böylesi bir düzenlemeye gitmişler.2007 seçimleri öncesi  AKP-CHP “Platonik Aşkı “ yaşandı,bize karşı bağımsız oy pusulalarında sarmaş dolaş oldular.

Siyaseti insanileştirme sorunu yaşıyoruz. Siyasetin tüm renkleriyle katılımı sorunu yaşıyoruz.

Siyasi partiler yasası özgürce seçme/seçilmeye engeldir. Milletvekili adaylarını halk değil, liderler seçiyor atıyor. Çünkü lider sultası var,parti içi hukuk/demokrasi yok.

Siyasi partilerde bir varlıktır, etnik, dini, siyasal, kültürel, cinsel, sınıfsal ayrımları, sosyolojik gerçeklikleri var. Siyasetin merkezi tüm değerleri ile insandır. Yurttaşlık hakkı kapsamında değil, “devletin düzeni” bağlamında “bölünürüz-yıkılırız” sendromları yaratılarak demokrasiyi geliştiremezsiniz.

Yerel yönetimlerin özerkleşmesi hem siyasal demokrasiyi tabana yaymak açısından, hem hantal, vesayetçi gelenekten kurtulmak açısından yaşamsaldır. Dünya insanlığının biriktirmiş olduğu deneyimlerin tartışılması ve Türkiye özgülüne indirgenmesiyle netleşebilir. Türkiye, idari yapılanmasını yerelleştirme ihtiyacı karşısında ortaya çıkan “dar bölgecilik egemen olur”, “bölücülüğe kapı açar” gibi endişeleri giderecek boyutta ve üniter yapının korunmasını esas alacak modeller üretebilecek olgunluğa çoktan ulaşılmıştır.

Bu nedenle BDP ‘nin “Demokratik Özerklik Projesi” Türkiye Cumhuriyet tarihinin en büyük birlik ve demokrasi projesidir.

X-EKONOMİK DEMOKRASİNİZ  YOK

Ekonomik demokrasi saç ayağı, ekonomide “şeffaflaşma” çok önemlidir. Ekonomiyi “anlaşılmazlıklar” “uzmanlıklar” alanından kurtarıp, günlük hayat ve demokrasi bilinci açısından önemini bilince çıkarmak gerekir.

Sürekli açık veren bir bütçe, büyüme hızındaki düzensizlik, gerileme, ithalat ihracat dengesizliği, üretimin az, tüketimin çok oluşu, bölgeler arasındaki dengesizlik, gelir dağılımındaki korkunç uçurum, kazançtan değil tüketimden vergi almayı alışkanlık hâline getirme, kronik enflasyon, işsizlik, katlanan iç ve dış borçlar, kayıt dışı ekonominin korkunç düzeyi, kara delikler, bütçenin aslan payını alan güvenlik/militer harcamaların durumu, işte, şeffaflaşmayla kastedilen tüm bu ekonomik sorunların genel demokrasi sorunu ile bağlantısını günlük hayat üzerinden kurabilme becerisi ya da becerenin gereği mekanizmalar, tercihler konusudur.  AKP’nin kitabında bunlar yoktur.

 

20. yüzyıl klasik anlayışı demokrasi-ekonomi bağlantısında “ demokrasiyi zengin ülkelerin layık olduğu/zengin ülkelerin demokrasiyi geliştirebilecekleri” tezi dünyanın 17 nci büyük ekonomisi Türkiye için miadını çoktan doldurdu. “Ya ekonomik büyüme ya özgürlük” ikilemini dayatan AKP hükümetlerine boyun eğmeyeceğiz,” benim anladığımca demokrasi” eğilimini tehlikeli buluyoruz.

 

Ekonomide ihtiyaç duyulan dönüşümler gerçekleşmediği, sorunlar kartopu gibi büyüdüğü, bölgeler ve sınıflar arası uçurumlar korkutucu boyutlara vardığı için bugün iki Türkiye oluşmuş durumdadır.Birisi varsılların, zenginlerin Türkiye'sidir, diğeri de yoksulluğun zirvesinde, sosyal adaletsizlik pençesinde kıvranan milyonlarca insanımızın Türkiye’sidir. Bu kadar farklı, çarpıcı bir fotoğraf taşıyan  ülkemizde;

 

Türkiye sosyal, siyasal, kültürel boyutları da bulunan iki ayrı Türkiye manzarasına bölünmüş durumdadır. Demokrasi gelişimi açısından da düşündürücü, vahim, toplumsal çatışma potansiyellerini içermekte ve acil sosyo/ekonomik adımlara ve sosyal adaleti gerçekleştirecek bütçelere ihtiyaç vardır.

 

Toplumun farklı dengesizliklerini gidermediğiniz, sosyal barışı sağlayamadığımız sürece “sosyal bütçeden” söz edilemez. Sosyal adaletsizlik, toplumsal patlama süreçlerini tetikler,giderilmediği takdirde barış süreçleri sağlıklı gelişemez.

 

Ekonomi/Politikalar bu nedenle çok önemli.

Dünya yeniden şekilleniyor, Küresel Kriz sonrası değişmek zorunda. BM, Avrupa Konseyi, AB,NATO, IMF’ nin geleceği sorgulanıyor. BM Kalkınma Programı 2010 İnsani Gelişme Endeksi ne diyor?

Türkiye gelişmişlik sırasında birçok ülkenin gerisinde kaldı, 83 ncü sırada, Tunus’un Jamaika’nın da gerisindeyiz. Avrupa’nın 47 ülkesi içinde 46 ncı sıradayız. 2007 yılında 79 ncı sıradaydık, üç yılda 4 basamak birden geriledik. Rapora göre Türkiye 1980 yılından bu güne insani gelişmişlik endeksinde yüzde 45 artmış. Milli gelir ise yüzde 112 artmış,bu Milli gelir nereye gidiyor.

Türkiye’nin gelişmişlik endeksi ile gelirleri arasında oldukça büyük fark var,Dünya bankası verilerine göre yaklaşık yüzde 17 kat.Türkiye’nin en zengini olan yüzde 10’luk kesim Milli gelirin yaklaşık yüzde 35 ne el koyuyor.En fakir yüzde 10 luk ise milli gelirin sadece yüzde 2 sini alıyor. Hani dünyanın en büyük 17 nci ekonomisiydik.

Biz muhalefetiz, rakamlarla oynayarak işsizliği de azaltamayız, enflasyonu, cari açığı düşüremeyiz. Sıcak paraya sığınamayız, “özelleştirme” ile “mali af” paketleriyle, kara para aklama ile işimiz yok. Vergileri fakirden alıp zengine de veremeyiz. Ancak;

AKP’nin “Sanal Ekonomik Gelişmişliğini” propaganda malzemesi yapmasına da; asla  izin vermeyeceğiz.

Bütçe hakkı kutsaldır, vergisini veren vatandaşın her kuruşunun hesabını sormak boynumuzun borcudur.

Vatandaş geçim derdinde,AKP seçim derdinde, bu nedenle paranın canbazı olmuş,  Napolyon gibi..”para ..para…para”  diye tutturmuş, sonra da ” hep bana Rabbena” diyor.

XI-KÜLTÜREL DEMOKRASİ DE YOK

“Çok kültürlülüğü” teslim etmekten daha geri bir ortaklaşma düşünmek mümkün değildir, Çünkü “       daha gerisi ” etnografi/antropoloji ve sosyal bilimler ışığında bulunmuyor.

Kürt sorunu bu nedenle birinci ve ağırlıklı “ortaklaşmayı” çözümü bekleyen sorundur. Bu sorunu “atlayarak” bir demokratikleşme yaşamak mümkün değildir. Demokrasi ancak bu sorunu cesaretle ele alma sürecinde boy atabilir.

Çok kültürlülük gereği atılacak adımlar üniter devlet yapısıyla çelişmemektedir.

Demokrasinin kültürel boyutunda farklı kültürlerin en başta dil, gelenek, farklılığını dışa vurma ve koruma/geliştirme hakları, genel demokrasinin olmazsa olmazlarıdır.

Türkiye öncelikle ana dilin eğitiminde ve medya düzleminde özgürce kullanımını yasaklama geleneğini terk etme kavşağındadır.( bunun ülkenin bir resmi dilinin oluşuyla çelişen yanı olmadığı da herkesin malumudur) Artık demogojik bahaneler ya da yersiz  “bölünürüz” sendromundan vazgeçin.

AKP’nin anketleri harika,sonuç; bölgede en çok izlenen Televizyon Roj Tv. TRT-6 ilk ona giremiyor. Hükümet bunu sorgulayacak durumda değil,yalnız şunu söyleyelim,bölgenin geri kalmışlığı önemli,yatırım yapacaksınız…ama kültürel/kimlik haklarını es geçtiğiniz takdirde halkımız,duble yolları asfalttan değil “altından” dahi yapsanız sizi anlamayacaktır, size inanmayacaktır, güvenmeyecektir.

Kültür ve Turizm Bakanı Sn E. Günay’ın , Axmedi Xani’nin “Mem u Zin” eserini, Arapça/Türkçe/Kürtçe basması veya Şırnak havaalanına Ulaştırma bakanı Sn. B. Yıldırım’ın “Mem u Zin” adının verilebileceğini söylemesi neden ülkeyi bölsün?Meclis tutanaklarına Kürtçe bir dil yazılırsa kıyamet mi kopar,Meclis Tv neden yayınları kessin,neden şarkılar sussun,kitaplar yazılmasın,tiyatro,sinema,folklor farklı dillerde olmasın..nedir bu yasak bu zulüm…! Elimde Şırnak Üniversitesinin broşürü var, üç dilde “Arapça” var, “Kürtçe “ yok.

Kürt kültürünün/kimliğinin geliştirilmesi/yaşatılması için bütçeden kuruş ayırmayanlara halkımız seçimde bunun hesabını soracaktır.

 “Lozan” ve “Azınlık hakları” tartışmaları artık kabak tadı veriyor.Sıkça perdeleyici, savsaklayıcı eğilimleri terk etmek gerekir. Yetkililer “Lozan yalnızca gayrı Müslim azınlıklara hak veriyor”  gibi uluslar arası hukuk bakımından da oldukça tartışmalı- bir savunu içine girmek suretiyle; hakları inkar etme gibi tuhaf bir eğilimi bir başka tuhaf argumanla açıklamak durumundan sıyrılmalıdır.

Kendi yurttaşının haklarını teslim etmemek için, onları “gayrı Müslimlerden daha azına layık” gibi bir konumda görmeyi itiraf edercesine bir tuhaflık içine girmek, çağdaş bir devletin sürdürülebilir tutumu olamaz.

Bu dil gayrı Müslim vatandaşlarımızı rencide eden bir dildir.

Bu dil güzel İzmir’e “Gavur İzmir “ diyen dildir.

Bu dil,Kıbrıs’ta sendikaların protestosu ile karşılaşan başbakan yardımcısının ”yavru vatan- oldu gavur..” söylemidir,tehlikelidir,ayrımcıdır, aşağılayıcıdır.

Bu ülkenin yurttaşlarının bir bölümü, diğer bir bölümünden daha azına layık değildir. Anadolu mozaiğinin etnik, dini, sosyal tüm renkleri zenginliğimizdir. BDP olarak onları onurlu eşit/ özgür bir yurttaş yapma sevdamız vardır. Bu nedenle;Birlikte devletler kuran, direnen, aynı mevzide ölen Kürt kardeşin, Türk kardeşi ile eşit yaşama isteme hakkının var olduğu inancıyla;

BDP olarak “ EŞİTLİK/ÖZGÜRLÜK İLKESİ taviz vermeyeceğimiz “kırmızı çizgimiz” olduğunu açıkça ilan ediyoruz.

XII-DEMOKRASİYİ SEÇİM SONRASINA ÖTELEDİNİZ.

Demokratikleşme/demokrasi konusunda AKP hükümetlerinin sicili sabıkalıdır. Söylemleri geleceğe ilişkin umut vermiyor, inandırıcı değil.

Mecliste ki 600 fezlekeden 545 tanesi BDP milletvekillerine ait. Hepsi düşünce açıklamaları veya Kürtçe konuşmalar, Allah’a şükür hırsızlık, ihale, yüz kızartıcı suçlar yok. Biz tarihe ve halka karşı hesap vermeye her zaman hazırız, alnımız açık, başımız diktir.

AKP  diyor ki ;

·       Yeni anayasa ……  seçimden sonra.

·       Yüzde 10 seçim barajı,hazine yardımı,Siyasi partiler,seçim yasaları reformu ..sonra

·       Demokratikleşme…. sonra

·       Eşitlik, özgürlük, adalet… sonra

·       AB …sonra

·       Mali Kural…sonra

·       Adil bir vergi reformu..sonra

·       Baş örtüsü-türban o da seçimden sonra.

·       Kürt sorunu sonra,

·       Kıbrıs sorunu sonra,

·       Ermenistan ile ilişkiler sonra,

Referandumda darbecilerden hesap soracağız dediniz, Kenan Evren’i yargılayacağız dediniz.? Nevzat Çelik’in “Şafak Türküsünü” okudunuz.

“Beni burada arama anne

Kapıda adımı sorma

Saçlarına yıldız düşmüş

Koparma anne

Ağlama…”  dediniz, sol değerleri sömürdünüz foyanız ortaya kabak gibi çıktı, siz Kanan Evren’i yargılayamaz, ancak; önünde düğme iliklersiniz.

 Yüzlerce suç duyurusu yapıldı, darbecileri ifadeye bile çağıramadınız?

Kenan Evren’i yargılayamadınız…meydanlarda ..yalan söylediniz….

Türkiye halkı artık böylesi bir iktidara mecbur ve mahkum  değildir.

XIII-BÜTÇE SÖMÜRÜ SOYGUN YOLSUZLUK DÜZENİNİ SÜRDÜRÜYOR.

AKP’ nin bütçesi de ekonomi/politika felsefesi de sömürü, soygun ve yolsuzluk üzerine kuruludur, “devletin malı deniz yemeyen domuz” anlayışı sürüyor.

Satıyor, özelleştiriyorsunuz en son ,Elektriği peşkeş çektiniz tam 6 milyar lira,

Ortak alıyorsunuz, Yap İşlet Devret, kirala ver, Galataport, Harem,Üçüncü köprü,limanlar , yollar, madenler 49 yıllığına…veriyorsunuz.

Uzlaşıyorsunuz, IMF,Dünya Bankası,ABD,İsrail ile Mecliste ise uzlaşmıyor,çoğulculuğu, katılımcılığı, ortaklaşmayı red ediyorsunuz…!

Narsizm gelişiyor, en büyük başkan bizim başkan diyerek, başkanlığa sultanlığa oynama sevdasına düştünüz.

İşte, Başbakanlığa bağlı Devlet Planlama Teşkilatı “DPT Dokuzuncu Kalkınma Planı ( 2007- 2013) Resmi gazetede yayınlanan 2011 yılı Programı, sayfa 164-168 ; imzalarınız da sizi yalanlıyor:

·        “…..tekstil ve hazır giyim sektörlerinde en büyük pazarımız olan AB’nin Çin’e uyguladığı kotaları kaldırması ve buna küresel krizin etkilerinin eklenmesiyle 2009 yılında üretim ve ihracat azalmıştır….2010 yılında kotaların kaldırılması sonrası…hala 2007 seviyesi altındadır..”

·        “..deri ve deri ürünleri sektörü küresel krizden etkilenmiş..2009 yılında ihracat ve ithalat azalmıştır..”

·        “…Kimya sanayinde 2009 yılında ihracat yüzde 13.9 oranında azalmış..”

·        “..kauçuk ve plastik ürünleri üretimi yüzde 9.2 azalmıştır…”

·        “…Taş ve toprağa dayalı sanayi üretimi yüzde 12 küçülmüştür…”

·        “…demir çelik nihai mamul tüketimi yüzde 16 oranında düşmüştür…”

·        “..elektronik sanayi yüzde 16.1 oranında azalmıştır…”

Kriz öncesi gerilemenin açığını kapatamayan, binlerce batmış iflas etmiş şirketi görmek istemeyen, işten atılan yüz binleri görmezden gelen, unutan; Çekleri, kredileri, cep telefonları nedeniyle İcra/İflasa düşmüş milyonları görmek istemeyen bir anlayış ile karşı karşıyayız.

Orta vadeli Programını Mayıs ayında zamanında çıkarmayan, ekime bırakan, anayasal suç işleyen bir hükümetle karşı karşıyayız.

XIV- 2011  SEÇİM BÜTÇESİDİR, KİMİ KANDIRIYORSUNUZ

Hükümet sunuşlarının 57 nci sayfasında “..2011 yılı Bütçesi Bir Seçim Bütçesi değildir..” diyor;Bu bütçe neyin bütçesi size  kodlarını deşifre etmek istiyorum. Harfleri yukardan aşağıya okuyalım:

S harfi, “sıcak para” akıyor, nemalanıyor,yatırıma dönüşmüyor, vergi de yok..!

E harfi, enerjide dışa bağımlılık,50 milyar açık..! özelleştir sat.

Ç  harfi, çevre felaketi,tarihi,kültürü,doğayı,ekolojik dengeyi bitirme,Hasankeyf..

İ harfi,işsizlik artışı..!

M harfi, Mali Af  50 milyar bütçede kaynağı gösterilmeyen para…!

B harfi, bütçe açıkları,

Ü harfi üretimi geriletme, tüketimi teşvik etme…!

T harfi, Türkiye ekonomisi krizden sonra dünyada en büyük  büyümeyi sağladı yalanı..!

Ç harfi, Çiftçiye köstek olma bütçesi…!

E harfi,Enflasyon artışını gizleme…!

S  harfi,sadaka devleti, sosyal devlet olarak yutturma çabası…!

İ  harfi, ihracat artıyor,ithalat azalıyor yalanı…!

Yukardan aşağıya okuyunca

SEÇİM BÜTÇESİ  çıkıyor.

Mali af dediniz, hem 50 milyar toplayacaksanız hem kendinizi af edeceksiniz,üstüne de 22 maddeye 100 madde daha ekleyip torba/çorba yasa haline getireceksiniz.Bu rakamları da bütçede göstermeyeceksiniz..

Mali af kapsamına,dar gelirlileri,çek ve kredi kartı kurbanlarını,teşvik alan kredilerini ödeyemeyenleri,Esnaf Kefalet borçlarını, İdari,mali,Hukuki cezaları kapsama alın diyoruz..almıyorsunuz…Banka borçları söz konusu olunca duruyorsunuz,

Sadece birkaç büyük ABD, Avrupa şirketini ve onun Türkiye işbirlikçilerini krizden kurtarmayı hedeflediniz.

Askerliği kısaltacağız dediniz, bedelli dediniz,yapmadınız, vatandaşın umutları ile oynadınız, paralı/Lejyoner asker alıyorsunuz.

Başbakan IMF’ye borcumuz 2012 de kapanacak diyor,Hazine Müsteşarlığından sorumlu bakan 2013 yılı mayısında kapanacak diyor,sizce kim doğruyu söylüyor.

Türkiye lira üzerinden sabit faizli enstrümanlarla gerçekleşecek, deniliyor, Avrupa Avrodan uzaklaşıyor, ihracat dolar üzerinden. Eline tambur alan farklı telden çalıyor.

Yenilenebilir enerji kaynaklarına kredi önceliği tanınacak deniyor, enerji kaynakları yabancılara peşkeş çekiliyor.

İşveren primine tanınan destek 6.2 milyar, İşsizlik Fonunun 7 milyarı başka kaynaklara kullanılıyor.

Avrupa Yatırım Bankasından 15.3 milyar Avro, Dünya Bankasından 8.1 milyar, bekleniyor. Avrupa İmar ve Kalkınma Bankasından 5.5 milyar hedefleniyor.Madem ki ulusal bankalarınız sağlam neden dışarıdan borçlanıyorsunuz. Bu kredileri kime alıyorsunuz.

Alınacak “seçim kadroları” , Emniyet, Jandarma, Milli Eğitim,YÖK,Diyanet.Diğer kadrolar….toplam 400 bin kişi söz konusu.

İstanbul’u Küresel Finans Merkezi yapma sevdanız var, Merkez bankasını da İstanbul’a taşımayı düşünüyorsunuz “Neo Osmancılık” nasılsa  moda, bari Başkenti parti merkezlerini, parlamentoyu da İstanbul’a taşıyın, rüyanız gerçek olsun.

Dünya İhracatı yüzde 23 azaldı, Türkiye ise yüzde 7.2 geriledi. Öyleyse yeni ufuklara yelken açın sizi tutan mı var

Brezilya Latin Parides, Hindistan, Çin açmış Uzak Doğu Egzotik kollarını  sizi bekliyor,kim tutar sizi…koymuşsunuz hedefi 2023’ te 500 milyar dolar ihracat …imza Başbakan R.Tayyip Erdoğan, uçun uçun, bu millet sizi de uçurur.

Zaten hep siz uçuyorsunuz..baksanıza ilgili devlet Bakanınız tam 65 ülkeye uçmuş 340 000 km kat etmiş,yanında sadece AKP’liler MÜSİAD,kendi yandaşları,muhalefetten tek bir kişi bile almamışlar.

Tüm bunlardan sonra bu “seçim bütçesi değil” demek,halkla dalga geçmek, değil de nedir?.

Türkiye halkı, aklı/zekası ile dalga geçen çok iktidarı gördü, inanıyorum sizi de görecektir.

Türkiye halkına hizmet etmeyen 2011 bütçesine BDP olarak red oyu vereceğiz.

Saygılarımla

Hasip KAPLAN

BDP Şırnak Milletvekili

 

 


Bu haber 3799 defa okundu.
Yazan   :
Kaynak :




Bu Habere Yapılan Yorumlar (0)

Tüm Yorumlar



 

 

 





12 EYLÜL UTAN?MÜZES?KALICI HALE GETİRİLMELİDİR


12 EYLÜL UTAN?MÜZES?

Çankaya Belediyesine ait Çağdaş Sanatlar Merkezi’nde, 12 Eylül günü açılışı gerçekleşecek olan 12 Eylül Utanç Müzesinin programı Devrimci 78′liler Federasyonu tarafından düzenlenen basın toplantısıyla açıklandı. Ankara Emek ve Demokrasi Güçlerininde katıldığı basın toplantısında açıklanan programın tamamı şöyle; 

12 Eylül 2014 Cuma – În
ABD Büyük Elçiliğine Yürüyüş ve Siyah Çelenk Bırakma
Toplanma: Yüksel Caddesi Saat 17.30

Müze Açılış: 19.30 Çağdaş Sanatlar Merkezi (ÇSM)
Konuşmacılar:
Mehmet Özer
Devrimci 78’liler Federasyonu
Alper Taşdelen
Çankaya Belediye Başkanı

13 Eylül 2014 Cumartesi – Şemî
Saat: 13.00 -15.00
Filistin Sevgilim
Konuşmacılar:
Adil Okay Temel Demirer
Gösteri: Kalbimizin Doğusu Filistin
Örgütleyen: Devrimci 78’liler Federasyonu

16.00 –17.30
Çocuk Cezaevleri Kapatılsın –Tutuklu Çocuklara Özgürlük
Örgütleyen: Çocuk Cezaevleri Kapatılsın Girişimi
Film Gösterimi:
Çocuklar Naziktir
Yönetmen: Fatin Kanat

Saat:18.00
Kadın Cinayetleri Politiktir. Kadın Cinayetlerini Durdurmak İçin Forum

Örgütleyen: Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu

14 Eylül 2014 Pazar – Yekşem
Basın Ne Kadar Özgür?
Saat: 14.00
Konuşmacılar:
Ahmet Abakay
Doğan Tılıç
Esra Koçak (TGS Ankara Şb. Bşk.
Gökçer Tahincioğlu
Hüseyin Aykol (Özgür Gündem Gazetesi Ankara Temsilcisi)
Örgütleyen: TGS VE ÇGD

15 Eylül 2014 Pazartesi – Duşem
Rojava Kadın Devrimi
Figen Yüksekdağ ( HDP Eş Genel Başkanı)
Saat: 18.00
Örgütleyen: ESP

16 Eylül 2014 Salı – Şêşem
Göç ve Sağlık
Saat: 18.00
Oturum Başkanı;
Prof. Dr. Çetin ATASOY
Ankara Tabip Odası Başkanı

Konuşmacılar:
Prof. Dr. Şevkat Bahar ÖZVARIŞ
Halk Sağlığı Uzmanı Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi
Dr. Timur Fadıl OĞUZ
Psikiyatri Uzmanı Ankara Güven Hastanesi
Örgütleyen: Türk Tabipler Birliği ve Ankara Tabip Odası

17 Eylül 2014 Çarşamba – Çarşem
Hasta Tutsaklara Özgürlük
Saat: 18.00
Konuşmacılar:
Necla Şengül (İHD),
Mehmet Baytekin (TUHADFED),
Fahriye Belgün (Avukat)
Örgütleyen: İHD Ankara Şubesi Cezaevi Komisyonu

18 Eylül 2014 Perşembe – Pêncşem
12 Eylül ve Aleviler
Saat:18.30
Konuşmacılar:
Müslüm Doğan
PSAKD Genel Başkanı
Av. Kamil Ateşoğulları
ABF Yönetim Kurulu Üyesi
Kelime Ata Yazar
Moderatör: Emel Sungur
Örgütleyen: Pir Sultan Abdal 2 Temmuz Vakfı

20 Eylül 2014 Cumartesi – Şêmi
Saat: 12.00 – 14.00
Yas Tutan Tarih Ermeniler
Konuşmacılar:
Hırant Kasparyan
Sait Çetinoğlu
Mustafa Kahya
Moderatör:
Necla Kurul
Örgütleyen: SYKP

Saat 15.00
Savaşa Ve Katliamlara Karşı Hakların Dayanışmasını Büyütelim Konuşmacılar:
Nuray Sancar (EMEP GYK üyesi)
Fehim Işık gazeteci-yazar
Örgütleyen: EMEP

Konser Saat: 19.00 Yüksel Caddesi
Örgütleyen: Devrimci 78’liler Federasyonu

21 Eylül 2014 Pazar – Yekşem
Tek Yol Sokak Tek Yol Devrim
Saat: 15.00
Sergi Alanında Söyleşi
Örgütleyen: Halkevleri

22 Eylül 2014 Pazartesi – Duşem
Apoletleri Sökülen Generaller
Saat: 18.00
Konuşmacı:
Mehmet HORUŞ
(Devrimci 78’liler Federasyonu Avukatlar Grubu adına)

23 Eylül 2014 Salı – Şêşem
Geziden Geriye Kalan – Forum
Saat 18.30
Konuşmacılar:
Ulaş Bayraktaroğlu (SDP Gn. Bşk. Yrd.)
Barış Yıldırım (Yazar)
Moderatör: Cengiz Gültekin

Kapanış
23 Eylül 2014 Salı
Saat: 19.00

Film Gösterimleri
Dikmen – Tuzluçayır – Batıkent – Çayyolu
Açık Hava Sinema Gösterileri

24 Eylül 2014,
Saat:
20.00
Hoşçakal Yarın
Yönetmen Reis Çelik’in Katılımıyla
Yer: Mamak Dostlar Mahallesi Yazlık Sineması
Örgütleyen: Mamak Barınma Hakkı Bürosu

12 Eylül 2014 Cuma – În ABD Büyük Elçiliğine Yürüyüş ve Siyah Çelenk Bırakma Toplanma: Yüksel Caddesi Saat 17.30 Müze Açılış: 19.30 Çağdaş Sanatlar Merkezi (ÇSM) Konuşmacılar: Mehmet Özer Devrimci 78’liler Federasyonu Alper Taşdelen Çankaya Belediye Başkanı 13 Eylül 2014 Cumartesi - Şemî Saat: 13.00 -15.00 Filistin Sevgilim Konuşmacılar: Adil Okay Temel Demirer Gösteri: Kalbimizin Doğusu Filistin Örgütleyen: Devrimci 78’liler Federasyonu 16.00 –17.30 Çocuk Cezaevleri Kapatılsın –Tutuklu Çocuklara Özgürlük Örgütleyen: Çocuk Cezaevleri Kapatılsın Girişimi Film Gösterimi: Çocuklar Naziktir Yönetmen: Fatin Kanat Saat:18.00 Kadın Cinayetleri Politiktir. Kadın Cinayetlerini Durdurmak İçin Forum Örgütleyen: Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu 14 Eylül 2014 Pazar - Yekşem Basın Ne Kadar Özgür? Saat: 14.00 Konuşmacılar: Ahmet Abakay Doğan Tılıç Esra Koçak (TGS Ankara Şb. Bşk. Gökçer Tahincioğlu Hüseyin Aykol Örgütleyen: TGS VE ÇGD 15 Eylül 2014 Pazartesi - Duşem Rojava Kadın Devrimi Figen Yüksekdağ ( HDP Eş Genel Başkanı) Saat: 18.00 Örgütleyen: ESP 16 Eylül 2014 Salı - Şêşem Göç ve Sağlık Saat: 18.00 Oturum Başkanı; Prof. Dr. Çetin ATASOY Ankara Tabip Odası Başkanı Konuşmacılar: Prof. Dr. Şevkat Bahar ÖZVARIŞ Halk Sağlığı Uzmanı Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Dr. Timur Fadıl OĞUZ Psikiyatri Uzmanı Ankara Güven Hastanesi Örgütleyen: Türk Tabipler Birliği ve Ankara Tabip Odası 17 Eylül 2014 Çarşamba - Çarşem Hasta Tutsaklara Özgürlük Saat: 18.00 Konuşmacılar: Necla Şengül (İHD), Mehmet Baytekin (TUHADFED), Fahriye Belgün (Avukat) Örgütleyen: İHD Ankara Şubesi Cezaevi Komisyonu 18 Eylül 2014 Perşembe - Pêncşem 12 Eylül ve Aleviler Saat:18.30 Konuşmacılar: Müslüm Doğan PSAKD Genel Başkanı Av. Kamil Ateşoğulları ABF Yönetim Kurulu Üyesi Kelime Ata Yazar Moderatör: Emel Sungur Örgütleyen: Pir Sultan Abdal 2 Temmuz Vakfı 20 Eylül 2014 Cumartesi – Şêmi Saat: 12.00 – 14.00 Yas Tutan Tarih Ermeniler Konuşmacılar: Hırant Kasparyan- Sait Çetinoğlu - Mustafa Kahya Moderatör: Necla Kurul Örgütleyen: SYKP Saat 15.00 Savaşa Ve Katliamlara Karşı Hakların Dayanışmasını Büyütelim Konuşmacılar: Nuray Sancar (EMEP GYK üyesi) Fehim Işık gazeteci-yazar Örgütleyen: EMEP Konser Saat: 19.00 Yüksel Caddesi Örgütleyen: Devrimci 78’liler Federasyonu 21 Eylül 2014 Pazar – Yekşem Tek Yol Sokak Tek Yol Devrim Saat: 15.00 Sergi Alanında Söyleşi Örgütleyen: Halkevleri 22 Eylül 2014 Pazartesi – Duşem Apoletleri Sökülen Generaller Saat: 18.00 Konuşmacı: Mehmet HORUŞ (Devrimci 78’liler Federasyonu Avukatlar Grubu adına) 23 Eylül 2014 Salı – Şêşem Geziden Geriye Kalan - Forum Saat 18.30 Konuşmacılar: Ulaş Bayraktaroğlu (SDP Gn. Bşk. Yrd.) Barış Yıldırım (Yazar) Moderatör: Cengiz Gültekin Kapanış 23 Eylül 2014 Salı Saat: 19.00 Film Gösterimleri Dikmen – Tuzluçayır – Batıkent – Çayyolu Açık Hava Sinema Gösterileri 24 Eylül 2014, Saat: 20.00 Hoşçakal Yarın Yönetmen Reis Çelik’in Katılımıyla Yer: Mamak Dostlar Mahallesi Yazlık Sineması Örgütleyen: Mamak Barınma Hakkı Bürosu

3–28 Eylül 2012 Etkinlik Programı

3 EYLÜL PAZARTESİ

18.00: AÇILIŞ

Sunum :  “Adalet ve Özgürlük İçin Sesleniş!”  Yılmaz DEMİRAL

Konuşmalar:

Kamber ATEŞ Devrimci 78’liler Federasyonu Başkanı

Bülent TANIK Çankaya Belediye Başkanı

Konser: BANDİSTA

19.00: SERGİ AÇILIŞI, D Galerisi

“SURDİBİ DÜŞLERİ”

Düzenleyiciler:

Diyarbakır Sur Belediyesi,

Toplumcu Gerçekçi Belgesel Fotoğrafçılar Atölyesi

Devrimci 78’liler Federasyonu 

4 EYLÜL SALI

12.30: Barınma Hakkı Bürosu Yürüyüşü ve Sergi Açılışı

Yüksel Caddesi İnsan Hakları Anıtı önünden Müzeye Yürüyüş

“Orada Hayat Var” Fotoğraf Sergisinin Açılışı

Düzenleyenler:

Barınma Hakkı Bürosu

Toplumcu Gerçekçi Belgesel Fotoğrafçılar Atölyesi

Devrimci 78’liler Federasyonu

Film Gösterimi:

Bugün filmlerin tamamı, TMMOB / Jeoloji Mühendisleri Odası Toplantı Salonu, Meşrutiyet Cad. Hatay Sok. No: 21’de gösterilmektedir.

14.00:

Le Havre / Umut Limanı / Aki Kaurismaki / 2011 / 86'

16.00:

İz-Reç, Tayfur Aydın /2011 / 90’

18.30:

Saklı Yüzler, Handan İpekçi  / 2007 / 127’

5 EYLÜL ÇARŞAMBA

12.30: 1938 Dersim Katliamı’nı Protesto Yürüyüşü ve Sergi Açılışı

Yüksel Caddesi İnsan Hakları Anıtı önünden Müzeye Yürüyüş

“Dağlar ve İnsanlar” Fotoğraf Sergisinin Açılışı - Mehmet ÖZER

Düzenleyenler:

Ankara Dersimliler Derneği

Devrimci 78’liler Federasyonu

Film Gösterimi:

Bugün filmlerin tamamı, TMMOB / Jeoloji Mühendisleri Odası Toplantı Salonu, Meşrutiyet Cad. Hatay Sok. No: 21’de gösterilmektedir.

14.00:

Kara Vagon, Özgür Fındık / 2012 / 65’

16.00:

Una Vida Sin Palabras-Dilsiz Bir Hayat, Adam Isenberg  / 2012 / 71’*

18.30:

Derin Çığlık, Metin Kaya / 2011 / 60’*

6 EYLÜL PERŞEMBE                              

12.30: Tutsak Öğrenciler için Yüksel Caddesi İnsan Hakları Anıtı önünden Müzeye Yürüyüş ve

“Biz Bu Yeni Çağın çocukları” fotoğraf Sergisinin Açılışı - Mehmet ÖZER - Çınar Livane ÖZER

Düzenleyen kurumlar:

Genç – Sen

Tutuklu Öğrencilerle Dayanışma İnisiyatifi

Devrimci 78’liler Federasyonu

 Film Gösterimi:

Bugün filmlerin tamamı, TMMOB / Jeoloji Mühendisleri Odası Toplantı Salonu, Meşrutiyet Cad. Hatay Sok. No: 21’de gösterilmektedir.

14.00:

Welcome-Hoş Geldiniz, Philippe Lioret  / 2009 / 110’

16.00:

Güzel Günler Göreceğiz, Hasan Tolga Polat, / 2012 / 112’

18.30:

İncendies-İçimdeki Yangın, Denis Vileneuve / 2010 / 130’

7 EYLÜL CUMA

Film Gösterimi:

14.00:

Omar Kılled Me / Beni Ömer Öldürdü / Roschdy Zem / 2011 / 110'

16.00:

Red Dust, Kızıl Toz, Tom Hooper / 2004 / 110’

18.30 –21.30 PANEL:

 “12 Eylül Cezaevlerinde Sürüyor Hala”

Konuşmacılar:

Dr. Halis YERLİKAYA, Kolaylaştırıcı

Dr. Ata SOYER,

Dr. Metin BAKKALCI (TİHV Genel Sekreteri)

Dr. İdris BALUKEN (BDP Bingöl Milletvekili)

Düzenleyen: TTB / Ankara Tabip Odası

Yer: Çağdaş Sanatlar Merkezi Konferans Salonu

8 EYLÜL CUMARTESİ

12.30: Analar, Cumartesi Anneleri, Barış Anaları’nın katılımıyla

Yüksel Caddesi İnsan Hakları Anıtı Önünden Müze E Galerisi Sergi Salonuna Yürüyüş        

13.00 - 14.30: Kayıp Yakınları ve Barış Anneleri Etkinliği:

“KAYIPLARIMIZ BİZE SESLENİYOR”

Fotoğraf Sergisi: Mehmet ÖZER

Sinevizyon Gösterimi

Düzenleyenler:

İHD İstanbul Şube Kayıplar Komisyonu

Devrimci 78’liler Federasyonu

15.00 –19.00: Panel

“Darbeden bugüne Türkiye’nin sosyal ve ekonomik dönüşümü ve geleceğimiz”

KONUŞMACILAR:

Doç. Dr. Mustafa DURMUŞ (Kolaylaştırıcı / konuşmacı, Gazi Üniversitesi)

Prof. Dr. Nejla KURUL (Ankara Üniversitesi)

Prof. Dr. Hayriye ERBAŞ (Ankara Üniversitesi)

Prof. Dr. Metin ÖZUĞURLU (Ankara Üniversitesi)

Doç. Dr. H. Tarık ŞENGÜL (Orta Doğu Teknik Üniversitesi)

(18.00 – 19.00 arasında soru -cevap, katkı sunumu ve tartışma bölümü yer alacaktır)

Düzenleyen: Devrimci 78’liler Federasyonu

Yer: Çağdaş Sanatlar Merkezi Konferans Salonu

9 EYLÜL PAZAR

10.00 – 21.00, İmza ve söyleşi

“17’nin Ötesi

Erdal EREN Davası”

Memik HORUZ (Belgesel Film Yönetmeni, Yazar)

13.00 – 14.30: İHD Kayıplarını Anlatıyor: “26 Yılda 26 Kayıp”

Sunum: Sevim SALİHOĞLU (İHD Genel Başkan Yardımcısı)

Yer: Katliamlar Sergisi Salonu, E Galerisi

15.00 –16.30: “Çorum Katliamı Belgeseli Sunumu ve Gösterimi”

Sunum: Emel SUNGUR (Pir Sultan Abdal 2 Temmuz Kültür ve Eğitim Vakfı Genel Başkanı)

Konuşmacılar:

İlhan Can ERSEVEN (Yazar)

Sadık ERAL (Katliam Davası Avukatı)

Yer: Katliamlar Sergisi Salonu, E Galerisi

 17.00 –19.15: FORUM

Geçmişten Günümüze Antiemperyalist mücadele ve Gençlik 

Konuşmacı: Mustafa YALÇINER     

Düzenleyen: EMEK Gençliği

Yer: Çağdaş Sanatlar Merkezi Konferans Salonu

10 EYLÜL PAZARTESİ

12.30: Mamak Askeri Cezaevi Önünde Basın Açıklaması;

“Bütün İşkencecilerin Peşindeyiz”     

(Sıhhiye Köprüsü üzerindeki Beytepe Otobüs Durağı’ndan Saat: 11.30’da hareket edilecek)

Film Gösterimi:

14.00:

Le Havre / umut limanı / Aki Kaurismaki / 2011 / 86'

16.00:

Anavatanımım Kayıp Şarkıları, Nezih Ünen / 2010 / 94’

18.30 – 21.00: PANEL

Basında Meşru Şiddetin Sunumu

Moderatör:

Dr. Ayşe Nevin YILDIZ ( Araştırma Görevlisi/Selçuk Üniversitesi )

Konuşmacılar:

Gökçer TAHİNCİOĞLU ( Milliyet Gazetesi )

Kemal GÖKTAŞ ( Vatan Gazetesi )

Sultan ÖZER ( Evrensel Gazetesi )

11 EYLÜL SALI

Film Gösterimi:

14.00:

Tengri Blue Heaven / Mavi Cennet / Marie Jaoul Poncheville / 2008 / 106'

16.00:

Eden is West-Cennet Batı’da, Costa Gavras  / 2009 / 110’

18.00 - 20.00: PANEL

“12 Eylül Ve İnsan Haklarına Yönelik Çalışmalarımız”

Kolaylaştırıcı: Dr. Sezai BERBER (Psikiyatrist, TİHV Kurucular Kurulu Üyesi)

Konuşmacılar:

Yavuz ÖNEN (TİHV Kurucu Başkanı): Kuruluşundan bugüne TİHV

Dr. Levent KUTLU: TİHV Tedavi Ve Rehabilitasyon Çalışmaları

Evren ÖZER: TİHV Dökümantasyon Çalışmaları

Düzenleyen: Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV)

Yer: Çağdaş Sanatlar Merkezi Konferans Salonu

Film Gösterimi:

20.15:

İz-Reç, Tayfur Aydın / 2011 / 90’*

12 EYLÜL ÇARŞAMBA

04.00: Darbenin Duyurulduğu Ankara Radyo Evi Önünde

Demokrasi Nöbeti

11.00 –12.00: Mimarlar Odası Ankara Şubesi Haftalık Basın Toplantısı

"12 Eylül'ün Mekânsallığı"        

Yer: Çağdaş Sanatlar Merkezi Fuayesi - Dar Ağacı Önü

Film Gösterimi:

14.00:

İşte Böyle, Osman Şişman-Özlem Sarıyıldız / 2012 / 46’*

15.00:

Damında Şahan Güler Zere, Oya Aslan / 2011 / 52’*

16.15:

Sıkıyönetim-Etad de Siege,  Costa Gavras / 1972 / 115’

18.00: 12 Eylül Faşist Darbesinin 32. Yılında

Yüksel Caddesi İnsan Hakları Anıtı önünden ABD Büyükelçiliğine Yürüyüş       

19.30: Yüksel Caddesi İnsan Hakları Anıtı Önünde

“12 Eylül Faşist Darbesinin 32. Yılında Çekilecek Halayımız,

Söylenecek Şarkılarımız, Okunacak Şiirlerimiz Var” buluşması

Şiirler:

Ahmet TELLİ

Mehmet ÖZER

KONSER:

Grup ÖZGÜRLÜK

13 EYLÜL PERŞEMBE

Film Gösterimi:

13.00:

Vahşetin Çocukları, Jan van de Velde /  2008 / 90’

15.00 –17.00:  İmza ve söyleşi

Atilla KESKİN’in kaleminden 12 Eylül süreci

Atilla KESKİN (Araştırmacı, Yazar)

Yer: Çağdaş Sanatlar Merkezi Konferans Salonu

Film Gösterimi:

18.30:

Kara Vagon, Özgür Fındık  / 2012 / 65’*

20.15:

Yangın Var, Murat Saraçoğlu / 2011 / 86’*

14 EYLÜL CUMA

08.15: Ankara Adliye Sarayı Önünde Buluşma

(Darbecilerin yargılandığı mahkemeye katılmak ve protesto için)

14.00 - 16.00: Söyleşi

Avrupa’da Sürgünler, Haymatlos (vatansızlar)

Konuşmacılar:

Atilla KESKİN

Kemal YALÇIN

Erdal BOYOĞLU

Yer: Çağdaş Sanatlar Merkezi Konferans Salonu

Film Gösterimi: 

16.30:

Amador, Fernado Leon Aranoa  / 2010 / 112’

18.30 –21.00: PANEL

Cemil KIRBAYIR; Darbeye Karşı Direnişin Bayrağı

Konuşmacılar:

Sibel UZUN (EHP Genel Başkanı )

Mikail KIRBAYIR (Cemil KIRBAYIR’ın ağabeyi)

Muzaffer KOÇAK (Kars 78’liler Derneği Kurucu Üyesi)

Düzenleyen: EHP

Yer: Çağdaş Sanatlar Merkezi Konferans Salonu

15 EYLÜL CUMARTESİ

14.00- 19.30: KONFERANS:

“Devrimci 78’liler Darbe Yargılamalarını Ve Yeni Görevlerini Tartışıyor”

14.00 –16.30: I. Oturum

17.00 - 19.30: II. Oturum

Yer: Çağdaş Sanatlar Merkezi Konferans Salonu

19.30 - 21.30: İmza ve Söyleşi

Mehmet ÖZER

“Sesler Sözler Yüzler”

“Göz Görmez Bilinç Görür”

Yer: Çağdaş Sanatlar Merkezi Konferans Salonu

16 EYLÜL PAZAR

 12.00 –14.00: Söyleşi ve İmza

“Biz Duvar Yazılarıyız. Devlet Siler, Devrimciler Yeniden Yazar”

Sezai SARIOĞLU

Yer: Çağdaş Sanatlar Merkezi Konferans Salonu

Film Gösterimi:

14.00:

Selam’ın Annesi, Elif Ergezen /2012/ 15’*

14.30 –18.30 PANEL

“12 Eylül ve Bugünkü Siyasal Durum Üzerine”

Moderatör: Sibel ÖZBUDUN

Konuşmacılar:

Temel DEMİRER (yazar)

Aydın ÇUBUKÇU (yazar)

Mehmet BEKAROĞLU (yazar, siyasetçi)

Demir ÇELİK (BDP Muş Milletvekili)

Bilge Seçkin ÇETİNKAYA (ÖDP Eş Genel Başkanı)

Düzenleyen: Devrimci 78’liler Federasyonu

Yer: Çağdaş Sanatlar Merkezi Konferans Salonu

19.00 - 21.00: KONSER

Oğuz BORAN- Alevi Türküleri,

Duygu CİNEMRE

Yer: Çağdaş Sanatlar Merkezi Konferans Salonu

17 EYLÜL PAZARTESİ

Film Gösterimi:

14.00:

Keman, El Violin, Francisco Vargas  / 2005 / 104’

16.00:

Carandiru, Hector Babenko  / 2003 / 145’

18.30:

Grbavica:  Esma’nın Sırrı, Jasmila Zbanic  /2005/ 90’

18 EYLÜL SALI

Film Gösterimi:

14.00:

Yol, Yılmaz Güney-Şerif Gören  / 1981 / 110’

16.00:

Crossıng / Geçiş / Kim Tae-gyun / 2008 / 100' 

18.00 – 20.00:

“ÇOCUKLARI ANLATIYOR”

Açılış konuşması: Ankara / Çankaya Belediye Başkanı Bülent TANIK

Konuşmacılar:

Özge MUMCU (Uğur MUMCU’nun Kızı), Kolaylaştırıcı

Eren AYSAN ( Behçet AYSAN’nın Kızı)

Alaz ERDOST (İlhan ERDOST’un Kızı)

Düzenleyen: Toplumsal Bellek Platformu

Yer: Çağdaş Sanatlar Merkezi Konferans Salonu

Film Gösterimi:

20.15:

Tengrı Blue Heaven / Mavi Cennet / Marie Jaoul Poncheville / 2008 / 106'

19 EYLÜL ÇARŞAMBA

Film Gösterimi:

14.00:

İncendies-İçimdeki Yangın, Denis Vileneuve  / 2010 / 130’

16.00:

Unutma Beni İstanbul, Hüseyin Karabey, Hany Abu-Assad, Stefan Arsenijević, Aida Begić, Eric Nazarian, Stergios Niziris, Omar Shargawi, Josefina Markarian / 2011 / 118’

18.00 –19.15:

“Türkiye’de kayıplar”

Sunum: Av. Öztürk TÜRKDOĞAN (İHD Genel Başkanı)

Dia Gösterisi

Yer: Katliamlar Sergisi Salonu, E Galerisi

20 EYLÜL PERŞEMBE

Film Gösterimi:

14.00:

Yangın Var, Murat Saraçoğlu  / 2011 / 86’

16.00:

Keman, El Violin, Francisco Vargas  / 2005 / 104’

18.30 – 21.00: PANEL

Veysel’i Ararken…

Konuşmacılar:

Meral GÜNEY (Veysel GÜNEY’in kız kardeşi)

Ethem DİNÇER ( Mersin 78’liler Derneği Eski Başkanı)

Veli AĞBABA  ( CHP Malatya Milletvekili)

Düzenleyen: Devrimci 78’liler Federasyonu

Yer: Çağdaş Sanatlar Merkezi Konferans Salonu

21 EYLÜL CUMA

Film Gösterimi:

14.00:

Derin Çıglık, Metin Kaya / 2011 / 60’

15.30:

Late Automn-Geç Sonbahar, Yasujiro Ozu  / 1960 / 129’

18.00 –20.00: Anma etkinliği “Necdet ADALI”

Dün bugündür; ADALI aramızda…

Söyleşi, belgesel gösterimi, şiir, müzik   

Düzenleyen: DEV - LİS  

Yer: Çağdaş Sanatlar Merkezi Konferans Salonu

Film Gösterimi:

20.05:

Güzel Günler Göreceğiz, Hasan Tolga Polat, / 2012 / 112’

22 EYLÜL CUMARTESİ

09.00 –12.00: Nükleer Karşıtı Platform Ankara Bileşenleri Çalıştayı

12.00 - 15.00: Nükleer Karşıtı Platform Paneli

“12 Eylül Döneminde Nükleer Santraller ve Kazalara Bakış”

AÇILIŞ KONUŞMASI:

Osman ÖZYURT (Tarım Orkam - Sen Ankara Şube Başkanı, NKP Ankara Bileşenleri Sekretaryası)

Moderatör: Ramazan PEKTAŞ (NKP Ankara Bileşenleri Sekretaryası)

KONUŞMACILAR:

Prof. Dr. İnci GÖKMEN (ODTÜ Kimya Bölümü)

Şükran SONER (Cumhuriyet Gazetesi Yazarı)

Dr. Derman BOZTOK (NKP Ankara Bileşenleri Sekretaryası)

Düzenleyen: Nükleer Karşıtı Platform

Yer: Çağdaş Sanatlar Merkezi Konferans Salonu

15.30 - 17.30: PANEL 

“12 Eylül 82 Anayasası ve İnanç Özgürlüğü”

Moderatör: Murtaza DEMİR,

Katılımcılar: Av. Mehdi BEKTAŞ, Gazeteci Miyase İLKNUR

Yer: Çağdaş Sanatlar Merkezi Konferans Salonu

Düzenleyen: Pir Sultan Abdal 2 Temmuz Kültür ve Eğitim Vakfı

Yer: Çağdaş Sanatlar Merkezi Konferans Salonu

Film Gösterimi:

18.00:

Yol, Yılmaz Güney-Şerif Gören  / 1981 / 110’

20.00:

Welcome-Hoş Geldiniz, Philippe Lioret  /2009 / 110’

23 EYLÜL PAZAR

13.00 – 14.30

İmza ve Söyleşi:

“Auschwitz’den Diyarbakır’a; 5’nolu Cezaevi”

İrfan BABAOĞLU

Film Gösterimi

14.00:

The Great Dictator-Büyük Diktatör, Charlie Chaplin  / 1940 / 120’

16.00:

Dom, Halil Aygün  / 2012 / 22’*

16.45:

Mauthaussen Twice, Aynı Suya İki Kez Girilmez, Seth Feldman  / 2011 / 17’ *

17.15:

Dachau Line- Dachau Hattı, Seth Feldman  / 2011 / 18’*

18.30 - 20.30: Anma etkinliği “Veysel GÜNEY”

Söyleşi:

Düzenleyen: ÖDP Ankara İl Örgütü

Yer: Çağdaş Sanatlar Merkezi Konferans Salonu

24 EYLÜL PAZARTESİ

Film Gösterimi:

14.00:

Eden is West-Cennet Batı’da, Costa Gavras  / 2009 / 110’

16.00:

Amador, Fernado Leon Aranoa  / 2010 / 112’

18.30 - 21.30: PANEL:

“ADALET VE ÖZGÜRLÜK İSTİYORUZ, KCK Tutuklamaları”

Moderatör: Sırrı Süreyya ÖNDER (BDP İstanbul Milletvekili)

Katılımcılar:

Lami ÖZGEN (KESK Genel Başkanı),

Av. Sinan Coşkun (BDP PM Üyesi),

Hüseyin AYKOL (Gazeteci/yazar, Özgür Gündem Genel Yayın Yönetmeni),

Av. Halil İbrahim VARGÜN ( İHD Ankara Şube Başkanı)

Düzenleyen: Devrimci 78’liler Federasyonu

Yer: Çağdaş Sanatlar Merkezi Konferans Salonu

25 EYLÜL SALI

15.00 - 18.00: PANEL (I.Oturum)

“12 Eylül ve Mülkiye”

Konuşmacılar:

Prof. Dr. Korkut BORATAV,

Prof. Dr. Taner TİMUR,

Hasan Hüseyin ÖZKAN,

Handan KOÇ

18.00 - 20.00: PANEL (II. Oturum)

“12 Eylül ve Mülkiye”

Konuşmacılar:

Füsun ÇİÇEKOĞLU (Kolaylaştırıcı)

Prof. Dr. Cevat GERAY

Prof. Dr. Rona AYBAY

Düzenleyen: Mülkiyeliler Birliği

Yer: Çağdaş Sanatlar Merkezi Konferans Salonu

27 EYLÜL PERŞEMBE

Film Gösterimi:

14.00:

Unutma Beni İstanbul, Hüseyin Karabey, Hany Abu-Assad, Stefan Arsenijević, Aida Begić, Eric Nazarian, Stergios Niziris, Omar Shargawi, Josefina Markarian / 2011 / 118’

16.00:

Vicdan Filmleri 2012 seçkisi, Hrant Dink Vakfı*

Rakel Dink’in katılımıyla

18.00 –20.00: Ulucanlar Belgesel Gösterimi ve Söyleşi

"Büyük Yüzleşme; Ulucanlar Cezaevi"

 Konuşmacılar:

Ali HAKKAN (Mimarlar Odası Ankara Şube Başkanı)

Tezcan Karakuş CANDAN (Mimarlar Odası Ankara Şube Sekreteri)

Yusuf Kenan BEYSÜLEN (Belgesel Film Yönetmeni)

Düzenleyen: TMMOB Mimarlar Odası Ankara Şubesi

Yer: Çağdaş Sanatlar Merkezi Konferans Salonu

Film Gösterimi:

20.15:

Crossıng / Geçiş / Kim Tae-gyun / 2008 / 100' 

28 EYLÜL CUMA

18.00 –21.00: KAPANIŞ PROGRAMI

SON SÖZ: Kapanış konuşması, Şiirler, Sinevizyon…Kısa Oyun: “Ulrike Sesleniyor! “Müzik: Grup KİBELE  

SERGİLER

ONLARDAN BİZE…

Deniz’in Parkası,  Mahir’in Hırkası, İbrahim’in Teksir Makinesi

Ve…

3 Eylül - Pazartesi

4 Eylül - Salı

5 Eylül - Çarşamba

6 Eylül - Perşembe

7 Eylül - Cuma

8 Eylül - Cumartesi

9 Eylül - Pazar

18.00 AÇILIŞ

Sunum : “Adalet ve Özgürlük İçin Sesleniş!” Yılmaz DEMİRAL

Konuşmalar:

Kamber ATEŞ - Devrimci 78’liler Federasyonu Başkanı

Bülent TANIK - Çankaya Belediye Başkanı

 

Konser: BANDİSTA

 

İmza ve söyleşi

“17’nin Ötesi Erdal EREN Davası”

Memik HORUZ (Belgesel Film Yönetmeni, Yazar)

 

12.30: Yürüyüş - Yüksel Caddesinden Müzeye  Barınma Hakkı Bürosu Yürüyüşü ve “Orada Hayat Var” Fotoğraf Sergisinin Açılışı

Düzenleyiciler: Barınma Hakkı Bürosu, Toplumcu Gerçekçi Belgesel Fotoğrafçılar Atölyesi, Devrimci 78’liler Federasyonu

 

Film Gösterimi:

14.00

16.00

18.30

 

12.30:Yürüyüş - Yüksel Caddesinden Müzeye Dersimlilerin 1938 Katliamı Yürüyüşü ve "Dağlar ve İnsanlar" Fotoğraf Sergisinin Açılışı

Düzenleyiciler: Ankara Dersimliler Derneği,  Devrimci 78’liler Federasyonu

 

Film Gösterimi:

14.00

16.00

18.30

 

12.30:Yürüyüş - Tutsak Öğrenciler için Yüksel Caddesinden Müzeye Yürüyüş ve “Biz Bu Yeni Çağın çocukları” fotoğraf Sergisinin Açılışı

Düzenleyen kurumlar: Genç – Sen, Tutuklu Öğrencilerle Dayanışma İnisiyatifi, Devrimci 78’liler Federasyonu

 

Film Gösterimi:

14.00

16.00

18.30

 

Film Gösterimi:

14.00

16.00

 

18.30 – 21.30 PANEL: “12 Eylül Cezaevlerinde Sürüyor Hala”

Konuşmacılar:

Dr. Halis YERLİKAYA, (Kolaylaştırıcı)

Dr. Ata SOYER,

Dr. Metin BAKKALCI (TİHV Genel Sekreteri)

Dr. İdris BALUKEN (BDP Bingöl Milletvekili)

Düzenleyen: TTB / Ankara Tabip Odası

 

 

12.30:Yürüyüş - Analar, Cumartesi Anneleri, Barış Anaları’nın katılımıyla Yüksel Caddesinden Müzeye Yürüyüş

 

13.00- 14.30: Kayıp Yakınları ve Barış Anneleri Etkinliği: “KAYIPLARIMIZ BİZE SESLENİYOR”

Fotoğraf Sergisi: Mehmet ÖZER

Sinevizyon Gösterimi

Düzenleyen:

İHD İstanbul Şube Kayıplar Komisyonu

Devrimci 78’liler Federasyonu

15.00–19.00: Panel

“Darbeden bugüne Türkiye’nin sosyal ve ekonomik dönüşümü ve geleceğimiz”

Konuşmacılar:

Doç. Dr. Mustafa DURMUŞ (Kolaylaştırıcı / konuşmacı, Gazi Üniversitesi)

Prof. Dr. Nejla KURUL (Ankara Üniversitesi)

Prof. Dr. Hayriye ERBAŞ (Ankara Üniversitesi)

Prof. Dr. Metin ÖZUĞURLU (Ankara Üniversitesi)

Doç. Dr. H. Tarık ŞENGÜL (Orta Doğu Teknik Üniversitesi)

Düzenleyen: Devrimci 78’liler Federasyonu

13.00-14.30: İHD Kayıplarını Anlatıyor: 26 Yılda 26 Kayıp

Sunum: Sevim SALİHOĞLU (İHD Genel Başkan Yardımcısı)

Yer: Katliamlar Sergisi Salonu, E Galerisi

 

15.00–16.30: “Çorum Katliamı Belgeseli Sunumu ve Gösterimi”

Sunum: Emel SUNGUR (Pir Sultan Abdal 2 Temmuz Kültür ve Eğitim Vakfı Genel Başkanı)

Konuşmacılar:

İlhan Can ERSEVEN (Yazar)

Sadık ERAL (Katliam Davası Avukatı)

Yer: Katliamlar Sergisi Salonu, E Galerisi

 

17.00–19.15: FORUM

Geçmişten Günümüze Antiemperyalist Mücadele ve Gençlik

Konuşmacı :

Mustafa YALÇINER

Düzenleyen: EMEK Gençliği

 

10 Eylül - Pazartesi

11 Eylül - Salı

12 Eylül - Çarşamba

13 Eylül - Perşembe

14 Eylül - Cuma

15 Eylül - Cumartesi

16 Eylül - Pazar

12.30: Mamak Askeri Cezaevi Önünde Basın Açıklaması “Bütün İşkencecilerin Peşindeyiz” (Sıhhiye Köprüsü Üzerindeki Beytepe Otobüs Durağı’ndan Saat 11.30’da Hareket Edilecek)

 

Film Gösterimi:

14.00

16.00

 

18.30 – 21.00 Panel

Basında Meşru Şiddetin Sunumu

Dr. Ayşe Nevin YILDIZ ( Araştırma Görevlisi/Selçuk Üniversitesi ), Kolaylaştırıcı

Konuşmacılar:

Gökçer TAHİNCİOĞLU ( Milliyet Gazetesi )

Kemal GÖKTAŞ ( Vatan Gazetesi )

Sultan ÖZER ( Evrensel Gazetesi )

Film Gösterimi:

14.00

16.00

 

18.00- 20.00: Panel

“12 Eylül Ve İnsan Haklarına Yönelik Çalışmalarımız”

Dr. Sezai BERBER (Psikiyatrist, TİHV Kurucular Kurulu Üyesi), Kolaylaştırıcı

Konuşmacılar:

Yavuz ÖNEN (TİHV Kurucu Başkanı): Kuruluşundan bugüne TİHV

Dr. Levent KUTLU: TİHV Tedavi Ve Rehabilitasyon Çalışmaları

Evren ÖZER: TİHV Dökümantasyon Çalışmaları

Düzenleyen: Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV)

 

Film Gösterimi:

20.15

04.00: Darbenin Duyurulduğu Ankara Radyo Evi Önünde Demokrasi Nöbeti

 

11.00–12.00: Mimarlar Odası Ankara Şubesi Haftalık Basın Toplantısı

"12 Eylül'ün Mekânsallığı"

Yer: Çağdaş Sanatlar Merkezi Fuayesi - Dar Ağacı Önü

 

Film Gösterimi:

14.00

16.00

 

 

18.00:Yürüyüş - 12 Eylül Faşist Darbesinin 32. Yılında Yüksel Caddesi İnsan Hakları Anıtı önünden ABD Büyükelçiliğine Yürüyüş

 

19.30: Yüksel Caddesi İnsan Hakları Anıtı Önünde “12 Eylül Faşist Darbesinin 32. Yılında Çekilecek Halayımız, Söylenecek Şarkılarımız, Okunacak Şiirlerimiz Var” buluşması

Şiirler:

Ahmet TELLİ

Mehmet ÖZER

Konser: Grup Özgürlük

Film Gösterimi:

13.00

 

15.00-17.00: İmza ve söyleşi  Atilla KESKİN’in kaleminden 12 Eylül süreci

Atilla KESKİN ( Araştırmacı, Yazar)

 

Film Gösterimi:

18.30

08.45: Ankara Adliye Sarayı Önünde Buluşma

(Darbecilerin yargılandığı mahkemeye katılmak ve protesto için)

 

14.00- 16.00: Söyleşi

Avrupa’da Sürgünler, Haymatlos (vatansızlar)

 

Konuşmacılar:

Atilla KESKİN

Kemal YALÇIN

Erdal BOYOĞLU

 

18.30–21.00: Panel

Cemil KIRBAYIR; Darbeye Karşı Direnişin Bayrağı

Konuşmacılar:

Sibel UZUN (EHP Genel Başkanı )

Mikail KIRBAYIR (Cemil KIRBAYIR’ın ağabeyi)

Muzaffer KOÇAK (Kars 78’liler Derneği Kurucu Üyesi)

Düzenleyen: EHP

14.00-19.30: Konferans Devrimci 78’liler Darbe Yargılamalarını, Ve Yeni Görevlerini Tartışıyor

14.00–16.30: I. Oturum

17.00- 19.30: II. Oturum

 

 

19.30- 21.30: İmza ve Söyleşi  Mehmet ÖZER

“Sesler Sözler Yüzler”

“Göz Görmez Bilinç Görür”

12.00–14.00: Söyleşi ve İmza “Biz Duvar Yazılarıyız. Devlet Siler, Devrimciler Yeniden Yazar”

Sezai SARIOĞLU

 

14.30–18.30 Panel

“12 Eylül ve Bugünkü Siyasal Durum Üzerine”

Sibel ÖZBUDUN, Kolaylaştırıcı

Konuşmacılar:

Temel DEMİRER (yazar)

Aydın ÇUBUKÇU (yazar)

Mehmet BEKAROĞLU (yazar, siyasetçi)

Demir ÇELİK (BDP Muş Milletvekili)

Bilge Seçkin ÇETİNKAYA (ÖDP Eş Genel Başkanı)

Düzenleyen: Devrimci 78’liler Federasyonu

 

19.00- 21.00: Konser

Oğuz BORAN- Alevi Türküleri,

Duygu Cinemre

17 Eylül - Pazartesi

18 Eylül - Salı

19 Eylül - Çarşamba

20 Eylül - Perşembe

21 Eylül - Cuma

22 Eylül - Cumartesi

23 Eylül – Pazar

Film Gösterimi:

14.00

16.00

18.30

Film Gösterimi:

14.00

16.00

 

18.00 – 20.00:Panel "ÇOCUKLARI ANLATIYOR"

Açılış konuşması: Ankara / Çankaya Belediye Başkanı Bülent TANIK

Moderatör:

Konuşmacılar:

Özge MUMCU (Uğur MUMCU’nun Kızı), Kolaylaştırıcı

Eren AYSAN ( Behçet AYSAN’nın Kızı)

Alaz ERDOST (İlhan ERDOST’un Kızı)

Düzenleyen: Toplumsal Bellek Platformu

 

Film Gösterimi:

20.15

Film Gösterimi:

14.00

16.00

 

18.00–19.15: “Türkiye’de kayıplar”

Sunum: Av. Öztürk TÜRKDOĞAN (İHD Genel Başkanı)

Dia Gösterisi

Yer: Katliamlar Sergisi Salonu, E Galerisi

 

 

Film Gösterimi:

14.00

16.00

 

18.30 – 21.00: PANEL

Veysel’i Ararken…

Konuşmacılar:

Meral GÜNEY (Veysel GÜNEY’in kız kardeşi)

Ethem DİNÇER (Mersin 78’liler Derneği Eski Başkanı)

Veli AĞBABA ( CHP Malatya Milletvekili)

Düzenleyen: Devrimci 78’liler Federasyonu

 

Film Gösterimi:

14.00

16.00

 

18.00–20.00: Anma etkinliği “Necdet ADALI”

Dün bugündür; ADALI aramızda…

Söyleşi, belgesel gösterimi, şiir, müzik

Düzenleyen: DEV – LİS

 

Film Gösterimi:

20.15

09.00–12.00: Nükleer Karşıtı Platform Ankara Bileşenleri Çalıştayı

 

12.00- 15.00: Panel

“12 Eylül Döneminde Nükleer Santraller ve Nükleer Kazalara Bakış”

AÇILIŞ KONUŞMASI:

Osman ÖZYURT (Tarım Orkam - Sen Ankara Şube Başkanı)

Ramazan PEKTAŞ, Kolaylaştırıcı

Konuşmacılar:

Prof. Dr. İnci GÖKMEN (ODTÜ Kimya Bölümü)

Şükran SONER (Cumhuriyet Gazetesi Yazarı)

Dr. Derman BOZTOK (Ankara Tabip Odası)

Düzenleyen: Nükleer Karşıtı Platform Ankara Bileşenleri

 

15.30- 17.30: Panel

“12 Eylül 82 Anayasası ve İnanç Özgürlüğü”

Moderatör: MURTAZA DEMİR,

Katılımcılar: Av. Mehdi BEKTAŞ, Gazeteci Miyase İLKNUR

Düzenleyen: Pir Sultan Abdal 2 Temmuz Kültür ve Eğitim Vakfı

 

Film Gösterimi:

18.00

20.00

13.00–14.30 İmza ve Söyleşi:  "Auschwitz’den Diyarbakır’a; 5’nolu Cezaevi”

İrfan BABAOĞLU

 

15.00–18.00: Panel : ADALET VE ÖZGÜRLÜK İSTİYORUZ , KCK Tutuklamaları

Sırrı Süreyya ÖNDER (BDP İstanbul Milletvekili), Kolaylaştırıcı

Katılımcılar:

Lami ÖZGEN (KESK Genel Başkanı),

Av. Sinan Coşkun (BDP PM Üyesi),

Hüseyin AYKOL (Gazeteci/yazar, Özgür Gündem Genel Yayın Yönetmeni),

Av. Halil İbrahim VARGÜN ( İHD Ankara Şube Başkanı)

Düzenleyen: Devrimci 78’liler Federasyonu

 

18.30- 20.30: Anma etkinliği :“Veysel GÜNEY”

Söyleşi

Düzenleyen: ÖDP Ankara İl Örgütü

24 Eylül - Pazartesi

25 Eylül - Salı

26 Eylül - Çarşamba

27 Eylül - Perşembe

28 Eylül - Cuma

 

 

Film Gösterimi:

14.00

16.30

18.30

15.00: 18.00: Panel : “12 Eylül ve Mülkiye”

(I.Oturum)

Konuşmacılar:

Prof. Dr. Korkut BORATAV,

Prof. Dr. Taner TİMUR,

Hasan Hüseyin ÖZKAN,

Handan KOÇ

 

18.00- 20.00: Panel “12 Eylül ve Mülkiye”

(II. Oturum)

Konuşmacılar:

Füsun ÇİÇEKOĞLU (Kolaylaştırıcı)

Prof. Dr. Cevat GERAY

Prof. Dr. Rona AYBAY

Düzenleyen: Mülkiyeliler Birliği

 

 

Film Gösterimi:

14.00

16.00

 

18.00–20.00: Ulucanlar Belgesel Gösterimi ve Söyleşi "Büyük Yüzleşme; Ulucanlar Cezaevi"

Konuşmacılar:

Ali HAKKAN (Mimarlar Odası Ankara Şube Başkanı)

Tezcan Karakuş CANDAN (Mimarlar Odası Ankara Şube Sekreteri)

Yusuf Kenan BEYSÜLEN (Belgesel Film Yönetmeni)

Düzenleyen: TMMOB Mimarlar Odası Ankara Şubesi

 

Film Gösterimi:

20.15

18.00–21.00: Kapanış Programı

SON SÖZ: Kapanış konuşması, Şiirler, Sinevizyon…

Kısa Oyun: “Ulrike Sesleniyor! “

Konser: Grup KİBELE

 

 

 

ONLARDAN BİZE…

RESİM SERGİLERİ:

KARİKATÜR SERGİLERİ:

FOTOĞRAF SERGİLERİ:

 

Deniz’in Parkası, Mahir’in Hırkası, İbrahim’in Teksir Makinesi

Ve…

 

 

“EYLÜL KARANLIKLARINDAN”

ñ       Alime MİTAP

 

BEN ANNEMİ İSTERİM 2”

ñ       Semra DANYELİ

 

İÇERİDEN DIŞARIYA MERHABA”

 

KARİKATÜRLERLE 12 EYLÜL”

ñ       Dr. Taner ÖZEK

 

DİYARBAKIR ZİNDANI İŞKENCE KARİKATÜRLERİ ”

ñ       Zülfikar TAK

ONURUMUZ

SESLER SÖZLER YÜZLER

Mamak Mektupları

Arkadaş Fotoğrafları

Asla Unutma Asla Bağışlama

Akhparik Hrant

Kayıplar Bize Sesleniyor

Usanmadan Uslanmadan

ñ       Mehmet ÖZER

ñ       İbrahim DEMİREL

ñ       Bora BALCI

ñ       Yasemin ÖZTÜRK

ñ       Adil OKAY

 

ORADA HAYAT VAR”

DİKMEN VADİSİ DİRENİŞ ÖYKÜSÜ

38 DERSİM KATLİAMINI UNUTMA

BİZ BU YENİÇAĞIN ÇOCUKLARI

TUTSAK ÖĞRENCİLERE ÖZGÜRLÜK

KAYIPLARIMIZI ARAMAYI SÜRDÜRÜYORUZ

ROBOSKİ KATLİAMI

FİLİSTİN’DE DÜŞENLER

 

Önceki bölümde Cumhuriyet Savcısı Mete Göktürk’ün idam gecesi yaşananları anlattığı notlarına yer vermiştik.

 

Savcının anlatımlarını o geceye ilişkin ‘tek namuslu tanıklık’ saydığımızı belirtmiştik. Tanımayanlar için öncelikle Mete Göktürk’ün ‘düzgün bir hukukçu’ olduğuna inandığımızı belirtmemiz gerekiyor. 1960’lı yıllarda hukuk fakültesi öğrencisiyken TİP (Türkiye İşçi Partisi) üyesi olduğu biliniyor. Sonraki yıllarda DGM Savcılığı yaparken ‘yargı bağımsız değildir’ dediği için yargılandığını da hatırlıyoruz. Sanatçı yanı da bulunan Savcı Göktürk’ün bir süre Birgün Gazetesi’nde karikatürlerinin yayınlandığını da notlarımız arasına ekleyelim. Veysel Güney’i arama sürecinde Savcı Göktürk’le yüz yüze görüştüğümüzü ve anlattıklarının samimiyetine inandığımızı da vurgulayalım.

Bu bilgilerden sonra Savcı Göktürk’ün idam gecesi için anlattığı bazı notlarına dikkat çekelim. Göktürk, Veysel ve Ali İhsan’ın yaşadığı eve yapılan operasyona ilişkin ‘Biraz aceleci ve tedbirsiz davranılması sonucu silahlı çatışma çıkmış, bu çatışmada bir militan ölmüş, bir teğmen şehit olmuştu.’ diyor. Dosyamızın ilk bölümlerinde de yazdık. Operasyon yapılan ev Devrimci Yol’un Gaziantep sorumlusu ‘Kamil’in evi’ olarak biliniyor. Ve ağır işkencelerden sonra evi polise veren Behzat ‘Kamil’in evinde eşi ve küçük bebeğiyle’ yaşadığını söylüyor. Dolayısıyla operasyon ekibi evde direnişle karşılanacağını düşünmüyor. ‘Aceleci ve tedbirsiz davranıyor’. Savcının anlatımlarıyla bizim öngörümüzün burada uyuştuğunu belirtmem gerekiyor.

Göktürk’ün bir başka bölümde ise  ‘Veysel Güney’in ölüm cezasına çarptırılmasına neden olan olayı en başından beri izlemiştim. Çatışmada ölen teğmen ve militanın ölü muayenelerinde bulunmuş, çatışmanın yaşandığı apartman havalandırma boşluğundan kaçmaya çalışırken yakalanan ve görevlilerce feci şekilde dövülerek ağır bir şekilde yaralanan Veysel Güney’in hastanede ilk ifadesini almış, olayın hazırlık soruşturmasını ben yapmıştım. Soruşturmanın bu aşamasında çatışmada Veysel Güney’in de silah kullandığına ilişkin bir kanıt elde edememiştik. Sonradan ne gibi gelişmeler oldu bilmiyordum. Ancak benim ilk tespitlerimle Sıkıyönetim Askeri Mahkemesi’nin kararında varılan sonuç örtüşmüyordu. O günlerde yaşanan ortamın olağan üstlüğü de göz önüne alındığında, yargılamanın tarafsız ve adil yapılmamış olabileceğine ilişkin kuşkular duyuyordum.’  diyor.

Açık bir şekilde Veysel’in silah kullandığına dair delil olmadığını, ağır şekilde dövüldüğünü, sıkıyönetim mahkemesinin kararıyla kendi bulguları arasında farklar olduğunu belirtiyor. Dosyamızın başından itibaren ortaya koymaya çalıştığımız hukuksuzlukların bir benzerini de Cumhuriyet Savcısı’nın söylediğini görüyoruz. 

Başka bir bölümde Savcı infaz beklenirken yaşananları anlatıyor. Midemiz bulanmadan okuyamadığımız bu bölüme ilişkin önce savcının söylediklerine bakıyoruz :

‘Yasa gereği infazda hazır bulunması gereken görevliler dışında, pek çok subay ve emniyet görevlisinin de infazı izlemek için meraklı ve neşeli bir bekleyiş içinde olduklarını gördüm. Çaylar, kahveler ard arda içiliyor, şakalar, espriler havada patlıyordu. ’Eşleriyle çocuklarının bu gösteriyi kaçıracaklarına üzülmüşlerdir mutlaka’ diye geçti içimden. Bir ara içkili olduğu belli olan emniyet müdürü sırıtarak "bu herif asılırken bize söverse ne yaparız ?" diye bir soru attı ortaya. Yanıt Sıkıyönetim Komutan Yardımcısı’ndan geldi aynı sırıtkanlıkla “ipten indirir, yeniden asarız sen kafanı yorma müdürüm”.'

Kim olursa olsun bir insanın ölümünü ‘neşeyle izleyenleri’ aşağılık bulduğumuzu belirtelim. Ve daha iğrenci Emniyet Müdürü ile Sıkıyönetim Komutan Yardımcısı arasında geçen konuşmanın içeriğidir. ‘Bu herif asılırken bize söverse ne yaparız’ diyen emniyet müdürüne ‘ipten indirir, yeniden asarız sen kafanı yorma’ diyen Sıkıyönetim Komutan Yardımcısı'nın ne anlatmak istediğini okurlarımız anladı mı bilemiyoruz. O dönem emniyet müdürlüklerinde ve cezaevlerinde süren işkenceler arasında taciz, tecavüz, cop… gibi ‘alçaklıklar’ bulunduğunu ve konuşanların bunu ifade ettiğini, savcının belki de daha fazla midesi kaldırmadığından bu bölümü açıkça yazamadığını düşünüyoruz. İdam edilecek bir insana böylesi bir alçaklıkla yaklaşan bu ‘insan müsveddelerini’ lanetliyoruz.

Savcı Göktürk’ün ‘Başsavcı (b.s.d.) arıyordu.’ diye söz ettiği Gaziantep Cumhuriyet Başsavcısı’nın Bekir Sami Daçe olduğunu, Daçe’nin Veysel’in infazından 4 ay sonra Danışma Meclisi üyeliğine seçildiğini, BTP ve DYP kurucusu olduğunu, daha sonra bu partiden Adana Milletvekili olduğunu, Devlet ve Adalet Bakanlığı görevlerinde bulunduğunu hatırlatalım. 

Veysel ailesiyle görüşürken kardeşi Ayhan’ın gözaltına alınışını, annesinin diğer oğlunun başına da kötü şeyler geleceğini düşünerek oğlu için çırpınışlarını, bir dakika görüşme izninde sarılmalarına bile izin verilmeyişini içimiz burkularak okuduk. Veysel’in idama giderken gösterdiği metaneti, Denizler’den aldığı mirasla gösterdiği direnişi, ‘başı dik, yüzünde bir gülümsemeyle’ idama nasıl gittiğini de okuduk satır aralarında... Ve Veysel’in verilmeyen veda mektubunu hangi koşullarda yazdığını gördük savcının anlatımlarında. Ki bu veda mektubu, daha önce de sözünü ettik, bize Veysel Güney’in yargılandığı dosyanın kapağını araladı. 

Savcı Göktürk’ün anlatımlarına ilerde Veysel’in veda mektubunu ve cenazesini arama sürecinde tekrar değineceğiz.  Yaşamın dayattığı bir zorunlulukla Veysel’in idamına tanıklık etmiş Savcı Mete Göktürk’ün orada bulunması ne kadar ‘şansızlıksa’, tanıklıklarını paylaşmasını ‘tarihe not düşmek’ anlamında bir ‘şans’ olarak gördüğümüzü belirterek bitiriyoruz bu bölümü..  

Ethem Dinçer



Anket
SEÇİM SONRASI SİYASİ KRİZİN SORUMLUSU KİM

Halen Yürürlükte olan 12 Eylül Yasaları (237)
12 Eylül Yasaları ile geçmişte bu ülkeyi yönetenler (31)
Dokuz Yıldır tek başına İktidarda olmasına rağmen 12 Eylül Yasalarıyla yönetmenin kolaycılığına kaçan Ak Parti (145)
Hepsi (494)


Site İçi Arama


Çok Okunanlar






Ertuğrul  ÜNLÜTÜRK

• Ekrana bakarken

Fidel CASTRO RUZ

Kinizmin ölüm dansı

Rahmi YILDIRIM

DÜNDEN BUGÜNE ASKERİ DARBELER (4)

Tayfun  ŞEN

Siyasal liberalizmin ışıklı cümleleri…

İlyas DANYELİ

27 MAYIS DARBESİ ÜZERİNE

DUYURULAR/BASIN AÇIKLAMALARI 

Madımak Yanmaya devam ediyor hala...

José Martí Küba Dostluk Derneği 

Küba´da Kadın Olmak

Erdal  BOYOĞLU

TAKSİM GEZİ PARKI EYLEMLERİ VE SONUÇLARI

Filiz YALÇIN

PAHA

İbrahim  ERDOĞAN

Hedef 12 Eylül’le yüzleşmek mi ? Oy avcılığı mı?

Lokman ÖĞÜLMÜŞ

ALIŞACAKSINIZ…

Kamber ATEŞ

Kamber Ateş: Referandumda sandığa niye gideyim?

Yeter ÖZDEMİR ŞAHİN

HRANT´A AĞIT

Hüseyin ESENTÜRK

DİKTATÖR KOBRA’NIN HİPNOZU…

Orhan  İYİLER

HALKIMIZA SİZİN İÇİN SUÇ DUYURUSUNDA BULUNUYORUM

Ali BİLGE 

Başkanlık Sistemi ve Kürt Sorunu

Meral  BEKAR

ERDAL, ERDAL, ERDAL

Sibel ÖZBUDUN

BUGÜN ADNAN YÜCEL KONUŞACAĞIZ…[1]

Temel Demirer

“ZAMANIN RUH(SUZLUĞ)U”NA KARŞI İBRAHİM KAYPAKAYA[*]

Atilla  ALTAYLI

8 Mart Emekçi Kadınlar!

Nejat  KANGAL

Biz ‘uyurken’ çocuklar büyümüş

gülsen feroğlu

Ey beyaz Türk; doğrularınla yaşamamı istediğin hayat, benimdi

Sarih BASİT

MAHKEME VAR, ERGENEKON VAR , SOL YOK

Nevzat BERBER

GENEL SEÇİM ÜZERİNE

Ethem DİNÇER

Mersin´in dört günü... YSK Mersin´i sokağa döktü


©  2004 - 2020 ?78'liler.com
Bu sitedeki bilgiler paylaşmak amaçlıdır, izin alınmadan kullanılabilinir... 

Lovegra Prix Lovegra Effet Meizitang Soft Gel Reviews Meizitang Soft Gel Capsules Lida Daidaihua France Lida Daidaihua Ebay Super Kamagra Prix Super Kamagra France Priligy Generique Dapoxetine Viagra Original Pas Cher Viagra Original Levitra Original Pas Cher Levitra Original 20 Mg Kamagra Oral Jelly Pas Cher Kamagra Oral Jelly Acheter Kamagra Prix Kamagra Pas Cher Cialis Original En Ligne Cialis Original En France Lovegra Experiences Lovegra Meizitang Soft Gel Reviews